Parkede Fener
Site Hakkında => Forum Arşivi => Konuyu başlatan: Besim - 12 Mart 2015, 14:48:24
-
Takimin en olumcul silahi, Mini-Mamba'ya ait bir baslik olmamasi manidar. O yuzden, Altinci Adam'da bugun yayinlanan bir analizi koyarak girizgahi yapalim. Orada yazan bazi arkadaslarla tartismalarimiz olmustu. Goudelock'a odaklanarak, pozisyon pozisyon izleyin; somut delillere gore adami yargilayin; TV'deki yorumcularin yarattigi yanlis algiya ve onlarin olumsuz ezberine gore hareket etmeyin diye diye bir hal olmustuk. Bu analizi kim yazdi bilmiyorum ama sadece istatistikler isiginda degil, somut pozisyonlara gore yapilan harika bir analiz olmus. Nasil elestirdigimiz noktalar oluyorsa, yeri geldiginde bunu ortaya koyanlari tebrik etmek de gerekir. Bravo.
Ilgili videolar ve detayli analiz icin: http://www.altinciadam.com/2015/03/12/analiz-andrew-goudelock/ (http://www.altinciadam.com/2015/03/12/analiz-andrew-goudelock/)
Sondaki genel degerlendirme icin ise:
"GENEL DEĞERLENDİRME
Top 16′daki ilk 9 maç sonunda Andrew Goudelock’un 2 sayı yüzdesi 36/77 isabetle % 46.8, 3 sayı yüzdesi ise 22/50 isabetle %44. Bir dış oyuncu için baktığımız zaman gayet iyi yüzdeler olduğunu söyleyebiliriz.
Andrew Goudelock’un düzen dışı hücumlarında ise 44/80 (%55) toplam isabet yüzdesi göze çarpıyor. Asist ve top kaybı yaptığı pozisyonları da dahil edersek 50/97 (%51.5) toplam hücum verimliliği ortaya çıkıyor.
Rakamlara baktığımızda Andrew Goudelock’un düzen dışı hücum performansının çok çok iyi olduğunu söyleyebiliriz. Coach Obradovic’in neden kendisine bu derece serbestlik tanıdığını rakamlar gayet iyi ortaya koyuyor.
İsabet oranı dışında Goudelock’un düzen dışı hücumlarda iyi yaptığı işlerin başında ikili sıkıştırma geldiğinde doğru pası bulmak yer alıyor. Videolarda da çok net göründüğü gibi, özellikle tepede gelen ikili sıkıştırmalar sonunda yüksek posttaki takım arkadaşına topu çok iyi aktarıyor ve çoğu zaman boş atış imkanı yaratabiliyor.
Olumlu taraflara değindiğimiz gibi, eleştirilmesi gereken bir kaç noktanın da altını çizmemiz gerekiyor. Videoları arka arkaya izlediğimizde çok daha net göreceğimiz 2 olumsuzluk var diyebiliriz;
- Bazen topu elinde çok uzun süre tutuyor, bu durum takımdaki 4 oyuncunun hareketsiz kalmasına neden olup, takımın hücum ritmini bozuyor.
- Bazen de yine topu çok uzun süre elinde tuttuğu için hücum süresinin dolmasına 5-6 saniye kala pas verip, takım arkadaşlarının eline bombayı bırakıyor.
Eksik yönlerine ise az faul almasını gösterebiliriz. Bu kadar çok bire bir oynayan bir oyuncunun kesinlikle daha çok faul alması lazım. Zamanla faul almayı öğrenmesi, kendisini çok daha büyük bir hücum tehdidine dönüştürecektir.
Toparlayacak olursak; Goudelock henüz Avrupa basketbolunu öğrenme aşamasında. Bazen yanlış tercihlerde bulunduğu oluyor. Bazen içgüdüleri onu yanlış pozisyonlarda bire bir oynamaya itiyor. Ancak Obradovic gibi bir coach ile çalışma ayrıcalığına sahip ve Obradovic’in telkinlerine kulak verdiği ölçüde başarılı olacağını söylemek yanlış olmaz. Avrupa’nın en iyilerinden olmak için her türlü basketbol yeteneği kendisinde mevcut. Ulaşacağı seviyeyi mental gelişimi ve egosuna hakim olarak geliştireceği karar verme mekanizması belirleyecek. Eğer başarılı olursa Fenerbahçe Ülker, Avrupa basketbolunun gelecekteki 7-8 yılına damga vuracak bir yıldıza sahip olabilir. Tabi buralarda kalırsa…"
-
Goudelock'in insiyatifi ele alip kazandirdigi bazi maclari da acik bicimde ortaya koyan, en hosuma giden derleme video asagida. Bu arada dikkatimi cekti, Bogdanovic cogu pozisyonda sut cekmeyip, Goudelock'a aktariyor. Bu da iki oyuncunun birbirini tamamladigina delalet eden kanitlardan biri:
https://youtu.be/3bfmysoB5Q8
-
Kendisini bu forma altında izlediğim için inanılmaz mutluyum. Bu derece yetenekli olup böyle de uyumlu, tatlı bir insan olduğu için de ayrıca çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Umarım uzun yıllar bizimle olur.
-
iyi ki bizde umarım obrayla uzun yıllar kalır ve daha çok aşama kaydeder
-
avrupa için fazla umarım kaçmaz...
-
besim açtığında konuyu keşke açmasaydı diye düşündüm işin aslı o kadar çok insan bekledi ki onun hata yapmasını kötülemek için pusuya yatmışlardı resmen şimdilik gou cevabı verdi ama en ufak kötü performansında yine sesler yükselmeye başlar
-
Kendisi hakkında gerçek görüşlerimi twitter'a yazdım ama buraya yazarsam kavga çıkar. Sevmeyeni çok :)
Çok önemli oyuncu, Avrupa tarihinin gördüğü en yetenekli ve büyük skorerlerden biri bence.
-
avrupada daha iyisi yok. NET
-
besim açtığında konuyu keşke açmasaydı diye düşündüm işin aslı o kadar çok insan bekledi ki onun hata yapmasını kötülemek için pusuya yatmışlardı resmen şimdilik gou cevabı verdi ama en ufak kötü performansında yine sesler yükselmeye başlar
Eyvallah, haklisin. Gecen eski maclara goz attim. O kadar cok mac kazandirmis ki, biz kac sene ugrassak hakkini odeyemeyiz. 23 sayi atmasina ragmen kacirdigi tek suta odaklanip, onun hakkinda yaratilan olumsuz algiya malzeme oluyoruz taraftar olarak. Dedigin gibi, kotu oynayacagi ilk macta yine kotulenir. Sadece onun icin degil, bu her oyuncu ve Hoca icin soz konusu.
-
Bugün attığı 24 sayının yanında hiç top kaybı yapmaması da ayrıca dikkate değer... Ve 24 sayının tamamı saha içi isabet... Penaltısız gol kralı olmak gibi... Serbest atışsız 24 sayı.
-
Bugün attığı 24 sayının yanında hiç top kaybı yapmaması da ayrıca dikkate değer... Ve 24 sayının tamamı saha içi isabet... Penaltısız gol kralı olmak gibi... Serbest atışsız 24 sayı.
