Parkede Fener
Futbol => Lefter Küçükandonyadis Fenerbahçe Futbol Forumu => Konuyu başlatan: Hakan Yaman - 21 Temmuz 2026, 07:43:10
-
Sonu şampiyonluk olsun, inşallah. 💛💙
-
YAPI dağıtılmadığı sürece zor ama amin!
-
hesaplarıma göre trabzon’da şampiyonluğu ilan edip kupayı diyarbakır’da kaldırıyoruz.
-
Senin rotasyonunu sikeyim. Gotune sok rotasyonunu.
-
Git şimdi oyuncu degistir. Ne kadar mal varsa doldur sahaya şimdi oyuncu değiştir.
-
Puhahahahah reziller. Dünyanın en rezil camiası
-
Maç öncesi o kadar belliydi ki sen maçı al sonra rotasyon yap irfan can oğuz ikilisi ne alaka özellikle irfan yürüdü maç boyu ilk maçtan delirtti ismail kartal tercihleriyle bıraksın bu eski oyuncuları sevdasını imkanı olsa szymanski ile osayiyi getirir aziz yıldırım’ın ismail kartalı uyarması lazım bu konuda 1 ay önce belirtmiştim bayılıyor geçmişle yaşamaya
-
şu kulübün taraftarının gönder dediği futbolcuyu göndermeyeceksin getir dediği hocayı da getirmeyeceksin
-
lyon fark atar.Takım zayıf
-
iyi bi takım güçlü bi oyun istiyosan orta sahada referans oyuncun guendouzi olmamalı. her şeyden biraz var ama hiçbiri elit olmayan 8 numaralar tavanı düşürüyor. 8 oynayacak teknik yok 6 oynatıyosun oyun kurma yok. net adam lazım net.
-
Böyle beyinsizler varken biz niye sampiyon olamıyoruz sorusuna dışarıda cevap aramanın anlami yok. Yillardir sampiyon olamayan takim ligin ilk haftasinda deplasmana cikiyor ve sahaya cikan takima bak. Yemin ediyorum defalarca baktım ilk 11'e birisi şaka mı yapıyor diye. Basladi yine çilemiz. İstersen psg takimini getir koy sahaya, rotasyon yapan bir deha varken farketmez. Irfani, mulduru, oguzu oynatiyor herif. Ruh hastası olduk iyice. Aziz yildirim yerinde olsam dunya tarihine gecer ilk haftadan kovarım bunu.
-
Takımın bel bağladığı benim de en sevdiğim oyuncu asensio yazın sonuna geldik toparlanmalı artık tamam antremanlara geç başladın sakatlıktan dolayı ama hiç hazır değil greenwood’da aynı şekilde lyon’un bizden hazır olduğu aşikar nasıl toparlayacağız bakalım
2 penaltımızda kaynadı arada ismail kartala sinirden unuttuk arada
https://x.com/ajansfenercom/status/2088721781594919170?s=46&t=wL4q1aadPsTIXupaWWoi5w
https://x.com/ajansfenercom/status/2088728985739952390?s=46&t=wL4q1aadPsTIXupaWWoi5w
-
İlk haftadan rotasyon neyin kafası?
-
Klasik Fenerbahçe halleri. Kızamıyorum bile.
-
Lakaytlığın sonucunu gördük.
Şayet İsmail hocanın aklından zoru yoksa maça İrfan Can ve Oğuz'la başlamasının nedenini ben 3 gün sonra oynanacak Lyon maçında bazı futbolcuları riske atmamak için olduğunu düşünüyorum. Belki eskiden iyi oynadığı maçlar olmuştur ama şu anki İrfan Can nedir Allah aşkına? Bu İrfan Can'dan medet bekleyip oynatan bir teknik direktörün şampiyon olma şansı yok.
Ake'nin Guendouzi verdiği ve Guendouzi'nin kaptırdığı o pozisyon sonun başlangıcı oldu. Yani öyle bir pas vermenin ne gereği vardı. Hadi pası verdi, Guendouzi ne diye topu hemen çıkarmıyor? Bunlar tamamen lakaytlığın göstergesi.
Lig uzun bir maraton ve elbette sürpriz yenilgiler olacak ama Galatasaray'ın beraberliği zor kurtardığı bir lige böyle de başlamamalıydık.
Nereden baksan can sıkıcı, heves kırıcı bir başlangıç oldu. Ve korkum bu maç başta 3 gün sonra oynayacağımız Lyon maçı olmak üzere sonraki lig maçlarına da etki edecek.
-
Lakaytlığın sonucunu gördük.
Şayet İsmail hocanın aklından zoru yoksa maça İrfan Can ve Oğuz'la başlamasının nedenini ben 3 gün sonra oynanacak Lyon maçında bazı futbolcuları riske atmamak için olduğunu düşünüyorum. Belki eskiden iyi oynadığı maçlar olmuştur ama şu anki İrfan Can nedir Allah aşkına? Bu İrfan Can'dan medet bekleyip oynatan bir teknik direktörün şampiyon olma şansı yok.
