Müthiş mücadele, müthiş galibiyet.
Efes maçı öncesi bir tedirginliğim vardı, ummadığım kadar kolay oldu. 3 deplasman Barcelona, Paris, Panathinaikos maçında bir galibiyete razıydım 3 galibiyet çıkardık. Daha ne isteyebilirim ki.
Elbette bu başarıda birçok kişinin payı var ama bana göre en büyük pay kenar yönetimin. Panathinaikos gibi son derece zor bir deplasmanda Bacot hiç süre almazken Metecan 2:35, Boston 7:44 Colson 8:05 süre alınca maçın tamamını sekiz kişilik rotasyonla oynamak durumunda kaldık. Ama buna rağmen en çok süreyi 34:09 dakika ile Tarık alırken onun haricinde 30 dakika oynayan oyuncumuz yok. Tarık'dan sonra en çok süreyi 28:44 ile Baldwin almış. İşte bu büyük bir planlama ve kenar yönetimi başarısıdır.
Öbür tarafta Pana'ya baktığımızda Hernangomez 37:03, sakatlıktan yeni çıkmış Nunn 34:57, Cedi 32:15 dakika süre almış.
Son çeyreğe 6 sayı geride girmemize rağmen tekrar yakalayıp öne geçmek, maçın son 5 dakikasında da başa baş olan bir maçı son derece sakin ve konsantrasyonumuzu kaybetmeden oynayarak kazanmak tamamen bir kalitenin sonucudur.
Pana, Maccabi'ye yenildikten sonra sırası ile Asvel ve Real Madrid maçlarını kaybetme noktasına getirmelerine rağmen şansa yarım basket farkla kazandılar ama ardından Partizan ve bize yenilerek 2 de sıfır yaptılar. Haftaya Paris ile oynayacaklar ve kesin kazanmaları gerekiyor. Şu dönemde oynaması en zor takımlardan birisi Paris. Paris'in bir iddasının olmaması, kendilerine has basketbol anlayışı onlar adına büyük risk. Umarım bir darbe de Paris'den yerler. Ardından Oli deplasmanına gidecekler ki bana göre hiç şansları yok. Dolayısı ile güzel film izleyeceğiz gibi geliyor.
Bize gelince, keyfimiz yerinde. Oturup izleyeceğiz.