Fenerbahçe Beko - Zalgiris serisine dair karamsar olanlar için hatırlatma gereği duyuyorum. Daha önce yazdığım bir konu: Rakip kim olursa olsun, play-off'ta hiç kimse bizi 3 kere yenemez. Ama sorun bu değil. Sorun memnuniyetsizlik.
Barcelona'nın, İsrail destekli Maccabi'nin, devasa para harcayan Efes ve Dubai'nin, sezonun flash takımı kabul edilen Kızılyıldız'ın play-off yapamadığı... İlaveten: "Rüya takım" denilen Panathinaikos'un ıkına sıkına son dakika play-off yapabildiği bir denklemde önce doğrudan play-off'a kalmanın gururunu yaşamak gerek.
Bu takım bazı şeyleri o kadar kolay gösteriyor ki, ona bazen çok haksızlık yapıyoruz. Her sene Final-Four yapmak, en iyi 4 arasına kalmak çantada keklik zannediliyor. Play-off başarıdan sayılmıyor bile.
Taraftar olarak ciddi bir denge kaybı ve algı sorunu yaşıyoruz. Bunun sorumlusu da futbol takımıdır. Öyle hayal kırıklıkları yaşattı ki, tahammül seviyemizi sıfıra indirdi. El üstünde tutmamız gereken basketbol şubelerine de aynı tahammülsüzlüğü gösteriyoruz. Bu sezon tüm kulvarlarda sadece 1 maç kaybeden kadın takımı için bile maçın birisinde Galatasaray'ı zorlanarak yendi diye felaket senaryoları ürettik. Oysa basketbol şubelerimiz çok daha fazla müsamaha ve anlayışı hak ediyor. İnanılmayı, güvenilmeyi hak ediyor.
Yine final-four'da olacağız. Velev ki çok olağan dışı durumlar gelişti, dışında kaldık. Bu takıma güvendiğim için asla mahcup olmayacağım. Ama güvenmeyenlerin ayıbı da kendine yeter.
Ben tedirgin değilim. Yeniden play-off oynamanın gururunu ve keyfini yaşıyorum. 22 Mayıs Cuma akşamı final-four'da görüşürüz.