Ake'nin Guendouzi verdiği ve Guendouzi'nin kaptırdığı o pozisyon sonun başlangıcı oldu. Yani öyle bir pas vermenin ne gereği vardı. Hadi pası verdi, Guendouzi ne diye topu hemen çıkarmıyor? Bunlar tamamen lakaytlığın göstergesi.
Lig uzun bir maraton ve elbette sürpriz yenilgiler olacak ama Galatasaray'ın beraberliği zor kurtardığı bir lige böyle de başlamamalıydık.
Nereden baksan can sıkıcı, heves kırıcı bir başlangıç oldu. Ve korkum bu maç başta 3 gün sonra oynayacağımız Lyon maçı olmak üzere sonraki lig maçlarına da etki edecek.
İrfan Can'ın yeri ikinci lig. Kasımpaşa'da bile yeterli değildi. Çok erken ama İsmail Kartal büyük hayal kırıklığı olmaz umarım.
-
4.hafta lige havluyu attık
-
Yanlış planlama yanlış değişiklikler ligin başından beri semedo tarafından gol yiyoruz tesadüf herhalde
-
Serdar Ali Çelikler:
Fenerbahçeliler edit yapsınlar. Aziz Yıldırım'ın Range Rover'dan indiği, Kurtlar Vadisi, puro dumanlarının olduğu, "baba evlatlarını üşüyor"... Edit'leri yapmaya devam etsinler.
Kaçıranlar, hatırlamayanlar ve yeni başlayanlar için Aziz Yıldırım sezonuna hoş geldiniz.
İlk kez haklı
-
Takımda 10 numara yok, Asensio iyileşecek de form tutacak da katkı verecek, ohhoo.
Takımın sol açığı sıradan, ciddi maçlarda sıfır katkı.
Takımın sağ ve sol beki Alanyaspor seviyesinde.
Daha önce de yazmıştım, Vlahovic 3 ay boştaydı ama düşünmedik bile.
Sonuç olarak bu takımdan uzun vadede hiçbir şey olmaz. Bu sene de benim için futbol kapanmıştır.
Sene sonu Ali Koç geri gelir, gs'liler de dalga geçmeye devam eder.
-
Aziz yıldırım orjinal haline dönmüş beni konuşturmayın diyor 30 sene oldu konuşamadı
-
Tarafftr önce kendine çeki düzen verecek geçelim bunu.Gencecik bir oyuncu indiriyorsun Şheriffi demediklerini bırakmayanda bu taraftar geçelim.Yönetimler kendi doğrulrınıypack taraftarları dinlemeyecek.Beşiktşlılrd memnun değil transferlerden köpürdüyordu skor göre.Geçelim.
İlk def yenmiyorlar bizi yıllardır biz inönüde onlar burd etkili oynar.Tarftrlarınd baskısı bunda çok etken onlar kfaca Kadıköyde biz komşuBeşikraşta kafaca dha rhat çıkarız maçlar.a.Sezon bitti ama ekllded iyi oyunculrd var ilk 3de bitiriz.
-
Neredeyse 10 yıldır diyorum bu takıma ust duzey bir forvet alin. 100 milyon butce varsa gerekirse tamamini forvete gömün. Osimheni gectim besiktas bile bizden çok daha iyi forvetler getiriyor. Vedat ve futbolu birakmis lukaku ile sezona başlıyorlar. Rezillik resmen.
Kerem varken sol açığa gerek yok demek de ayrı bir dalalet. Kerem bu işte abi ne uzar ne kısalır. Gunumuz futbolunda koşuyor pres yapiyor diye adam tutulmaz takimda. Adamda yetenek 0. Leao olmadi kerem ile devam edelim. Soyleyecek soz bulamiyorum. Aklimi kaciricam. İrfan can'i ise bir derbide 11 başlatmak tarihi bir ihanet bence. Durduk yere irfan can cikti yumurtadan.
Takimda 2 bek, forvet, sol açık ve neredeyse ilk 11'in tamaminin yedegi yok. Böyle kadro planlamasi mi olur.
Evinde besiktas ile oynuyorsun one geçip maci kaybediyorsun. Ilk 4 hafta 2 maglubiyet. Biz disarda hakemlerde falan aramayalım gerekçeleri. İçimizdeki köhne, geri kafalı, cahil zihniyetten kurtulamıyoruz. Jose gelmis, ismail gelmis, ali gelmis, aziz gelmis farketmiyor. MAA gelsin , iddia ediyorum yine aynısı olur. Bir bok olmaz bu camiadan..