1 tane yaptı ama emire yazdılar heralde
-
Geldiği günden beri çoğunluğun beklentisinin aksinde bir transfer olmasına rağmen ben kişisel sempatimden dolayı sevinmiştim,oyununun Avrupada iş yapabileceğini de düşünüyordum ama bu kadarını kimse beklemiyordu bence,harika harika.
Keşke Avrupada kalsa efsane olur.
-
Bugün attığı 24 sayının yanında hiç top kaybı yapmaması da ayrıca dikkate değer... Ve 24 sayının tamamı saha içi isabet... Penaltısız gol kralı olmak gibi... Serbest atışsız 24 sayı.
Top kaybı yapmadan yüksek skor atmak çok ama çok zor bir şeydir. NBA'de Reggie Miller'ın 1992 senesinde bir maçta attığı 57 sayı vardır ki, senelerce bir oyuncunun top kaybı yapmadan attığı en yüksek sayı oldu. Ne Jordan, ne Kobe, ne başkası top kaybı yapmadan o skorun yakınına bile yanaşamadı. Taa ki geçen sene Carmelo Anthony hiç top kaybı yapmadan 62 sayı atana kadar... İşin ilginç yanı şu ki, 1992'de Reggie Miller'da o kadar sayıyı Charlotte potalarına atmıştı; 22 sene sonra 2014'te Carmelo'da Charlotte'a attı.
Euroleague'e dönecek olursak... Bunun bilgisine nereden ulaşırız bilmiyorum ama hiç top kaybı yapmadan 20 ve üstü sayı atan oyuncu olduğunu sanmıyorum. Goudelock bir rekor kırmış olabilir. Tamamen tahmin...
-
Bugün attığı sayı vs konuşulur ancak bir konuya dikkat çekmek istiyorum.
Geldiği günden bu yana eleştirilmesinin temel argumanı savunmada "Kara Delik" olarak görülmesiydi. Bugün geldiği noktada savunmadaki gelişimi de takdire şayan. Her şeyden önemlisi çalışıp çabaladığını göstermeye başladı. Bir ara ribaund alma isteğiyle Bjelica'nın elindeki topa atladı. Her oyuncuda eleştirilebilir noktalar var önemli olan bu noktaları kapatma konusunda gösterdiği çaba, azimdir. Çok şükür çok karakterli bir oyuncu topluluğumuz var ve Gou da onların başında. Umarım böyle devam eder.
-
Top kaybı yapmadan yüksek skor atmak çok ama çok zor bir şeydir. NBA'de Reggie Miller'ın 1992 senesinde bir maçta attığı 57 sayı vardır ki, senelerce bir oyuncunun top kaybı yapmadan attığı en yüksek sayı oldu. Ne Jordan, ne Kobe, ne başkası top kaybı yapmadan o skorun yakınına bile yanaşamadı. Taa ki geçen sene Carmelo Anthony hiç top kaybı yapmadan 62 sayı atana kadar... İşin ilginç yanı şu ki, 1992'de Reggie Miller'da o kadar sayıyı Charlotte potalarına atmıştı; 22 sene sonra 2014'te Carmelo'da Charlotte'a attı.
Euroleague'e dönecek olursak... Bunun bilgisine nereden ulaşırız bilmiyorum ama hiç top kaybı yapmadan 20 ve üstü sayı atan oyuncu olduğunu sanmıyorum. Goudelock bir rekor kırmış olabilir. Tamamen tahmin...
Cok guzel anekdotlar, Hakan Abi.
-
2'li sıkıştırmalar geldikten sonra topu doğru yere verme konusundaki gelişimi inanılmaz.Şutu ve skorer yönü zaten sene başından beri çok iyiydi.
-
:) GOODLUCK :)
-
Yeğenim efes maçının skorunu bana yazarken demişti: '' Andrew Goudelock sıfıra anlam katan adam'' . İyi ki bizimle reis.
-
Godlike gerçekten kumaşı iyi bir oyuncu. 8)
-
Goudelock yorumlanmaz, izlenir... Murat Didin.
-
Dün bütük ikili sıkıştırmalarda topu arkadaşlarına aktarabildi :) attığı sayılara değinmek anlamsız zaten :D
-
Fena değil 😄
-
abi konunun açılması iyi olmuş bazen maç konuşmasının önüne geçiyordu
-
Arada eleştirsem de benim icin dokunulmazlar arasında.
çok özel adam.
Hoca ile uzatırken bu psikopatla da 3-5 yıl daha uzatalım :)
Potaya gidişlerini biraz daha istikrarlı hale getirirse, bizim navarromuz olur . Fazlasıyla o potansiyele sahip
-
https://www.youtube.com/watch?v=Yy4z6bVUJ1Q (https://www.youtube.com/watch?v=Yy4z6bVUJ1Q)
oly maçındaki 24 sayısı
mantzarisi ayak fake ile yere serip üçlüğü gönderdikten sonra spanın benche dönüp bu ne atıyo mk diyen vücut dili efsane
attığı turnikeden sonra oly taraftarına dönüp ayar etmesi de efsane yazanın eline sağlık adam harbi deplasmanda taraftarı trolledi ;D helal olsun
-
https://www.youtube.com/watch?v=Yy4z6bVUJ1Q (https://www.youtube.com/watch?v=Yy4z6bVUJ1Q)
oly maçındaki 24 sayısı
Zıp zıp sekip tribünleri kudurttuğu an harika :D
-
Zıp zıp sekip tribünleri kudurttuğu an harika :D
ayar oldular o pozisyonda resmen ;D
-
ayar oldular o pozisyonda resmen ;D
Rüzgar değişiyor sanki eskiden biz ayar olurduk şimdi en azından ayar edecek seviyeye çıkan oyuncularımız var :D
Bu arada 24 sayıyı tekrar izledim de ilk yarı attığı iki boş üçlük var onun dışında hepsi zor sayı muazzam ve özellikle 3.çeyrekte şu üst üste 8 sayı attığı dönem inanılmaz.Maçta darbe yiyebileceğimiz kısımda ayakta tuttu saolsun.
-
Rüzgar değişiyor sanki eskiden biz ayar olurduk şimdi en azından ayar edecek seviyeye çıkan oyuncularımız var :D
Bu arada 24 sayıyı tekrar izledim de ilk yarı attığı iki boş üçlük var onun dışında hepsi zor sayı muazzam ve özellikle 3.çeyrekte şu üst üste 8 sayı attığı dönem inanılmaz.Maçta darbe yiyebileceğimiz kısımda ayakta tuttu saolsun.
şimdi fark ettim printezisin üstünden attığı üçlükten önce yardımcı koç ne çırpınmış ama emin abi çevir ordan akıyor hayvan(mamba) demiş resmen ;D
-
En guzeli de Bjelica'nin kisa dusen topunu potaya bile bakmadan havada tamamlamasi. Bunu NBA dahi Jordan gibi oyuncular yapabiliyordu.
