Maçtan izlenimlerim:
- Tucker'ın etkinliği yay gerisinden şut yüzdemizin yüksekliğine bağlı. Kötü şutun getirisi, rakibin içeriye gömülmesiyle sonuçlanıyor. Melih, Tarık, Bozie, Jantunen, Melli atacak ki alan açılsın...
- Sertliğe sertlikle cevap veremeyeceğimiz takım yok, ama cılız anadolu takımlarını ilk yarıdan dize getirmezsek, sonrasında iştahlı olarak savunma da yapıyorlar sertlik de uyguluyorlar. Sakatlık riskini arttıran bir durum.
- Sertlik demişken, maçın bitimine 3 dk civarı varken bir pozisyon oldu tam önümüzde, rakipten bir oyuncu hücum esnasında omuz-dirsek karşımı bir şekilde Onuralp'in çenesi öyle bir vurdu ki, "çat" sesini tribünden duyduk. Hakemler oralı bile olmadı. Prim vermemek lazım...
- Bacon ın ciddi öz güven problemi var. Bir ya da iki maçı feda eder mi koç bilemiyorum, sürekli oynamaya ve güvenildiğini hissetmeye ihtiyacı var. Ya da oturup bir süre hiç oyuna girmeden, antrenmanda çalışıp bol tekrar yapmalı. Başka türlü onu kazanmak pek mümkün görünmüyor.
- Tarık, ısınmada müthiş yüzdeliydi. İstekli de görünüyordu. Oyun başlangıcı felaket. Ama savunmada fena değildi. Belli ki önemli topları istiyor. Sıradan basket peşinde değil.
- Metecan, savunmada çok gayretli ve faydalıydı. Savunmada diri oldukça koç da süresini arttırıyor. Fena da oynamadı.
- Koç, her maçta kazanmak istiyor. Bir ara pancar gibi oldu. Maçın sonlarında, yardımcı koçları haşladı, savunma x hücum 5 'i yapıyorduk. Bench, De Colo yu değiştirmeyi unuttu. Muazzam bir karakter. Herkesi, her an, her şekilde yönetiyor.
- Havalimanı izmir'in hemen hemen en güneyinde, bu küçük şirin ilçe İzmir'in hemen hemen en kuzeyinde. Mesafe yaklaşık 100 km, bu da ayrı bir sorun, uzaktan gelen takımlar için...
- Gelelim Aliağa seyircisine. 2 haftadır buraya gelip maç izliyoruz oğlandan dolayı. Küçük bir sanayi ve spor kasabası. Belediyenin önderliğinde spor tesisleri, spor salonları var ve spor etkinlikleri düzenliyorlar. Yüzmeden tutun da, baskete kadar sporcuya destek ve onun önünü açacak faaliyetleri mevcut. Herkes genelde naif, kibar ve spor kültürünü yansıtıyor. Arada rakip (gs-bjk-ksk) takım sempatizanı fevri adamlar çıkmıyor değil ama, küçücük kutu gibi salonuyla kendi özgün kimliklerini yaşıyor, yaşatıyorlar.