Barcelona basketbol maçındaki hakem kepazeliğine daha fazla dayanamayıp futbol maçına döndüm. 20 dakika civarı izleyebildim, zaten onun da 11 dakikası uzatma idi. Burada Mourinho ya da Koç savunması yapacak falan değilim, zaten yazacaklarım da ikincisinin acizliğinden kaynaklanıyor. GSli yarma itiyor Fred'i, ağzında düdük görüyor ama çalmıyor, yetmiyor yere yıkıyor Fred'i, yine çalmıyor. Çünkü faulü çalarsa Fenerbahçe'nin gol bulma tehlikesi ortaya çıkabilir. Bakın gol atabilir yazmıyorum, tehlikeye bile fırsat vermiyorlar. Maximen'e faul yapılıyor, hemen sokuyor oyuna topu, avantajı oynatmayıp düdüğünü öttürüyor. İsyan ediyorsun, rakibe sarı kart gösterecekmiş, onu sokuyor gözümüze. Sanki avantajı oynatsa oyun durunca gösteremeyecekmiş gibi. Yetmiyor bir de isyan eden Dzeko'ya sarı kart çıkarıyor. Artık fahiş hatalarla kesmiyorlar önümüzü. Oyunun momentumunu belirleyerek ayar çekiyorlar. Yabancı hakemin yönettiği maçta rakibin pozisyonunun olmadığını bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Bana katılmayanlar açsınlar maçı sakin kafayla hakemin beden dilini izlesinler. Kadroları ve teknik adamları değiştirelim, yine Galatasaray üstün gelirdi maç sonunda...
Hülasa Ancelotti de gelse, Klobb da gelse çok fazla bir şey değişmeyecek. Kulubün başına geçecek bir demir yumruğa ihtiyaç var. Takımı ligden çekmekle tehdit etmeyecek, ligden çekecek bir demir yumruğa...