-
En guzeli de Bjelica'nin kisa dusen topunu potaya bile bakmadan havada tamamlamasi. Bunu NBA dahi Jordan gibi oyuncular yapabiliyordu.
orda bitti maç ama gerçekten belki de maçın hareketiydi müthişti lafayetin arkasından dolaşıpta zamanlaması kusursuzdu resmen uyuttu
-
O topu tamamladığı pozisyon takımı ne kadar sahiplendiğinin de bir göstergesi bana kalırsa.
-
Goudelock için görüşlerim bellidir. Şu an Avrupa basketbolunda benzeri çok az kalmış oyunculardan biri.
Bana göre fundamental olarak "kötü" ama bu kötülüğünü kendine has atış stili ve dripling meziyetleri ile çalışarak mükemmel biçimde karartmış birisi
şu an ELnin en çok üç sayılık isabeti olan oyuncusu (54 adet) 3lük yüzdesinde 2. (1.Milko Bjelica 22/54 atarak yüzde lideri olmuş)
Tipik skorer oyunculardan farklı, maç biter bitmez istatistik kağıdına bakmıyor, oyun içinde sinirlerine sürekli hakim. bugüne kadar çok sert faullere maruz kalsa da asla teknik faul almadı. gene bu tip skorerlerde olan karşı taakımın amerikalısıyla rekabete kalkışmıyor.
Bütün bu özellikleri ile de Obra gibi sıkı bir koçtan gereken saygıyı görüyor. Takım içinde de güven kazanmış durumda.
Onun oyunda olması demek rakip takım savunmasının en az bir kişi eksilmesi demek. Sürekli ikili baskıyı üzerine çekiyor. Bu ikili baskılardan topu çıkartabildiği anda hücum çok rahatlıyor ki sezon başına göre bu özelliği çok geliştirdi. Savunmasından dolayı eleştiriliyor ama son bir kaç maçtır, savunmada eskisine göre daha gayretli, en azından rakibin karşısından kolay kolay düşmüyor.
Karakter olarak düzgün, oyun olarak düzgün ve gelişime açık. Hem üzüntü hem memnuniyetle söylüyorumki onu bir sezon daha izledikten sonra kuvvetle muhtemel NBA e uğurlarız. Bizim de orada Sefoloshadan sonra reis diyerek sevip başarılı olmasını istediğimiz ikinci bir oyuncumuz olur
-
Cem'le ve Umut'la daha evvelden çok konuştuk. Fenerbasket zamanlarından hatırlarlar... "Yıldız önemli değil, mühim olan takım oyunu" tezine karşı daima "elbette önemli olan takım olmak, ama yetenekleri bir takım yapabilirsen..." tezini savundum ve yıldızsız başarı gelebileceğine pek ihtimal veremedim. Yıldızın yoksa bir yere kadar zorlar, kapasitenin sınırlarını takım oyunuyla aşar ama son adımı atamazsın. Oysa takım olgusu gelişmiş bir ekipte, bir süperstarın olursa, o eşiği aşacak olan hamleyi o yapar. Yani yaparsa süperstardır, yapamaz ise kendisine yüklenen misyon ona bol gelmiştir. Ama bu demek değildir ki, böyle bir isim olmadan başarı gelsin. Goudelock senelerce düz oyunculardan kurulu bir ekibe lazım olan süper-star ışığını taşıyan yıldız... O, bu takımın Kevin Durant'i, Kobe Bryant'idir; ne derseniz deyin işte...
-
Cem'le ve Umut'la daha evvelden çok konuştuk. Fenerbasket zamanlarından hatırlarlar... "Yıldız önemli değil, mühim olan takım oyunu" tezine karşı daima "elbette önemli olan takım olmak, ama yetenekleri bir takım yapabilirsen..." tezini savundum ve yıldızsız başarı gelebileceğine pek ihtimal veremedim. Yıldızın yoksa bir yere kadar zorlar, kapasitenin sınırlarını takım oyunuyla aşar ama son adımı atamazsın. Oysa takım olgusu gelişmiş bir ekipte, bir süperstarın olursa, o eşiği aşacak olan hamleyi o yapar. Yani yaparsa süperstardır, yapamaz ise kendisine yüklenen misyon ona bol gelmiştir. Ama bu demek değildir ki, böyle bir isim olmadan başarı gelsin. Goudelock senelerce düz oyunculardan kurulu bir ekibe lazım olan süper-star ışığını taşıyan yıldız... O, bu takımın Kevin Durant'i, Kobe Bryant'idir; ne derseniz deyin işte...
Bunun örneği Montepaschi Siena'dır abi bence. Yıllarca tepeye oynamış, F4'lar görmüş ama sonunu getirememiş bir takımdır sırf bu yıldız eksikliğinden.
-
Bunun örneği Montepaschi Siena'dır abi bence. Yıllarca tepeye oynamış, F4'lar görmüş ama sonunu getirememiş bir takımdır sırf bu yıldız eksikliğinden.
Cok isabetli bir ornek oldu bu.
-
Olympiakos maci sonrasinda bir Yunan gazeteci Goudelock ile roportaj yapmis. Bu roportaji cok muhim buldum zira bizim devamli konustugumuz--veya bazilarinin tartistigi--noktalara isik tutar nitelikte.
Goudelock, macin basindan itibaren gununde oldugunu hissetmis. Ancak yine de, kendisine guzel firsatlar hazirlayan arkadaslarini da unutmamis ve onlara tesekkur etmis. Roportajin en onemli kisminda ise, Obradovic'in koclugunda muazzam bir gelisme gosterdigini dile getiren Goudelock; Hoca'nin su ana kadar calistigi en zorlu koc oldugunu belirtmis. Suraya dikkat: Obradovic sayesinde bu oyunu hem savunma hem de hucum anlaminda daha iyi anladigini soylemis.
Anladigim kadariyla, Goudelock'in NBA basketbolundan Avrupa basketboluna dogru gosterdigi evrimde, Hoca'nin ona kazandirdigi perspektifin buyuk etkisi var. Akli basinda her basketbol takipcisinin kaale dahi almamasi gereken, "Obradovic oyuncu gelisimini beceremiyor", "Obradovic iyi oyuncularla calismasi sayesinde bu kadar basarili" seklindeki argumanlarin antitezi olabilecek nitelikte aciklamalar.
-
Oly taraftarı bir arkadaşım ile maç öncesi konuştuğumuzda ben dahil onların kazanacağımı ancak kazanma ihtimalimizi ise deplasmanlardaki yenilmezliğimizden dolayı görüyordum.
Onun Goudelock hakkında sıradan bir şutör demesi garibime gitmişti sanki Goudelock onun için oynamış :D
-
Olympiakos maci sonrasinda bir Yunan gazeteci Goudelock ile roportaj yapmis. Bu roportaji cok muhim buldum zira bizim devamli konustugumuz--veya bazilarinin tartistigi--noktalara isik tutar nitelikte.
Goudelock, macin basindan itibaren gununde oldugunu hissetmis. Ancak yine de, kendisine guzel firsatlar hazirlayan arkadaslarini da unutmamis ve onlara tesekkur etmis. Roportajin en onemli kisminda ise, Obradovic'in koclugunda muazzam bir gelisme gosterdigini dile getiren Goudelock; Hoca'nin su ana kadar calistigi en zorlu koc oldugunu belirtmis. Suraya dikkat: Obradovic sayesinde bu oyunu hem savunma hem de hucum anlaminda daha iyi anladigini soylemis.