-
Erken felan demeyin. Ben şimdiden üzerime düşeni yapıyorum çok geç olmadan. Bazı şeyleri söylemek için vakit kaybetmenin de lüzumu yok. Zaten Roma maçından sonra söylenmeye başlar ben şimdiden söylüyorum. Grenwood ile gözümüzü boyadı aslında onu da taraftar zorla aldırdı kadronplanlaması fecaat. Sidikiyi gönderip bitmiş Lukaku'yu getirdi. 35'lik adamlar en önemli mevki forvet rotasyonunu oluşturdu. Elimizde kalburüstü oyuncuları bonservissiz gönderdi. Talisca ile tüyü dikti. Asensionun yedeği İrfancan başka açıklaması var mı? Beşiktaş maçındaki skordan ziyade rezalet tablo bizleri üzen aslında çünkü hiçbir şey vadetmedik geleceğe yönelik. Söylenecek çok şey var aslında da sözün özü;
YÖNETİM İSTİFA.
-
Sidikiyi taraftar yolladı.Çoçuk gelirken linç yedi
-
Bu takım futbolun en basit kuralı olan toplu defans toplu hücum felsefesini uygulayamıyor. Takım boyu çok uzun, yerleşim, baskı yetersiz. Oyun disiplini pamuk ipliğine bağlı.
Kadıköy'deki son iki maçta (Konya ve Bjk) 10 un üzerinde net gol pozisyonu verildi.
Yenmek yenilmek var ama oynanan futbol çok büyük hayal kırıklığı. Nasıl düzeltirler bilmiyorum ama düzeltmek zorundalar.
-
Bu takım futbolun en basit kuralı olan toplu defans toplu hücum felsefesini uygulayamıyor. Takım boyu çok uzun, yerleşim, baskı yetersiz. Oyun disiplini pamuk ipliğine bağlı.
Kadıköy'deki son iki maçta (Konya ve Bjk) 10 un üzerinde net gol pozisyonu verildi.
Yenmek yenilmek var ama oynanan futbol çok büyük hayal kırıklığı. Nasıl düzeltirler bilmiyorum ama düzeltmek zorundalar.
O kadar top yapabilen adam var, bir baski kiramiyoruz.... 10 topun 6 si kaleciden uzun top, o da duvara vurup geri donuyor (bu hocaya yazar)
BJK macinda Samedo en az 8-9 kere 3 e bir kaldi, ortasaha dan oraya bir destek getirmeyi akil edemedi hoca. Solda hucuma destek icin iki ortasahayi oaraya verecegine, Kante yi saga verse buyuk ihtimalle 2. golu yemezdik...(bu da hocaya yazar)
Uzulerek soyluyorum; hoca ile kadro uyumlu degil. Ya hocanin kadroya uygun oyunu bulmasi lazim, yada degismesi lazim. BJK bizi resmen hoca farkiyla yendi.
-
Buraya yazalım bari genel başlık yok ismail kartal başta gelmemeliydi bana göre çünkü aziz yıldırım seçim dönemi siz onu hoca mı sanıyorsunuz gibi açıklamalar yapmıştı devamında fred talisca kalacak dedi gitti lyon maçı sonrası herkes bana sallıyor dedi deşifre edecem tek tek dedi destek bulamadı son olarak beşiktaş maçı sonrası mert müldür ve oyun isyanı olunca görevi bıraktı bana göre. Aziz yıldırım iyi kadro diyor ya buyursun yönetsin getireceği adamlar volkan-emre-kuyt-montella dışına çıkmaz bence
-
Aziz yıldırım kabul etmiyorum diyor fatih tekke gibi öbür hafta ya istifa edersin ya da kovulursun ismail kartal dönme sakın
Volkan Demirel: "Bize teklif gelmez. Ne zaman derlerse göreve hazırız.." (@DesideroSports)
Geçen sene gençleri 2 kere küme düşürdün ne utanmaz adamsın ya
-
Defalarca yazdım, yine yazacağım çünkü korktuğum yere doğru gidiyoruz.
Benim doğrularıma göre hiçbir futbolcu taraftarınca sportif nedenler gerekçe göstererek hiçbir koşulda yuhalanmamalıdır. Kutsal saydığımız şeylere bir yanlışı olur, armaya formaya kulübe ihanet eder vs. ancak bunlar için tepki gösterilebilir. Hatta bir tık ileri götürüyorum oyuna girecek, serbest vuruş kullanacak, penaltı kullanacak veya oyundan çıkacak futbolcuya karar vermek üzere tribünden gelen tepkileri de yanlış buluyorum. Çoğunluk anlamamakta ısrar ediyor ama bunun 3. dünya ülkeleri haricinde örneği yok. Bunlar yapıldığı sürece istediğiniz oyuncu gelsin, hoca gelsin ve hatta yönetim gelsin dünyanın sayılı şanslıları arasında değilse bu camianın aşağı giden ivmesini değiştiremeyecektir. Bizim camiamızda yaşanan stres ortamının sadece onda birini yaşayan avrupa büyüklerinin dahi kolay kolay aşağıya giden ivmeyi terse çeviremediklerini görüyoruz.
