Takımın temiz bir 48 saat eline top almaması lazım. Maç uzatmaya gitse sonunu getiremeyecektik. Melih olsa daha farklı olabilirdi maç.
Tarık'ın gözlerinden öpüyorum. GS maçlarının kulüp için ne anlama geldiğini bilen oyuncular önemli.
Barcelona yeni bir anlayışın önünü açtı (aslında iyi de oldu): "Döversek Fenerbahçe'yi yenebiliriz!" Paris de maça temasla, yani vurarak başladı, bugün Galatasaray da. Rakiplerin bu tutumunun - her ne kadar bu üç maçı galibiyetle kapatsak da - bizi hücumda bir tür krize soktuğu aşikâr. Hall'ın da bir süre takımda olmayacağını hatırlayalım. Rakiplerin başvurduğu bu "vur-kır-döv" savunmasıyla sezonun bu döneminde karşılaşmak sevindirici. Çözüm üretmek için vaktimiz olacak. ThT zorlanıyor, Nando yaşı nedeniyle zorlanıyor, Baldwin de safkan bir play-maker olmadığı için zorlanıyor. Yazmadan edemiyorum "ah bee Guduric" diye...
Hakemlere gelince, art niyetleri olduğunu düşünmüyorum ama berbat ötesi bir durumları var. Maçın önüne geçtiler. O kadar ezber düdükler çalıyorlar ki tiksiniyor insan. Pozecco sportmenlik dışı istedi vermediler, bir pozisyon sonra sportmenlik dışı çaldılar. Saras hücum faul istedi vermediler, bir pozisyon sonra çaldılar. Bu kadar ezber yani.
Pozecco'ya gelince. Bu herif bu ağbiler, İbrahim Kutluay'dan dinleyin oyunculuk zamanlarını. Maç başlamadan biliyordum atılacağını.