Anladigim kadariyla, Goudelock'in NBA basketbolundan Avrupa basketboluna dogru gosterdigi evrimde, Hoca'nin ona kazandirdigi perspektifin buyuk etkisi var. Akli basinda her basketbol takipcisinin kaale dahi almamasi gereken, "Obradovic oyuncu gelisimini beceremiyor", "Obradovic iyi oyuncularla calismasi sayesinde bu kadar basarili" seklindeki argumanlarin antitezi olabilecek nitelikte aciklamalar.
obradoviç sadece basketbolun doğrularını oyuncularına anlatmaya çalışan bir öğretmen onun söylediklerini yapmaya çalışan oyuncular gerçek performans eşiklerine ulaşıp o noktada devam ediyorlar dinlemeyip bu işi sadece para için yapanlarda oradan oraya savruluyorlar (kimse katılmayabilir ama bo buna bir örnektir) obradoviç çok sert gibi gözükse de mükemmel bir eğitmen onun değerini sadece basketbol iq'su yüksek oyuncular anlıyor
şimdi gou'ya gelelim onun basketbol iq'sunun genel anlamda çok çok yüksek olduğunu düşünüyorum bu yüzden gelişimini sürekli bir hale getireceğini varsayarak mini değil ''yeni'' hatta Taipan olma yolunda hızla ilerliyor imrenerek izliyorum
başlığı açtığın zaman aralığı nedeniyle teşekkür ederim besim eline sağlık
-
Besim;
"Obradovic oyuncu gelisimini beceremiyor", "Obradovic iyi oyuncularla calismasi sayesinde bu kadar basarili"
şu yukarıdaki lafı diyen siktirsin gitsin.. kafasını kuma gömsün..hatta becerebiliyor ise çevirip kendi arkasına soksun.
tamam kabul ediyorum ben ve bazı dostlar Obradoviç'i tanrı moduna sokup laf etmiyoruz , bu durumdan da rahatsız değilim. kendisini sonuna kadar sıvamaktan gocunmam.
Hakan Yaman hatırlar, bize kim gelsin mevzusu konuşurken '' ya Obra çok sert bize ağır gelir gelmesin , İvkovic dede kıvamında bizim oyunculara daha iyi olumlu olur '' tezini savunan birisiyim. ( duda yı da çok severim )
ama Obradoviç bize geldikten sonra gördüklerim sonrası adama tapmamak ciddi anlamda bana anormal bi durum gibi geliyor.
bizde olduğu müddet boyunca da kendisine tapmaya '' vardır bi bildiği '' demeye devam edeceğim.
hiç gocunmuyorum hatta çok büyük keyif alıyorum
Obradoviç bundan sonra hata da yapacak , transfer yanlışı da yapacak maçları da kaybedecek ama genel itibari ile bizleri getirdiği seviye muazzam
Ben hep günlük başarı olmasın ,bizim de artık bi kültürmüz olsun , maçlara başlamadan kaybetmeyelim modundayımdır.
35 yaşına geldik , çok bekledik artık cidden yeter ,
doğru yönetim zihniyetini de bulduk , Gherardinhi &Obradoviç ortaklığı ile her sene muhteşem olmasak bile hep gurur duyacağımız bir takım /organizasyon olacaktır.
bu arada ben yıldızlardan ziyade takım olmanın en önemli olgusuna inanan bir insanım , ama gelişmelerden görüyorum ki sanrım en güzel iş kaliteli oyunculardan kurulu iyi bir takım başarı için en ideal yolmuş :) 8)
Hakan abiye haklılığını veriyorum . vasat sevicilikten vazgeçiyorum ;) ama takım kimyasının herşeyin önünde önemli olduğunu düşünuyorum.
Besim Obradoviç 32 yaşında 1992 senesinde başladığı koçluk kariyerinde kazanmadığı kupa kalmadı...
8 euroleague -2 saporta kupası kazanmış ( o zamanlardaki saporta kupası şimdillik eurcup seviyesinden çok daha zordu ) bir koç için laf etme hakkı kimsenin yoktur. bu konuda ciddiyim. herkes haddini bilecek
yok o oyuncu gelişmemiş yok bu oyuncu ile yapmış , siktirsinler.
Evet Obradoviç mutlaka başarı ister sonuç odaklıdır ama bu başarıya giderken oyuncuları da kendi sistemiş içinde maxa zorlar.
bunu konuşmak ve tartışmak bile ciddi anlamda bana çok komik geliyor. artık bu mevzuları geçelim diye düşünüyorum.
Avrupa nın saygın koçları vs arasında dediler tam 5 sene bizi Tanjeviç'e muhtaç ettiler. bakın adam çok kaliteli olabilir iyi bir hoca olabilir herşey olabilir de yahu kariyerinde 1 -tane bile final 4 oynamamış bir koçu bize çok büyük bi koç diye yutturmaya çalıştılar .. vallaha o zamanlar ses çıkartmadığım günler için kendime kızıyorum utanıyorum :( :(
neyse işin kısası rüyada gibiyiz , yıllarca milleitin başarılarını izlerken iç geçirdik , parkeye maç başlamadan kesin kaybederiz psikolojisi ile çıktık ama çok şükür 2 senedir o moddan sıyrıldık. geçen sene tam olmadı başaramadık ama bu sene şimdiye kadar 1 maç harici ( pao deplasmanı ) bu takım her maçında bizim kafamızı aşağıya eğmedi.
çok sıvadım övdüm, Nazar değmesin.. sonu ne olur bilemiyorum , top 8e kalma durumu da resmi olarak henüz garanti değilken temkimli olmakta fayda var diye düşünüyorum ;)
Ne yapıp ne edip Obradoviç ile 2 senelik sözleşme uzatmamız lazım
-
Valla sizler kadar engin basketbol bilgim yok, ancak Pianigiani döneminden sonra 1,5 sene içerisinde geldiğimiz nokta muazzam! Ben hala Obra öncesi takımın ruhsuzluğuna katlanamayıp maçları izlemeyi yarıda bıraktığım günleri hatırlıyorum. Koç eleştirilebilir, herkesin kendi fikri var tamam, iyi hoş ancak hangimizin koç kadar başarısı var ki? Adam zaten bizim kafadakileri aynen yapsa diğerlerinden bir farkı kalmazdı...
Neyse fazla uzatmayalım Obradovic başımıza gelen en güzel şey, bir an önce sözleşme uzatılması gerekiyor. Sözleşme işi uzadıkça endişeleniyorum, çünkü AY hocanın katkısı şampiyonluğa minimal mantalitesinde ve bu beni çok korkutuyor!
-
Besim;
"Obradovic oyuncu gelisimini beceremiyor", "Obradovic iyi oyuncularla calismasi sayesinde bu kadar basarili"
şu yukarıdaki lafı diyen siktirsin gitsin.. kafasını kuma gömsün..hatta becerebiliyor ise çevirip kendi arkasına soksun.
tamam kabul ediyorum ben ve bazı dostlar Obradoviç'i tanrı moduna sokup laf etmiyoruz , bu durumdan da rahatsız değilim. kendisini sonuna kadar sıvamaktan gocunmam.
