Oyun sahada oynananla kalmıyor, asıl oyun masa başında oynanıyor.
Bu dönemlerde kritik dokunuşlarla istedikleri takımı saf dışı bırakıyorlar.
Geçen yıl Alanya maçımızda Ümit Öztürk denilen gs'li karaktersiz 2 tane penaltıyı caaart diye çalmıştı ama Mustafa Pektemek'in penaltısını 4-5 dakika izleyip vermemiş ve tribünleri zıvanadan çıkartmayı planlamışlardı.
Alanya lehine verilen penaltılar penaltı da, Kasımpaşa lehine verilmeyen ne! 10 kat daha net penaltı. Maç tam puan kaybetmeye giderken hakem gördüğünü çalmıyor, VAR'dakiler gözünü kapatıyor. Sonra gs kazandı oluyor.
Ümit Öztürk'ün 3 sene önce Alanya-GS maçında ne yaptığını hatırlıyorsunuzdur herhalde. Ligin en kritik haftalarından birinde Alanya'nın bir atağını Muslera'nın penaltı yaptığı, kırmız kartla atılacağı anda yaklaşık 30 metre gerideki pozisyona ofsayt çalarak engellemişti. Maçtan sonra da bir köşede gizlenerek karısının kızının Fatih Terim'le fotoğraf çekilmesini izlemişti. Görüntüleri var bunun.
Böyle böyle birileri itiliyor, birilerine çelme takılıyor.
En sert şekilde buna tepki verilmezse aynı oyun yine oynanacak. Sergen kadar ayar veremiyoruz. Bir şey yokken bile öyle bir konuşuyor ki bakıyorum maçlarına hakemlerin aleyhlerine bir kararı yok. Bizim de her maçtan sonra hakemleri konuşmamız lazım.
Bu kırmızılı yavşaklar hakemlerin arasında çok güçlü bir desteğe sahip.