Ben eleştirilmesinler veya eleştirilmeyi hak etmiyorlar demiyorum. Sadece her şeyin beri yeri ve usulü var. Bu yaşanlar eleştiri falan değil bu elindekileri ama bilerek ama bilmeyerek yok etmeye çalışmaktan başka bir şey değildir.
Katma değerli, yeteneğe ve yaratıcılığa dayanan bir işte siz mobbing yaparak bir verim alamazsınız. Sportif başarıyı geçtim şu yapılanların neden olduğu durum ekonomik açıdan da sürdürülebilir değil. Kalburüstü bir oyuncu şuraya iyi bir futbol ortamı var diyerek gelir mi gelse gelse sadece para için tercih eder. Yüksek bedellerle gelen futbolcunun kötü performansla düşen değerini tepkilerle tümden sıfırlayınca al sana double zarar.
Şuradaki bilinç ve farkındalık seviyesinin ortalamanın üstündende olduğunu düşündüğüm azınlığı dahi ikna edemediğim için çoğunluğu, halihazırda çalıştığı işyerinde gördüğü mobbingi normal kabul etmiş veya katma değer üretmeyen kendine ait işyerinde altında çalışanlarına mobbingi verimlik kabul etmiş farkındalık ve bilinç seviyesi düşük çoğunluğun değişmesine dair hiçbir umudum kalmıyor.
Sadece biz değil Türkiye'deki kalabalık taraftara sahip bütün kulüplerin rakiplerine göre daha kırılgan oluşu benzer nedenlere dayanıyor. Şans eseri veya saha dışı aksiyonlarla sert bir değişimle kazanan tarafa geçmek dışında bu ivmenin terse dönmesi konusunda pek umudum kalmıyor.
Ülkede 1 kazanan dışında kalabalık ve tutkulu taraftar topluluğuna sahip bütün camiaların kırılganlığını, istikrarlı başarı elde edememesini aynı nedenlere dayandırabilirim. Trabzonspor, Ankaragücü, Bursaspor, Karşıyaka, Sakaryaspor, Kocaelispor, Eskişehirspor, Ads say say bitmez.
Negatif arkadaşlar hadi her şeyde haklısınız diyelim de başarının olmazsa olmazı psikoloji ve motivasyonun yerini ve önemini ne zaman kabulleneceksiniz çok merak ediyorum. Kendi kendimizi kısır döngüye sokmakta üstümüze yok. Bu kadar ağır baskı ortamında potansiyelin yarısına ulaşmak bile bence çok zor. Bu sağlıksız baskı ortamının sebep olduğu başarısızlık kısır döngüsüne Avrupa'da basketbolda ve futbolda birçok örnek gösterebilirim. Ama o örneklerde dahi bu tarz bir puan tablosunda kendi oyuncusunun ıslıklamanın bir örneği yoktur. Hatta statta en ufak hatada uğultu kopmuyordur. Böyle bir sağlıksız çalışma ortamında işi çay götürüp getirmekten ibaret olan çaycı çayını götüremez şoför kullanması gereken aracı kullanamaz. O yüzden önce bestelerimizde dilimizden düşmeyen koşulsuz desteği, sevgiyi sunalım sonra başkasında noksanlık ararız.
Yıllardır aynı filmi sadece farklı aktörlerle izliyoruz; hocalar geliyor gidiyor, milyon euroluk futbolcular değişiyor, yönetimler yerini bir başkasına bırakıyor... Ama o zehirli linç kültürü ve içine hapsolduğumuz bu kısır döngü bir türlü değişmiyor. Sorunun değişen isimlerde değil, camianın kemikleşmiş reflekslerinde olduğunu artık idrak etmek zorundayız. Bizler kendi ellerimizle yarattığımız bu kaostan vazgeçmedikçe, hiçbir taktik deha veya yıldız oyuncu bu kulübü o beklenen aydınlığa çıkaramaz.
Bu cendereden çıkmanın tek bir yolu var: Örgütlü bir şekilde öfkeyi ve karamsarlığı değil, coşkuyu camiaya hakim kılmak. Sahadaki insanları anlık performanslara, tek bir hatalı pasa ya da formsuz geçirilen birkaç haftaya göre yargılama hastalığından kurtulmamız gerekiyor. Desteklemek, sadece tabela bizim lehimizeyken alkışlamak değildir; asıl destek, takımın en çok tökezlediği anlarda omuz verebilmektir. Eğer taraftar olarak, o "örgütlü coşkuyu" bir kültüre dönüştürebilirsek, yavaş yavaş bu karanlık tünelden çıkacağımıza inancım tam.