Hakan Yaman hatırlar, bize kim gelsin mevzusu konuşurken '' ya Obra çok sert bize ağır gelir gelmesin , İvkovic dede kıvamında bizim oyunculara daha iyi olumlu olur '' tezini savunan birisiyim. ( duda yı da çok severim )
ama Obradoviç bize geldikten sonra gördüklerim sonrası adama tapmamak ciddi anlamda bana anormal bi durum gibi geliyor.
bizde olduğu müddet boyunca da kendisine tapmaya '' vardır bi bildiği '' demeye devam edeceğim.
hiç gocunmuyorum hatta çok büyük keyif alıyorum
Obradoviç bundan sonra hata da yapacak , transfer yanlışı da yapacak maçları da kaybedecek ama genel itibari ile bizleri getirdiği seviye muazzam
Ben hep günlük başarı olmasın ,bizim de artık bi kültürmüz olsun , maçlara başlamadan kaybetmeyelim modundayımdır.
35 yaşına geldik , çok bekledik artık cidden yeter ,
doğru yönetim zihniyetini de bulduk , Gherardinhi &Obradoviç ortaklığı ile her sene muhteşem olmasak bile hep gurur duyacağımız bir takım /organizasyon olacaktır.
bu arada ben yıldızlardan ziyade takım olmanın en önemli olgusuna inanan bir insanım , ama gelişmelerden görüyorum ki sanrım en güzel iş kaliteli oyunculardan kurulu iyi bir takım başarı için en ideal yolmuş :) 8)
Hakan abiye haklılığını veriyorum . vasat sevicilikten vazgeçiyorum ;) ama takım kimyasının herşeyin önünde önemli olduğunu düşünuyorum.
Besim Obradoviç 32 yaşında 1992 senesinde başladığı koçluk kariyerinde kazanmadığı kupa kalmadı...
8 euroleague -2 saporta kupası kazanmış ( o zamanlardaki saporta kupası şimdillik eurcup seviyesinden çok daha zordu ) bir koç için laf etme hakkı kimsenin yoktur. bu konuda ciddiyim. herkes haddini bilecek
yok o oyuncu gelişmemiş yok bu oyuncu ile yapmış , siktirsinler.
Evet Obradoviç mutlaka başarı ister sonuç odaklıdır ama bu başarıya giderken oyuncuları da kendi sistemiş içinde maxa zorlar.
bunu konuşmak ve tartışmak bile ciddi anlamda bana çok komik geliyor. artık bu mevzuları geçelim diye düşünüyorum.
Avrupa nın saygın koçları vs arasında dediler tam 5 sene bizi Tanjeviç'e muhtaç ettiler. bakın adam çok kaliteli olabilir iyi bir hoca olabilir herşey olabilir de yahu kariyerinde 1 -tane bile final 4 oynamamış bir koçu bize çok büyük bi koç diye yutturmaya çalıştılar .. vallaha o zamanlar ses çıkartmadığım günler için kendime kızıyorum utanıyorum :( :(
neyse işin kısası rüyada gibiyiz , yıllarca milleitin başarılarını izlerken iç geçirdik , parkeye maç başlamadan kesin kaybederiz psikolojisi ile çıktık ama çok şükür 2 senedir o moddan sıyrıldık. geçen sene tam olmadı başaramadık ama bu sene şimdiye kadar 1 maç harici ( pao deplasmanı ) bu takım her maçında bizim kafamızı aşağıya eğmedi.
çok sıvadım övdüm, Nazar değmesin.. sonu ne olur bilemiyorum , top 8e kalma durumu da resmi olarak henüz garanti değilken temkimli olmakta fayda var diye düşünüyorum ;)
Ne yapıp ne edip Obradoviç ile 2 senelik sözleşme uzatmamız lazım
Sevgili Cem, bastan sona keyifli okudum: Obradovic dusmanligi yapanlara karsi arsivlik bir yorum olmus. Ama moderator olunca ilk isim, Obradovic sivamasini yanlis basliga yazdigin icin senin uyeligini kisa bir sureligine askiya almak olacak...
-
Gou ile ilgili bir kaç şey yazayım
inanılmaz gelişim gösteriyor farkı görmek isteyen ilk milano maçını izleyebilir
kendi başına bir takımı yenebileceğini düşünen gou dan şimdi hocanın çizdiği rol dahilinde verebileceğinin hepsini veren gou ya
çok büyük artıları var zaten arkadaşlar yazdı. Maçlara en konsantre çıkan oyuncumuz olarak görüyorum.
Şuan eksisi benim gözüm de kendinden biraz uzun atletik oyunculara karşı zorlanıyor. Birde ikili sıkıştırmalarda boş adamı daha fazla görmesi gerekiyor
onun dışında muazzam oynuyor
Son olarak sezon başında gerçekten çok eleştirdim ama şuan muazzam oynuyor.
Darısı ZİSİS in başına
-
Şuan eksisi benim gözüm de kendinden biraz uzun atletik oyunculara karşı zorlanıyor. Birde ikili sıkıştırmalarda boş adamı daha fazla görmesi gerekiyor
Kendisinden uzun atletik oyunculara karşı zorlanması uzun vadede bizim artımızdır. Zaten bu zafiyeti olmasa NBA'den Avrupa'ya gelmezdi. Hani "Alex koşsa Real Madrid'de oynardı" repliğinde ifade edilen durum, aslında Goudelock'ı Avrupa'da tutacak sırdır.
-
Kendisinden uzun atletik oyunculara karşı zorlanması uzun vadede bizim artımızdır. Zaten bu zafiyeti olmasa NBA'den Avrupa'ya gelmezdi. Hani "Alex koşsa Real Madrid'de oynardı" repliğinde ifade edilen durum, aslında Goudelock'ı Avrupa'da tutacak sırdır.
Aynen katılıyorum abi. Zaten o tipte, iyi savunmacı oyuncu sayısı Avrupa'da az. Dolayısıyla bizim gibi bir takımın parçası oldğu sürece o zorlanmaları da başka türlü çözebilir.
-
Kendisinden uzun atletik oyunculara karşı zorlanması uzun vadede bizim artımızdır. Zaten bu zafiyeti olmasa NBA'den Avrupa'ya gelmezdi. Hani "Alex koşsa Real Madrid'de oynardı" repliğinde ifade edilen durum, aslında Goudelock'ı Avrupa'da tutacak sırdır.
Genelde bütün oyuncular kendisinden atletik oyuncular karşısında zorlanır...Normal bir durum bu...
-
Genelde bütün oyuncular kendisinden atletik oyuncular karşısında zorlanır...Normal bir durum bu...
