burada doğru mu bilemedim ama malaga maçı öncesi okunası bir yazı.
FBTV de basketbol yorumculuğu yapan ilker üçer yazmış.Bu Maç Çok Önemli!
Yazının görseli hangi maçtandı hatırlamıyorum. Belki Nanterre, belki de Budivelnik. Emin değilim. Ancak tam bu pankartı kullanmalık bir karşılaşmaya çıkıyor Fenerbahçe Ülker. Dün Barcelona'nın Olympiakos'u deplasmanda yenmesiyle birlikte grupta 1. sıra dışındakilerin hizaya gelme ihtimali belirdi. Bu hafta kazanılacak maç, haftaya Panathinaikos galibiyetiyle birlikte puan durumundaki tüm sıkıntıları sıfırlayabilir. Çok ama çok önemli maç...
Biraz Malaga'dan bahsedelim. Sezonun bu bölümüne kadar beklentilerin oldukça altında kaldıklarını söyleyerek başlamak gerek. Üstelik başlarında da geçen sezonun en iyi basketbolunu oynatan koçlardan biri var.
Unicaja Malaga, Fenerbahçe Ülker ile ilk defa karşılaşacak olsa da, Avrupa basketbolunun son döneminin tanıdık yüzlerinden biri. 2005-2006'de elde edilen lig şampiyonluğu onlar adına en güzel anı. Ertesi sezon gelen Euroleague Final Four'u da halen akıllarda. O döneme ilişkin Pepe Sanchez, Marcus Brown, Jorge Garbajosa ve çok daha fazlasını sayabilirsiniz. Koçun Sergio Scariolo olması da başka not (gülüyor). Malaga nostaljisinde daha geriye gidecek olursak, 2001 yılında bir de Koraç Kupası şampiyonlukları var. Lakin işler onlar adına özellikle son dönemde pek yolunda gitmiyor. Euroleague'de Final Four yapılan seneyi takip eden altı sezonda gruplardan hep çıktılar. Ancak kendilerini son sekiz takım arasına atabildiklerini hiç göremedik. Hatta geçtiğimiz sezonu dışarıda bırakacak olursak son üç sezonda, Top 16 maçlarında elde edebildikleri galibiyet sayıları yalnızca üç. Rekabetin gerisinde kaldıkları söylenebilir. ACB'de de son iki sezonda Play-off dışında kalarak dibe vurmuş durumdalar.
Buraya kadar olan kısmın özet şu; Unicaja Malaga Avrupa'nın önemli takımlarından biri. Geçmiş dönemlerde de keyifli kadrolarını hatırlıyoruz. Lakin hem Euroleague'de, hem de rekabetin o kulvar kadar sert olduğu ACB'de çok büyük başarılar elde ettiklerini söylemek güç. Üstelik son birkaç yılda da aşağıya doğru giden bir ivmeleri var.
Malaga'nın bu sezonki ACB performansı orta şekerli. 15 maçta 10 galibiyetle Real Madrid ve Valencia'nın ardından 3. sıradalar. Valencia ve Zaragoza'ya iç sahada kaybettiler. Barcelona deplasmanında kazandıkları maç, sezonun geride kalan bölümündeki belki de en başarılı işiydi. Katalan ekibiyle aynı galibiyet sayısına sahipler.
Euroleague'de ilk tur grubunu beklentilerin çok altında oynadılar. Siena ile son hafta oynadıkları ölüm-kalım maçındaki son saniye basketi, kendilerini gruptan yukarıya atmalarını sağladıysa da Joan Plaza'nın takımının sorunlarına kalıcı çözüm bulunduğunu söylemek güç. Bu sezon Euroleague'de 12 maça çıkıp, bunlardan altı tanesini kazanmayı başardılar. Son olarak da Efes Pilsen'e karşı kazandıklarını, bunu yaparken de çok zorlandıklarını gördük.
Euroleague'de (ki artık sezonun Top 16 ile başladığını kabul edebiliriz) iş, savunma kısmında defoları minimuma indirip hücumda da çeşitlilik yaratmaktan geçiyor. İki konuda da ne kadar iyiyseniz, o kadar fark yaratıyorsunuz. Ya da işin son topa gittiği, birkaç detayın belirlediği maçlar oynanıyor.
Unicaja Malaga'yı bir kimliğe oturtmak bana göre güç. Onlar için ne "çok iyi savunma takımıdır" diyebiliyor, ne de hücum performanslarını övebiliyorsunuz. Yine de onlarla ilgili yukarıdaki paragraftaki beklentilere göre olumlu bir şeyler söylemek istediğinizde, takım savunmalarına düşülebilecek notlar belki birkaç istisna dışında ön plana çıkıyor. Hücum cephesinde ise kısalarının yaratıcılık eksikliğini yüksek enerjileri ile telafi etmeye çalışıyorlar. Açık sahayı vermeniz durumunda, özellikle kendi evlerinde, sizin canınızı sıkabilecek patlama özelliği olan oyunculardan kurulu bir takım Malaga.
Yukarıdaki kısa tarife göre öne çıkabilecek birkaç isimden bahsetmek lazım. Oyun kurucu pozisyonunda süreleri paylaşan isimler Calloway ve Granger, Fenerbahçe Ülker savunması için kolay eşleşmeler değil. Top 16'nın ilk iki maçında sorun yaratan Spanoulis ve Huertas'ın skor potansiyeline sahip oldukları söylenemez. Ancak çabuklukları ve çembere gidebilme özellikleri, bire birde kolay yenilmemeyi gerektiriyor. Granger'ın Euroleague'de ilk sezonu ama Siena maçındaki son saniye basketiyle Malaga'nın burada olmasını sağlayan isim. Calloway ise Cibona ile başladığı Avrupa kariyerine (o sezon Fenerbahçe Ülker'e karşı iki maç oynamıştı) beş yıldır İspanya'da devam ediyor. Bu ikilinin, birazdan bahsedeceğimiz Zoran Dragic ile birlikte yarattığı tempo tehdidine dikkat.