Diğer türlüsü felakettir. Her puan kaybında birilerini darağacına göndererek, kendi evlatlarımızı veya devasa yatırımlarımızı bir çırpıda ıslıklayarak sadece daha derin bir bataklığa saplanıp kalacağız. Sürekli kendi kendini yiyip bitiren, enerjisini dışarıdaki rakiplere değil içerideki hedeflere harcayan bir yapıdan başarı çıkması eşyanın tabiatına aykırıdır.
Benim derdim ne şahıslar ne de geçmişin bitmek bilmeyen hesaplaşmaları. Ben ne Aziz Yıldırım'ın, ne İsmail Kartal'ın, ne de bir başka ismin kişisel destekçisiyim veya muhafızıyım. Benim tek bir pusulam var; o da Fenerbahçe armasına olan aidiyetim ve futbola, bu güzel oyuna duyduğum saf sevgi. Artık isimleri, kamplaşmaları ve anlık krizleri bir kenara bırakıp; armanın etrafında birleşmeye, oyunun kendisinden keyif almaya ve bu büyük kulübe yakışır o eski, yıkılmaz coşkuyu yeniden inşa etmeye odaklanmalıyız.
Transfer dönemi boyunca yapılan eleştirileri, yönetime baskı kurma çabalarını veya eksik bölgeler için koparılan fırtınaları sonuna kadar anlayabiliyorum. Çünkü o dönem, kulübün geleceğine etki etme ve bir reaksiyon yaratma ihtimaliniz öyle ya da böyle bir nebze mümkün...
Ancak transfer penceresi kapanıp da kulvarlardaki zorlu maraton başladığı an, bambaşka bir gerçeklikle yüzleşmek zorundayız. Sahaya çıkacak kadro belli, imzalar atılmış ve sistem kurulmuş durumda. Şu saatten sonra bitmek bilmeyen bir şikayet döngüsüne girmek, takıma sihirli bir dokunuş yapmayacak ya da gökten yeni bir yıldız transferi indirmeyecek.
Belirlenen ilk 11 için takımın başındaki hocaya güvenmekten başka mantıklı bir çaremiz yok. Bizler sadece haftada bir gün 90 dakikalık vitrini izliyoruz; ancak o oyuncuların hafta boyu antrenman performansını, fiziksel GPS verilerini, yorgunluk seviyelerini ve mental durumlarını gören kişi teknik direktör...
Çok taze bir Asensio örneği... Belli ki adam fiziksel veya mental olarak hazır değildi. Ya vücudu o maç yoğunluğunu kaldıracak seviyede değildi ya da çalışma etiği henüz takımın temposuna ayak uyduramıyordu. Nedeni her ne olursa olsun, hoca bu eksikliği antrenmanda gördüğü için onu koruyor, takıma monte etmek için doğru zamanı bekliyordu. Yaratılan bu suni baskı ve "oynatmak zorundasın" dayatmasıyla oyuncu sahaya sürüldü. Hem beklenen o sihirli katkıyı veremedi hem de hazır olmayan vücudu reaksiyon verip sakatlandı. Şimdi en az 1 ay daha sahalardan uzak kalacak ve fiziksel olarak çok daha geriye gitti.
İşin en tehlikeli ve uzun vadede kulübe en çok zarar veren boyutu ise takımın içine verdiğimiz o zehirli mesajdır. Sırf ismi büyük diye, sırf tribünler ve sosyal medya baskı yapıyor diye hazır olmayan bir oyuncuyu zorla sahaya atarsanız, o formayı hak etmek için hafta boyu Samandıra'da canını dişine takan diğer çocukların motivasyonunu nasıl sağlayacaksınız? "Sen ne kadar iyi çalışırsan çalış, antrenmanda ne kadar hazır olursan ol, bu kulüpte formayı hak eden değil, ismi bilinen veya taraftarın dayattığı kişi giyer" mesajını verdiğiniz an, o soyunma odasındaki adalet duygusunu kökünden dinamitlemiş olursunuz.
Gerçek bir takım hüviyeti kazanmak, ancak "bu kulüpte ter döken ve hazır olan formayı kapar" kültürünü yerleştirmekle mümkündür. Bu kültür fantezi ligdeki gibi kadro oluşturarak inşa edilmiyor. Ama basketbol şubeden de bunu çok iyi biliyoruz ki bu kültürle bir şeyler kazanabiliyorsun. Devasa kontratlara değil...
Ayrıca bugün Kerem'i yollarsın, yarın yerine bir başkası gelir; ama bu zehirli atmosferde yeni gelenin de kaderi asla değişmez. "Taraftarlık" adı altında sergilenen bu tüketim çılgınlığıyla, ancak kulübün milyonluk yatırımlarını birer birer çöpe çevirirsiniz. Unutmayın ki bu kulübün kasası dipsiz bir kuyu da değil; eldeki her değeri bu şekilde harcamaya devam edersek, günün sonunda elimizde sadece izleyeceğimiz bir iflas tablosu kalır.