Şimdi farklı örnekleri var hocam. Iverson kariyeri boyunca kendisinden daha uzun, atletik oyuncular tarafından savunuldu ama hızıyla bunu aştı. İşte, Stephen Curry'e hemen her maç ondan daha uzun ve atletik oyuncular baskı yapıyor ama sayıya bir şekilde gidiyor. Kobe Bryant'ın meşhur Lakers-Portland serisinde (2000) kendisiyle eşleşen Scottie Pippen gibi efsane bir savunmacıya karşı, daha kısa olmasına rağmen başardıkları ortada... Yani NBA açısından konuşursak, Goudelock kadar yavaş penetre edip, yürüyerek adam geçerek sayı bulan çok az adam var. Bunlardan birisi artık kariyerinin sonuna gelen Paul Pierce ama o da Goudelock'la kıyaslanmayacak kadar güçlü, dayanıklı ve ayrıca saha görüşü kusursuza yakın bir oyuncu... Bir de Harden var yürüyerek penetre edebilen ama o da önünü boşalttığı zaman çok çabuk hızlanabiliyor. Yani Goudelock'ın tarzıyla NBA'de yıldız değeri kazanabilmek çok zor... Ama Avrupa basketbolunda cidden onu terletecek savunmacı sayısı bir elin parmağını bulmaz. Bire birde...
-
Gou için bende açık ve net olan tek şey şu.
Oly maçı da bunu kanıtladı. Bu adam tek başına maç alabiliyor. Çıksa 30 sayı atsa kimseye garip gelmiyor. Yada 1/10 şut isabeti ile oynarken son topu eli titremeden potaya atıyor. Bugun yada yarın biz bu kupayı alacaksan yada f4 de mücadele edeceksek, bu adamın değeri orada daha iyi ortaya çıkacaktır. Çünkü f4 de ne sistem, ne düzen. Bazen oyun tamamen kilitleniyor. O kilidi açacak eli titremeden bu işi yapacak adam da Gou.
-
Kobe Bryant'ın yokluğunda kısa rotasyonu çöken Lakers'ta Goudelock play-off öncesi kadroya dahil edilmiş ve 26 Nisan 2013 tarihinde, serinin üçüncü maçında San Antonio Spurs potalarına Lakers formasıyla 20 sayı bırakmıştı. Bu onun kişisel kariyerinde NBA rekoruydu.
Goudelock 20 sayı - 26.04.2013 LAL-SAS (NBA Kariyer Sayı Rekoru) (http://www.dailymotion.com/video/x2jzg7q)
-
Andrew bir hücumda üst üste zorlamalarından sonuç alamaz ,ancak oyun Bogdan'ın tepeden üçlüğüyle bitince rahatlayarak sevinir. Molaya giderken koça pardon diye el kaldırarak hücumu sıkıştırmasının hata olduğu jestini yapar.
Obra reis ise kızmak yerine alkışlayarak sahaya girer, takım arkadaşlarıyla beraber Andrew'e moral verilir. Ona duyulan güven ve sempati, takımdakilerin birbirini tamamlayıcı yönlerinin zamanla bu kadar pekişmesiyle, bizim için değerini iyice gözler önüne seriyor.
https://youtu.be/rFWrVtsRJfw
-
Andrew bir hücumda üst üste zorlamalarından sonuç alamaz ,ancak oyun Bogdan'ın tepeden üçlüğüyle bitince rahatlayarak sevinir. Molaya giderken koça pardon diye el kaldırarak hücumu sıkıştırmasının hata olduğu jestini yapar.
Obra reis ise kızmak yerine alkışlayarak sahaya girer, takım arkadaşlarıyla beraber Andrew'e moral verilir. Ona duyulan güven ve sempati, takımdakilerin birbirini tamamlayıcı yönlerinin zamanla bu kadar pekişmesiyle, bizim için değerini iyice gözler önüne seriyor.
https://youtu.be/rFWrVtsRJfw
Cok guzel bir goruntu gercekten...
-
Andrew bir hücumda üst üste zorlamalarından sonuç alamaz ,ancak oyun Bogdan'ın tepeden üçlüğüyle bitince rahatlayarak sevinir. Molaya giderken koça pardon diye el kaldırarak hücumu sıkıştırmasının hata olduğu jestini yapar.
Obra reis ise kızmak yerine alkışlayarak sahaya girer, takım arkadaşlarıyla beraber Andrew'e moral verilir. Ona duyulan güven ve sempati, takımdakilerin birbirini tamamlayıcı yönlerinin zamanla bu kadar pekişmesiyle, bizim için değerini iyice gözler önüne seriyor.
https://youtu.be/rFWrVtsRJfw
ilk yanına giden de Bogdan ...
Allah nazardan saklasin
-
ilk yanına giden de Bogdan ...
Allah nazardan saklasin
Amin
-
Bogdan bize Allahın bir lütfu :)
-
o pozisyonu macta canlı farkedenlerdenim.. cok güzel sahne
-
takımın ne kadar bilinçli olduğunun güzel bir göstergesi :)
-
"Unicaja Malaga'nın İzlandalı forveti Stefansson, Fenerbahçe Ülker'in sayı makinesini tutmanın neredeyse imkansız olduğunu söyledi.
Turkish Airlines Euroleague'de Fenerbahçe Ülker karşısında tutunamayan Unicaja Malaga cephesinden sarı-lacivertlilere övgü geldi. İspanyol ekibinin İzlandalı forveti Jon Arnor Stefansson, Andrew Goudelock ile ilgili İspanyol basınına konuştu.
Kaydettiği 22 sayıyla maçın en skorer ismi olan ABD'li oyuncuyu savunmakta çok zorlandığını itiraf eden 32 yaşındaki basketbolcu, "Goudelock inanılmaz bir oyuncu. Top elindeyken onu durdurmak çok zor. İçeriye çok hızlı penetre ediyor ve büyük bir şut tehdidi var. Ona karşı tam konsantre olmalısınız" dedi." Milliyet
-
Doğru koçla doğru sistemde oynadığı ve kendisi de son derece karakterli bir oyuncu olduğu için bizlere "Sen Allahın bir lütfusun" şarkısını söyletiyor. Adını her anışımda tahtaya vuruyorum böyle şeylere inanmasam da... 8)
-
"Unicaja Malaga'nın İzlandalı forveti Stefansson, Fenerbahçe Ülker'in sayı makinesini tutmanın neredeyse imkansız olduğunu söyledi.
Turkish Airlines Euroleague'de Fenerbahçe Ülker karşısında tutunamayan Unicaja Malaga cephesinden sarı-lacivertlilere övgü geldi. İspanyol ekibinin İzlandalı forveti Jon Arnor Stefansson, Andrew Goudelock ile ilgili İspanyol basınına konuştu.
Kaydettiği 22 sayıyla maçın en skorer ismi olan ABD'li oyuncuyu savunmakta çok zorlandığını itiraf eden 32 yaşındaki basketbolcu, "Goudelock inanılmaz bir oyuncu. Top elindeyken onu durdurmak çok zor. İçeriye çok hızlı penetre ediyor ve büyük bir şut tehdidi var. Ona karşı tam konsantre olmalısınız" dedi." Milliyet
Milliyet maç öncesi Stefansson'un EL sitesine verdiği demeci alıntılamış, ona karşı oynamak için sabırsızlanıyorum falan da demişti :)
-
Andrew Goudelock, Nisan 2015: “Avrupa'da Kimse Bizi Yenemez”.
