Depremle alakali yaptiklarini görmemiştim. Benim icerlenmem serzenislerim gittikten sonra bize karşı tutumuydu. 6-7 seneni belki de hayatinin en güzel anlarını bizimle geçiriyorsun gittikten sonra insan güzel şeyler duymak istiyor bizimle yaşanmışlıklarin var. Çok sevdik bagrimiza bastık doğum günlerinde normal maç günlerinde adina sarkilar soyledik besteler duzenledik. Her konuda onore ettik toz kondurmadik üzerine titredik böylesine bir sevdaydi kendisine karşı. İşte diyorum ya insanız tüm bu yasanilanlardan sonra insanin gözü kulağı kendisinde oluyor ve duyacak iki cift güzel sözü bekliyor. Yönetimle ne yaşadığı taraftari ilgilendiren bir mesele değil. Taraftarla en ufak sürtüşme dahi yaşamadı. Çok duygusal yaklasiyorum bu meseleye çünkü bir insan birine sevdalanma seviyesinde bir baglilik duyduğunda hassaslasiyor. Obra sevgimiz bambaşka bir boyuttaydi bize basketbolda senelerdir olmadigimiz seviyelere getiren insandi. Öyle işte...
Hayatının en güzel günlerini bizde geçirdiğini nerden çıkardınız onu anlamadım. Geçtim Partizan'ı ve Pana'yı Juventut Badalona günleri bile açık ara bizim önümüzdedir ki savaş günlerinde kapılarını açtı herifler Partizan'a. En az 4-5 defa demeç verdiğini hatırlıyorum -Fenerbahçe seyircisine sitemle- "bu oyuncular daha fazla saygıyı hak ediyor" diye. Unutmayalım ki final four oynayan takım dönünce Ataşehir'de 1200-1300 kişiye oynadı.
Bu yazacaklarım ise size hitaben değil, genele. Maalesef memlekette hakim olan etnosentrik, yani "biz merkezci" bakış açısı her şeye olduğu gibi Fenerbahçe'ye de yansıyor. Bizim merkezimizde olabilir ama dünyanın merkezinde Fenerbahçe ya da Türkiye yok arkadaşlar. Birileri Fenerbahçe'de görev almayı profesyonel iş olarak görebilir yani. Bu süreçte profesyonelliğin hakkını veriyorsa benim için sıkıntı yok. "Doğma büyüme Fenerliyim" edebiyatı üzerinden, hamaset çığırtkanlığı yapanlardan bin kat değerlidir benim için. Şu anki kaptanımızın bile bir dönemler galatasaray forması terlettiğini unutmayalım. Selçuk Yula'sından Rıdvan Dilmen'ine kadar etimle kemiğimle Fenerbahçeliyim diyen birçok kişi giydi o mendebur formayı.
Herkes kendi tercihinde hür ve özgürdür. Kızan istediği kadar kızabilir. Kendi adıma; bu adamın 25 yıl kadar hayal ettiğim bir şeyi gerçekleştirdiğini söyleyebilirim Fenerbahçe'de. Rüyamızda göremeyeceğimiz, en azından benim rüyamda göremeyeceğim günler yaşattı. Son tavrı beni de çok üzdü ama ben razıyım. Daha önce de belirttiğim gibi başkalarının beceriksizliklerini Obradovic'in üzerine yıkacak değilim.
Obradovic'den bağımsız olarak Partizan'a sempatim vardı zaten. Fenerbahçe'ye karşı olmadıktan sonra başarılı olmalarını isterim. Obra hocam yüzümüzü güldürdü, kendisinin de yüzü gülsün her zaman (bize karşı oynayacağı günler hariç).
SON BİR NOT: Obradovic'e bel altı vurmak isteyenler için koz olabilecek bir anekdotu da ben ekleyeyim. Maalesef sürücü koltuğunda olduğu bir araba ile bir gencin hayatına son vermişliği vardır. Burdan yürüyüp katil olduğunun da altı çizilebilir yani. Zaten işine, basketbola olan tutkusu da burdan geliyor. Herif kendini tedavi etmek, travmasının üstünden gelebilmek için basketbolu kullanıyor. Vicdanı olan bir insanın her sabah bu türden bir acı ile uyanması zor olsa gerek... İyi ki Fenerbahçe'ye gelmişsin, Fenerbahçe'yi AVRUPA ŞAMPİYONU yapmışsın hocam