Şu an sürdürülen bu aralıksız homurdanma ve linç kültürü; kulübü bir adım bile ileri taşımayan, tamamen bir "sinir stres mastürbasyonundan" ibaret... İnsanların kendi içlerindeki negatif enerjiyi ve günlük hayatlarındaki öfkeyi kulübün üzerine kusarak rahatlama çabasından başka hiçbir amaca hizmet etmiyor. Bu saatten sonra kestiğiniz hiçbir fatura takımı iyileştirmez, aksine elinizdeki mevcut oyuncuların da zihinsel olarak çökmesine ve yatırımın çöp olmasına neden oluyor
Birinden verim bekliyorsak, önce ona performansını sergileyebileceği sağlıklı bir çalışma ortamı sunmak zorundayız. Fenerbahçe gibi bir dev, global standartlarda kurumsal bir yapı olarak değil de bağırıp çağırarak iş yürütülen bir "kara düzen" işletmesi gibi yönetilsin. Dünyanın en büyük şirketleri çalışan psikolojisi ve mutluluğu üzerine milyonlar harcarken bir bildikleri yok mu? Sürekli linç, baskı ve kaos kültürüyle kalıcı başarıya ulaşmış tek bir organizasyon gösterebilir misiniz?
Aklın emrettiği tek bir yol var: Değiştiremeyeceğin gerçeği kabullenmek ve mevcuda razı olmak. Sürekli "ne olabilirdi" hayaliyle ve bitmeyen bir kaos arzusuyla kavga etmek yerine, oyunun asıl doğasına dönmek zorundayız. Yapılması gereken tek şey arkanıza yaslanmak, o armanın sahadaki mücadelesini desteklemek ve 90 dakikadan keyif almaya çalışmak...
-
Asım kardeşim o kadar güzel yazmışsın ki, durumu o kadar güzel tespit etmişsin ki yürekten tebrik ediyorum seni.
Maalesef oturduğu yerden oyuncu alan, satan, teknik direktörü kovan yenisini ısmarlayan, dediğin gibi en ufak hatada linçleyen, kendi sığ dünyasından olayları yorumlayan, anlık yaşayan, geniş açıdan bakmaktan bihaber bir taraftar topluluğuyla sonuç almak çok zor.
-
Eylül'de havlu attık. Talisca'yı Acun aldı diye gönderdiler, ondan beridir galibiyetleri yok.
-
Greenwood hariç önde iş yapacak adam yok orta saha desen hücumda 0 resmen üç tane 6 numara ile çıkmış maça.
Geounduzi lyon maçı sonrası aldığın cezaya kimse ses etmedi ama ilk yarı o golü atacaksın
Bartuğ ismail değişikliğini de anlamadım bari leventi alsaydın orta açardı
-
Son kez gidiyorum dedi yine geldi, yarın öbür gün kovulur yakındır. Hiç bu kadar erken kopmamıştık ligden.
-
guendouzi bu takımın en büyüm ayak bağlarından biri
-
Bu yönetimin aklı çalışsa lukakuyu alacağına cheriff ile devam edip kontenjana 8 alır ya da talisca ile devam ederdi bu kadar vasıfsız bunlar 10+3 ile lige girdik transfer bitince 50 milyon istiyorlar nasıl alalım diyorlar can uzun’a son hafta gidersen 50 değil 100 de ister adam
-
Yönetimin gitmesi kesinleşti zaten. Aziz daha transferde yapmaz.
Zaten yapmasında. Hakan Safi ya da Aydınlar'a koltuğu devretsin ve bir daha gelmemek üzere Fenerbahçe'den elini çeksin.
Aziz başkan ile ancak bu kadar. 13 yaşındaki ergenlerde Aziz'in ne olduğunu görmüş oldu.
-
Yönetimin gitmesi kesinleşti zaten. Aziz daha transferde yapmaz.
Zaten yapmasında. Hakan Safi ya da Aydınlar'a koltuğu devretsin ve bir daha gelmemek üzere Fenerbahçe'den elini çeksin.
Aziz başkan ile ancak bu kadar. 13 yaşındaki ergenlerde Aziz'in ne olduğunu görmüş oldu.
Bugün seçim olsa aziz yıldırım 10k oy alır en az nasıl kesinleşti 😅 stadı yapacam benim boynumun borcu der
-
Taraftarsorumludur genç oyuncu nerde diyeceğine taraftar gelir gelmez Cheriff Nene gibi adamları yuhlamayacak.Artı genç oyuncu geldi mi sabır edeceğiz hemen elden çıkarmayacağız.Bundan sonraki olası yönetimler asla dinlememeli taraftarları.Populizmden kaçmalı.Şimdi neden bu takım yaşlı deme hakkı yok taraftarın kusura bakmayın.