-
Umarım sakatlık ciddi değildir. Topluca dua edelim.
-
Sakatlığı hakkında bilgi var mı? İnşallah ciddi değildir :(
-
fenerbahçe ülker instagram böyle bir foto paylaşmış
https://instagram.com/p/1_EokswdPF/?taken-by=fenerbahceulker
-
Sakatlandığı maçın üzerinden üç gün geçti, bugünkü maçın kadrosunda yok. Ancak ne resmi sitede ne de başka bir yerde sakatlığının ne olduğuna ya da ne kadar sürede düzeleceğine dair bir haber göremedim.
-
Sorun yok gou da. .dinlendirildi
-
İnşallah Daçka maçında oynayabilecek durumdadır.
-
Andrew Goudelock'ın F4 öncesi NBA'in resmi sitesinde çıkan muazzam yazının çevirisi:
Zaferin reçetesi Kobe Bryant'tan: Andrew Goudelock
Kobe Bryant'tan söz ediyordu.
''İlk hazırlık maçımızda sahaya çıktığımızda herkes 'Kobe! Kobe!' diye bağırıyordu'' diyor Andrew Goudelock, lokavta sahne olan 2011-12 sezonunda Los Angeles Lakers formasıyla çaylak sezonunu oynadığı o günlerden bahsederken... Devam ediyor: '' 'Daha önce hiç böyle bir ortamda bulunmamıştım' dedim Kobe'ye. 'İnsanlar çıldırmışçasına ismini haykırıyor, resimlerini çekiyor, bu seni şaşırtmıyor mu?' dediğimde şöyle cevap verdi: 'Sahaya çıktığımda hiçbir şey duymuyorum. Sadece ben ve saha. Hiçbir şey olmuyormuş gibi oynuyorum.'
''Kendime dedim ki; bu benimsemek için iyi bir felsefe.''
Yaklaşık 3 yıl sonra, 6 bin mil uzakta bir yerlerde Goudelock, bugün Fenerbahçe Ülker'i Madrid'teki Euroleague Dörtlü Finali'nde zafere taşımaya çalışacak. Bu, NCAA'deki March Madness ve NBA'deki Play-Off'lar ile birlikte benzersiz bir basketbol deneyimi... Atlanta'nın varoşlarından gelen 26 yaşındaki bu adam, Türkiye'nin Kobe Bryant'ı olmuş durumda. Fenerbahçe Ülker'in en skorer ismi, 15 yıl sonra Euroleague'de Final-Four gören takımının formasıyla birkaç saat sonra ev sahibi Real Madrid karşısında büyük tezahüratlar ve yuhalamalar duyuyor olacak. Fenerbahçe Ülker turnuvanın ev sahibini yenerse, Pazar günkü finalde rakibi muhtemelen NBA dışındaki en yetenekli takım olan CSKA Moskova olacak. Rus ekibi, yarı finalde Yunanlılar'ın gururu Olympiakos'la karşılaşıyor olacak.
Goudelock, dev maç öncsinde ''Elbette zor olacak, ancak biz her tür savaşı vermiş bir ekibiz'' diyor: ''Bu yıl Real Madrid dışında Final-Four'a kalan diğer iki takımı da deplasmanda yenmeyi başardık. Real'i henüz deplasmanda yenmemiş olmamızın tek sebebi onlarla henüz burada karşılaşmamış olmamız. Tam anlamıyla yol savaşçısı bir takımız, kendimize güvenimiz tam.''
Madrid'teki yarı finalin nasıl gideceğini biliyor. İki takım da daha önce NBA'de oynamış ve gelecekte NBA'de oynayacak oyunculara sahipler. Goudeock bu maçta kendini Rudy Fernandez ve Sergio Llull ile eşleşmiş olarak bulacak. Eğer maç sonuna geldiğimizde skorda denge varsa, top Goudelock'un ellerinde olacak. Muhteşem gürültüyü tribünlerden söküp yerine sakin ve derin bir sessizlik koymaya çalışacak. O an güveneceği şey hisleri; inanacağı şey ise Kobe Bryant'ın öğretileri...
''Burada kurallar farklı, hemen her şey çok farklı. Büyük maçlar neredeyse bir satranç maçı gibi Birbirinize diş geçirip dururken iş büyük şutları sokmaya kalıyor'' diyor Goudelock, ve devam ediyor: ''Bu yüzden bu hafta tüm idmanlara herkesi öldürmek istercesine bir hisle gittim. İdman sonrası bana gelip 'Bugün gerçekten çok agresiftin, iyi misin?' diye sordular. Onlara hazırlanmaya çalıştığımı söyledim. Çünkü ilk yılımda, Play-Off'lardan hemen önce Kobe bana bir idman sonrasında ''Bu aralar biraz daha sertleşeceğimi göreceksin çünkü şimdi Play-Off zamanı. Daha agresif olmalı, daha aç olmalı ve her kimle oynarsak onları mahvetmeliyiz'' demişti. İdmanımızdan önce bunu anımsadım.''
Kobe'den dersler
''Üç farklı ekip vardı sahada. Kobe ve onunla birlikte ilk beş çıkanlar mor tişört giyerdi. Lakers'ın ikinci beşi ise beyaz giyerdi. Pembe giyen üçüncü tayfadaydım ve kendime baktığımda 'Ah, bunlar bana pek de yakışmadı galiba. Evi arayıp var olan her şeyimi ortaya koydum ancak yetip yetmeyeceğini bilmiyorum' diyebilirdim.''
Los Angeles Lakers, 2011 NBA Draftı'nın ikinci turunun 46. sırasında onu seçtiğinde kendinden geçmiş gibiydi. Gerçek olan hayalleri, LA Lakers'ın lokavt yüzünden kısaltılan hazırlık kampıyla travmatik bir hale gelmişti. Pozisyonuna göre kısa olan 1.90'lık guard, her şeyin arkasındaydı. Takımın defansif pick and roll oyunlarına alışmış değildi. NBA'in üçlük çizgisi daha uzaktaydı. Mücadeleler çok daha çetindi. Süre alamadığı bir idman bile olmuştu.
Goudelock, o günden şöyle bahsediyor:
''Oteldeki odama gidip diz çökerek ağlayabilirdim. Bir an için kendime ''Al işte, her şey bitti'' der gibi oldum. O anki halimi beyinle ilgilenen bir bilim adamı bile anlayamazdı. Ancak başımı dik tutup savaşmaya devam edecektim.''
Sprintlerde en hızlı olmayı denemekle başladı. Tecrübesizliğini önüne koyup duran koçlarına inat, savunmada en gürültülü ve en aktif adam olmaya çalıştı. Sonuç olarak yeni Lakers koçu Mike Brown, ona Lakers'ın son iki hazırlık maçında kenardan gelerek oyuna dahil olacağını söyledi. ''Oyuna girdiğimde çok heyecanlıydım'' diyor, LA Clippers'ın oyun kurucusu Chris Paul'ün savunmasında, şut saati dolmak üzereyken topu ön alanda süren Goudelock: ''Etrafıma bakıyordum ve koçların 'şut at' dediğini hatırlıyorum. Chris Paul'ün yüzünün üzerinden bir şut gönderip kaçırdım. Çocuklar çılgına dönmüşlerdi. Andrew Bynum 'N'apıyorsun oğlum' der gibiydi, ben de ''E şut at dediler' gibi bir tepki vermiştim. Gözüme perde inmiş gibiydi ve birkaç kötü şut daha attım.''
