Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
forum biraz sessiz kalmış. başarılı olunca da böyle oluyor .

ben gördüğümü paylaşmak istiyorum takımla ilgili. hall ve melli normal standartlarında dönerse yeni bir sakatlık yaşamzsak ve mevcuda ilave brandon baston ve silva dan derinlik oluşturabilirsek tekrar en tepeye çıkma şasımızın çok yüksek olduğunu düşünüyorum. silva, adam değişmeli savunma da pota altında örnek gösterdiği gibi seal yaparsa hücuma bir derinlik daha katmış oluruz.

baston sakatlanmadan önce 10 sayılık katkı vermeye başlamıştı. potaya gidişleri artmış çizgi dışından isabet oranı yakalamıştı. sakatlandıktan sonra tekrar o seviyeye çıkamadı. eğer gene aynı seviyeye gelirse potaya aynı şekilde gidebilirse kesinlikle başka bir derinlik oluşacak hücumda.

bakalım nereye doğru evrilecekler.
2
şu podcastçi monekeye malzeme çıkacak yine
3
Bunlarla yaptığımız son 7 maçın 6'sını kaybettik.
Bahislerde eşit oran var.
4
Haftalardır kaybedebiliriz dediğim bütün maçları kazandık. Bana göre yine  "kaybetme ihtimalimiz yüksek!" olan bir maç.

Bizim açımızdan rahat diyebileceğimiz bir maç olmasına karşılık Kızılyıldız için ise tam bir tamam-devam maçı niteliğinde. Şayet kazanırlarsa İlk 6 yanında play-ınn umutlarını koruyacakları bir karşılaşma olacak. Kaybettiklerinde 14 mağlubiyet ile ateş çemberinin tam ortasına düşmüş olacaklar.  İşte en belirleyici unsurlardan birisi bu olabilir. Bakalım böyle kritik bir maça nasıl reaksiyon verecekler? Sakin kalıp oyunu kontrol edebilecekler mi, baskı ve panik nedeniyle oyun düzenleri bozulacak mı? Sanki 2.ihtimal daha olası görünüyor.
5
Şahsen içerisinde bulunduğumuz durumu saha dışı etkenlerden ziyade kendi beceriksizliğimiz olarak görüyorum. Kadro yapılanmamıza, oynadığımız futbola bakıyorum hiç elle tutulur yanı yok. Özellikle Ali Koç geldikten sonra futbolda tamamen dağıldık. Takım takım değil resmen yap-boz tahtası. Her sene dünyanın parası harcanıp kadro kuruluyor, sezon ortası gelmeden büyük umutlarla alınan oyuncuları elden çıkarma derdine düşüyoruz.

Fazla geriye gitmeye gerek yok şu anki duruma bakalım. Elimizde yıldız diyebileceğimiz, aman elden kaçırmayalım diyebileceğimiz kaç oyuncu var?  (ki yıllardır aynı durum) En son "yıldız" diyerek aldığımız Kante, Ederson'a bakınca bile hatayı uzakta aramamamız gerektiğini görürüz.

Dün Samsun maçında bakıyorum doğru düzgün oyun planımız yok. Ne bireysel olarak öne çıkabilen bir oyuncumuz var ne de takım olarak sahada bir ağırlığımız var. Koskoca doksan dakikada ya bir ya da iki tane "gol olur" diyebileceğimiz atağımız var. Aldığımız bütün topları orta sahayı geçtikten sonra markaj altında olan forvet oyuncularımıza atıp kaybediyor ve tekrar o topu kazanmak için uğraşıyoruz.

Kerem'e bakıyorum, bal yapmaz arı misali koşturup duruyor. Aldığı topların çoğu da markaj altında ve ya topu kaptırıyor ya da kendini yere atarak faul almaya çalışıyor. Musaba desen aldığı her topta Ronaldo gibi çalım atma derdinde. Sen bir kanat oyuncususun, senin amacın kaleye en hızlı şekilde gitmek veya gideni görmek. Ama o sadece klasik çalım atma gösterisi ile pozisyonları harcıyor. Sidiki Cherif daha çok genç ve şu anki durumu ile bizim 1. forvetimiz olacak olgunluk ve yetenekte değil. Kaleci Ederson'dan memnun olan var mı? Kadroyu Ederson'a yaptırsan o bile 1.kaleci olarak kendisini kaleye koymaz.  Kante'yi ise hiç bahsetmeye gerek yok. Kaç maçtır oynuyor. Yani biz aylardır bu Kante'yi mi bekledik?

Sözün kısası içerisinde bulunduğumuz durumun hatasını dışarıda değil kendimizde aramak bence en doğrusu.

Ağbi sıraladığınız problemleri "iç dinamikler" olarak, yukarıda tartıştığımız mevzuyu da "dış dinamikler" olarak tanımlıyorum. Biri diğerini yanlışlamıyor, her iki olgu da ayan beyan ortada zaten. Önemli fark şu ki GS kendi iç dinamikleri bağlamında yanlışlar yapsa bile şampiyon olabiliyor, biz olamıyoruz. En bilinen örneği yazayım; 27.02.2008 tarihinde Ali Samiyen'de oynanan Türkiye kupası GS maçı. Turu geçsek dağılıyordu GS, kongreye gideceklerdi; Cüneyt Çakır yarattığı kırmızı kartlarla 9 kişi bıraktı bizi taç muhabbetinde Gökhan Gönül'ü atarak, turu geçen GS sezon sonu şampiyon oldu. Ki kısmen güçlü olduğumuz zamanlar...
6
Kalan maclara ve gergıne bakınca,bence bu sene cıkamayacaklar gruptan.İttirme kaktırma ıle almaları zor
7
Kaybederiz,üzülmeyiz
8
Bu maçı kaybedersek, Oly maçını da farklı kaybederiz ve hatta Milano maçı da tehlikeye girer. Takımın geneli lig maçında temiz bir dinlenme yapmışken, ben bu maçı gözden çıkaramıyorum.

Oly maçı; Silva, De Colo, Melli ve Hall un yokluğunda kağıt üstünde zaten kaybedilebilecek bir maç ama kaybediliş şekli önem arz ediyor. Ben Milano maçıyla 1-2 malubiyet olsun isterim...
9
O maç bu maç artık kaybetmenin zamanı geldi :)
10

Maç 22.00 de başlayacak küçük bi yazım hatası olmuş sanırım
Aynen, teşekkür ederim. Böylece forum un düzenleyici ve önleyici faaliyetlerini de gözler önüne seriyoruz, sayenizde  8)
Sayfa: [1] 2 3 ... 10