-
Tadic, Dzeko, pirme İrfan, iki kişilik koşan Syzımanski, prime Fred, prime Ferdi gibi herşeyi yapabilen bir oyuncu grubuna karşılık iki al-ver bile yapamayan şu anki kadroyu kıyaslayınca İsmail Hoca'nın lastiğin neden patlak olduğu ortaya çıkıyor. Daha mücadeleye bile giremeden havlu attık lige. CL'de de birşey olacağını sanmıyorum artık zira bu iş biraz da pskiolojiktir.
Ben basketboldan devam, size kolay gelsin.
-
İsmail Kartal'ın Fenerbahçe gibi bir kulüpte teknik direktörlük yapacak kapasitesi yok. Teknik-Taktik bir kenara mental olarak böyle bir camiada başarılı olabilmesi mümkün değil. Geçen haftaki istifası, geri dönüşü, Gaziantep maçındaki çaresiz görüntüsü ve oyuncu değişiklikleri zaten her şeyi özetliyor. Teknik direktörün bir karakteri, duruşu ve liderlik vasfı olması lazım. Oysa İsmail Kartal, duygusal ve kırılgan bir yapıya sahip. Üstüne üstlük kulüp başkanı da Aziz Yıldırım gibi birisiyse ya İsmail Kartal kafayı yer ya da Aziz Yıldırım onun başını yer.
-
İsmail Kartal'ın Fenerbahçe gibi bir kulüpte teknik direktörlük yapacak kapasitesi yok. Teknik-Taktik bir kenara mental olarak böyle bir camiada başarılı olabilmesi mümkün değil. Geçen haftaki istifası, geri dönüşü, Gaziantep maçındaki çaresiz görüntüsü ve oyuncu değişiklikleri zaten her şeyi özetliyor. Teknik direktörün bir karakteri, duruşu ve liderlik vasfı olması lazım. Oysa İsmail Kartal, duygusal ve kırılgan bir yapıya sahip. Üstüne üstlük kulüp başkanı da Aziz Yıldırım gibi birisiyse ya İsmail Kartal kafayı yer ya da Aziz Yıldırım onun başını yer.
Bence kim gelirse gelsin .... sistem bozuk ken bir bok olmaz...
Hoca geliyor ona uygun kadro olmuyor..... kadro oluyor ona uygun hoca olmuyor.. 3-5-2 oynatacak defans oyunculari geliyor, 4-4-2 oynatilmaya calisiliyor... vs vs vs ....
Birde fenerbahce de hic kimsenin doknulmazligi yok ... GS-BJK-TS kime laf edilse linc ediliyor laf eden... (hakli da olsa haksiz da olsa) ..
Bu kulaklar Icardi nin ornek aile yasami guzellemelerini duydu aylarca...
Sorun nasil cozulur bilmiyorum ama o kadar mental gucu olan birileri oldugunu da sanmiyorum... ne hoca ne yonetim ne oyuncu ... isin boku cikti.
-
Eylül'de havlu atmışız, hala Asensio bekliyoruz hazır olacak da oynayacak. Ligin sondan bir önceki haftasında Konya maçında oynamıştı, tatile sakat gitmedi. Sezon Haziran sonu açıldı 3 ay oldu hala Asensio bekliyoruz. Şampiyonlar ligine katılmamızda katkısı yok. Lig de bitti. Devre arası piyasası da varken elden çıkarmak lazım. Lukaku, Semedo, Skrinar da peşine paket. Götünü kaldıramayan, ağır, sakatlığa yatkın kim varsa postalayacaksın. Yol yakınken Avrupa'da puan ve prestij kasıp ligde Alaattin, Çağrı, Serhan Kök, Adnan Efe gibi gençlere daja çok şans verilmeli. Sarıyer'e kiralık verilen Yağız Fikri de ciddi potansiyelli o bile devre arası çağrılıp oynatılabilir. Mümkünse hazır Müldür sakatlanmışken Mimovic'i de denemek lazım. Devre arası Arda Okan'ı da mutlaka almamız lazım.
Bana artık ağır, beli dönmeyen, jogging yapan adamlar izlemekten gına geldi.
-
Eylül'de havlu atmışız, hala Asensio bekliyoruz hazır olacak da oynayacak. Ligin sondan bir önceki haftasında Konya maçında oynamıştı, tatile sakat gitmedi. Sezon Haziran sonu açıldı 3 ay oldu hala Asensio bekliyoruz. Şampiyonlar ligine katılmamızda katkısı yok. Lig de bitti. Devre arası piyasası da varken elden çıkarmak lazım. Lukaku, Semedo, Skrinar da peşine paket. Götünü kaldıramayan, ağır, sakatlığa yatkın kim varsa postalayacaksın. Yol yakınken Avrupa'da puan ve prestij kasıp ligde Alaattin, Çağrı, Serhan Kök, Adnan Efe gibi gençlere daja çok şans verilmeli. Sarıyer'e kiralık verilen Yağız Fikri de ciddi potansiyelli o bile devre arası çağrılıp oynatılabilir. Mümkünse hazır Müldür sakatlanmışken Mimovic'i de denemek lazım. Devre arası Arda Okan'ı da mutlaka almamız lazım.