Zoran Dragic, Malaga formasıyla ikinci sezonunu geçiriyor. Bu sene Marcus Williams ve Krunoslav Simon sonrası süre ve sorumluluğunun arttığını söyleyebiliriz. Bence kimlik kondurmanın zor olduğunu düşündüğüm Unicaja'nın bu durumu değiştirmeye aday isimlerinden biri. Enerjik, atlet ve ısrarcı bir oyuncu. Euroleague'de Unicaja Malaga'nın çembere gitmeye en çok teşebbüs eden ismi Sloven oyuncu. Bunun karşılığını da maç başına alınan faullerde, Fenerbahçe Ülker cephesinin bu konudaki en iyi isimleri Emir ve Bojan'a en çok yaklaşabilen oyuncu olarak alıyor. Bu sene oldukça yüksek yüzdeyle dış şut kullandığını, bu konuda takımın en yetkin ismi Ryan Toolson'a destek olduğunu söylemek gerek. Toolson ülkemizden de tanıdığımız, şut özelliği ile ön plana çıkan bir oyuncu.
Forvetlerden devam edecek olursak, Malaga'nın bahsedilmesi gereken birkaç kozu daha var. Plaza'nın İspanya'ya geri dönüşünde Zalgiris'ten getirdiği Kuzminskas, uzun soluklu Real Madrid tecrübesi sonrası Unicaja'nın yolunu tutan Carlos Suarez ve eski toprak Sergi Vidal. Suarez bence Malaga'yı iyi anlatan bir oyuncu. Onun iyi yapabildiği işleri tariflemek zor. Estudiantes çıkışı sonrası da bana göre hep böyle oldu. Kuzminskas "yıldız oyuncu" kimliğinden uzak, Litvanya ile görmeye alıştığımız üzere enerjisi ve ortaya koyduğu emekle "tamamlayıcı parça" olmaya aday isimlerden biri. Burada ne Emir, ne de Bojan baskınlığında hücum kozları olduğu söylenemez.
Malaga'dan bahsederken en çok üstünde durulabilecek pozisyon belki de dört ve beş numaralar. Takımın 28 dakika ile ortalamada en çok süre alan ismi,uzun forvet pozisyonundaki Nik Caner-Medley. Amerikalı oyuncu Top 16'ya kötü bir giriş yapsa da, boş geçen Maccabi sezonunun telafisi adına iyi sayılabilecek bir sezon geçiriyor. Hem ribaund, hem de şut tehdidiyle birlikte modern bir dört numara olarak tariflenebilir. Özellikle Kleiza için tatsız bir eşleşme olabilir. İstikrarlı bir şekilde ön plana çıkabildiği söyleneme de Fran Vazquez ismi de mutlaka anılmalı. O da özellikle ikinci şans sayıları için Fenerbahçe Ülker adına tehdit. Savunma defolarına rağmen Stimac da çember altı bitiricilerinden biri Malaga'nın. Bir diğer eski Real Madrid oyuncusu Rafael Hettsheimeir ve genç Donatas Sabonis de rotasyonun parçaları.
Son bölümde özetlemek gerekirse; Malaga'nın yetenek ve yaratıcılık olarak Fenerbahçe Ülker'in gerisinde olduğunu söylemek lazım. Ancak özellikle iç sahada ortaya koyma potansiyelleri olan enerjileriyle birlikte tehdit yaratabilecekleri söylenebilir. Fenerbahçe Ülker belki çok iyi bir savunma takımı olarak anılmayabilir, lakin sezon başındaki savunma direncine yaklaşmadan buralarda kazanmak zor. Maçın büyük bölümünün dengede gitmesi deplasman takımı için avantaj olacaktır. Zira karar anlarını oynama konusunda daha yetkin isimler var elde.
Maçın notlarından biri olarak savunma direncini vermişken bir konudan daha bahsetmek lazım. Fenerbahçe Ülker, hücum kimlikli, hücum performansıyla mutlu olabilen oyuncuların ağırlıkta olduğu bir ekip. Savunma ve hücum olarak oyunu keskin çizgilerle ayırmak zaten çok mümkün değil ancak özellikle hücumun savunmaya etkisi, Fenerbahçe Ülker için çok daha belirgin. Sene başında "hemen hemen aynı oyuncularla savunma performansını bu kadar arttırabilmek büyük başarı" derken, aslında işlerin hücum anlamında çok iyi gittiği bir dönemden bahsediyorduk. Bana göre rakiplerin savunma hamlelerinin artması, sarı-lacivert cephenin hücumda canının ilk tur gruplarına göre çok daha fazla sıkılması, savunma iştahını da oldukça etkiliyor. Bu deplasman da yine rakibin savunmada söyleyecek sözünün olacağı, Fenerbahçe Ülker'i zorlayacağı bir karşılaşma olacaktır. Sonucunu hep birlikte göreceğiz.
Uzun süredir bir karşılaşmayı bu kadar büyük heyecanla beklememiştim. Dilerim maç sonu mutluluğu da heyecanı kadar büyük olur. İlk iki maç sonunda üzüldük ama işin bitmediğini söylemiştik. Şimdi bunu kanıtlama vakti. Eğer bir yükseliş başlayacaksa, o gün bu gündür.
Hayırlara vesile...
Kaynak:
http://markonunyeri.blogspot.com/2014/01/bu-mac-cok-onemli.html