Bana artık ağır, beli dönmeyen, jogging yapan adamlar izlemekten gına geldi.
Eline sağlık dostum. Sonunda gerçekleri görebilen bir taraftar olduğunu görmek çok mutlu ediyor. Yıllardır hep aynı hataları yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Menajer önerisiyle oyuncu alıyoruz ve oyuncuların geriye giden özelliklerini görmezden gelerek, sürekli olarak isimlere odaklanıyoruz. Temposuyla bilinen oyuncuları 30 yaşını geçtikten sonra almanın, atletizmi ve gücüyle bilinen oyuncuları yine 30'dan sonra almanın bizi başarıya götüreceğini inanıyoruz. Taraftarımız ise bu sözde büyük isimleri görünce kendinden geçiyor ve hep aynı döngüye giriyoruz.
İlk olarak, ağır diz sakatlıkları geçirmiş futbolcuları almaktan vazgeçmemiz lazım. Asensio'nun zaten maç içindeki temposu da, bizim seviyemizdeki takımlar için uygun değildi. Szymanski gibi ayaksız olsun ama sahada basmadık yer bırakmayacak tarzda oyunculara ihtiyacımız var. Ayrıca, bizim kulübün kronikleşmiş sorunu olan yan pas futbolunu kırabilecek oyuncularla oynamamız lazım. Kanatlarımızdan tut, on numarımıza kadar kimse öne hareketlenmiyor, herkeste al ver yan pas yan pas tarzında iğrenç pasif bir futbol oynuyorlar. Bizim futbolcularımız sahada fark yaratmaktan ziyade, hata yapmamak için sahada mücadele ediyorlar. Bize bu mentaliteyi kırabilecek Greenwood gibi biraz gamsız topçulara ihtiyacımız var. Özellikle de yan pas ustası Guendouzi gibi sıradan futbolcularla oynayarak değil.
Bu takımın geleceği çok karanlık, neredeyse hiçbir çıkış yolu yok gibi gözüküyor. Tek şansımız, Aydınlar gibi birisinin gelip, üstüne para vererek takımdaki büyük bir çoğunluğu göndermesi gerekiyor. Ama bu neşter çok ama çok net olmalı. Fenerbahçe futbolunun değişimi için devrimsel bir değişim alınması gerekiyor. Bunu kim yapabilir bilmiyorum ama artık yaşı geçmiş ve buraya tamamen para amacıyla gelen, sorumluluk almaktan korkan, tamamen yavaşlamış hiçbir topçuyu almamak gerekiyor.
Şu an takımdan gitmesi gereken yabancılar:
Semedo: Yaşı geçmiş bir bek. Nasıl böyle bir hamle yapılır aklım almıyor. Bildiğiniz dünyanın en sıradan bekine 4 milyon euro para veriyoruz.
Skriniar: Herkes kaptan falan diyor da, herif kağnı gibi ve tam bir saatli bomba. Daha kötüsü, bu adamın her an sakatlığı yüzünden yine başımız ağrıyabilir. Benim kendisiyle ilgili en büyük sıkıntım kazandığı para. Kesinlikle daha ucuza, ayağı Skriniar kadar kalitesiz bir stoper bulabiliriz. Ama bizim gibi kronik yan pas hastalığı ve paslı çıkamama hastalığı olan takımlara Ake tarzı ayağı düzgün stoperler daha çok gerekiyor.
Kante: Yaşlı ve aşırı fazla para kazanıyor. Oyununa lafım yok ama geleceği inşaa etmek istiyorsak Kante olmamalı.
Guendouzi: Efe yazmış yukarıda, bence bu takımdaki en overrated oyuncu. Bana yetenekleri çok etkileyici gelmiyor ve bence yine agresifliği bu takıma el freni oluyor. Sahada izlerken hiç fark yaratmadığını net olarak görüyorsun.
Vedat: Yaşı geçmiş, yılda 7 milyon euro kazanan çok sıradan bir forvet. Alınması çok ama çok büyük hataydı.
Lakaka: Tarihin en kötü transferi.
Ederson: Kaleci kesinlikle yerli olmalı. Berke gibi fırsatımız vardı ama değerlendiremedik.
Asensio: Şu takımda en uyuz olduğum topçu. Gram temposu olmayan, tek yaptığı şey yan pas olan bir başka kronik sakat. Hazır piyasası varken satmamız lazım.
Yaş ortalamasını bir şekilde 24'e çekmemiz lazım.
Gelecek sezon gelecek yönetimin işi çok zor. Takımda bu kadar fazla çöple başarılı olmak çok zor. Bunları göndermemiz de çok zor, hepsi hayvan gibi para kazanıyor.