Andrew Goudelock
Lakers günleri devam ederken Andrew Goudelock, 2013 NBA Play-Off'larında Spurs'e karşı oynamıştı. Oyun sertleşmeye başlamıştı. Andrew o an kendine savunmaya odaklanıp doğru şutlar geldiğinde atmayı telkin etti. İkinci çeyrekte ilk üçlüğünü soktu. İkinci yarıda iki üçlük daha vardı ki bunlardan biri de takımını yeniden öne geçirmişti. Bu maçın ardından Coach Mike Brown'un ofisine davet edilecek ve Preseason boyunca gösterdiği efor sebebiyle tebrik edilecekti. ''Bana, 'sana bir şans vereceğim' dedi. Ancak neyi kastettiğini anlamamıştım, kimse size bir şey söylemiyordu.''
Bir sabah, antrenör odasında Kobe, Andrew'a seslendi: ''Mitch seni görmek istiyor!'' Bu, Goudelock'un Genel Menajer Mitch Kupchak tarafından takımdan kesildiğinin habercisiydi: ''Yüzüm düştü, ağlamak üzereydim. Etrafa bakıyordum ve oraya doğru yürüyordum.'' Ancak sonrasında Goudelock'ın 'Yüreğime böyle su serpildiği bir an daha hatırlamıyorum' dediği o cümle geldi: ''Yok be oğlum, seninle kafa buluyor.''
''Çok mutluydum, Kobe de orada bir yerde gülmekten yerlere yatıyordu. Kalbimin böyle çarptığını bilmiyorum.''
O sezon, Goudelock'ın hayatına yön veren sezondu. Üç gün sonra ulusal televizyondan yayınlanan Christimas Maçı'nda Bulls potasına üçlükler gönderiyordu. Sezon devam ederken idmanda Kobe ile ağız dalaşına girmeye bile başlamıştı:
''Gelmiş geçmiş en rekabetçi adamla rekabet etmek benim için en önemli fırsattı'' diyor Goudelock: ''O da buna saygı duyuyordu zira ondan korkmuyordum.'' Mini Mamba, korkusuzluğuyla nam salıyordu. Bir gece, maç esnasında bir takım arkadaşı zor bir şutu pas geçtiğinde o da bunu anlayacaktı: ''Benchteydim, Kobe bana doğru döndü ve ''Şu takımda bu şutu atacak bir sen, bir de ben varız'' minvalinde bir şeyler söyledi.'' Goudelock, ilk ayın sonunda kullandığı üçlüklerin yarısında isabet bulup 12 sayı ve 3 asistle oynadığı Charlotte galibbiyetinin ardından soyunma odasına yürüyordu. Bu sırada Matt Barnes ve Luke Walton'ın aralarında konuşurken ''Şut atmayı sevdiği kesin'' dediklerini duydu ve ''Siz neden söz ediyorsunuz?'' diye sordu. Barnes ve Walton gülerek yanıtladı: ''Kimden bahsettiğimizi biliyorsun, senden söz ediyoruz'' dediler. Hemen ardından da Kobe ''Sana Mini-Mamba diyeceğiz'' dedi, Drew'a göre bu 'harika' bir andı.
Avrupa'ya uyum sağlamak...
Fenerbahçe Ülker'in 55 yaşındaki koçu Zeljko Obradovic, Euroleague'de farklı takımlarla 8 kez şampiyonluk kazanmıştı. Başarıları açısından bakıldığında ondan Avrupa'nın Phil Jackson'ı denilebilirdi. Saha kenarındaki haline bakıldığında ise ondan 1985'lerin Bobby Knight'ı diye söz edilebilirdi.
''Oyuna dönük tutkusu tıpkı bizim gibi'' diyor Goudelock, ZOC için: ''Yüzünün kızardığı bazı anlarda o renge kırmızı diyemiyorsunuz. Nerdeyse morarıyor. Bazen ona bakamıyorum çünkü eğer gerçekten çok ama çok sağlam biri değilseniz bu bakış sizi etkileyebilir. Buraya ilk geldiğimde buna alışık değildim. Hatalar yaptığımda antrenörlerime 'Gırtlağıma sarılacak gibi görünüyor' diyordum. Ancak onlar da bana onun aslında öyle biri olmadığını söylediler. Sonrasında da o benimle konuşup ''Bu kişisel bir şey değil, benim kendi yapımla ilgili'' dedi. Galibiyet şüpheye düştüğünde topu bana emanet edeceğini söyledi.'' Ayrıca Obradovic, Goudelock'ın daha fazla savunma yaparak ve ikili sıkıştırma geldiğinde takım arkadaşlarının iyiliği için daha akıllı kararlar alarak sürelerini hak edebileceğini anlattı skorer oyuncuya.
Fenerbahçe Ülker Genel Menajeri, Avrupa'nın en 'winner' koçu hakkında şöyle diyor: ''Onu şahsen tanısanız çok şaşırırdınız. Çok barışçıl ve oyuncularına büyük saygı duyuyor. Her zaman diyalog kurmaya çalışıyor, çok büyük talepleri olduğunda bile... Basketbolun 7/24 olduğuna inandığını biliyorsunuz, ancak aynı anda onun iyi bir kitabı okuduğunu, güzel bir akşam yemeğinin tadını çıkardığını, kaliteli müzikler dinlediğini veya TV izlediğini görebiliyorsunuz.''
''Drew için ilk başta Obradovic gibi bir koçun yoğunluğunu ve taleplerini anlamak biraz zor oldu. Ancak ilk birkaç ayın sonunda aralarındaki ilişki, karşılıklı anlayış sayesinde gelişti ve Drew da maçtan maça daha iyi bir hale geldi. Buralarda patlayıcı etkiye sahip bir oyuncu olmak istiyorsanız sahaya her çıktığınızda devamlılığınızı sürdürebilmelisiniz. Sezon boyunca her gün, günde iki sert idmanla çalıştılar. Goudelock'un savunmadaki sorumluluğu gelişti, alan savunmasında sınırı olmayan Avrupa'nın savunmadaki küçük oyunlarını çözdü.''
Goudelock ise şöyle anlatıyor: ''Eğer sahada olmak istiyorsanız, herşeyinizi vermeniz gerekiyor. Eğer yapmanız gerekeni yapmazsanız, daha çok koşmanız gerekecek. Obradovic herkesi mesul tutuyor. Bazen onu anlamakta zorlanıyorum. Bir kez bana 'Ray Charles bile bu pası görürdü be' diye bağırmıştı, hala düşündükçe gülesim geliyor.''
Goudelock devam ediyor, ''Anlatmak istediği iki aşama var. Bize 'Bu böyledir' diyor, sonra da 'Hayatın tamamı böyledir' diyor. Bugünkü idmanda da böyle konuştu çünkü biri rotasyonda gecikti ve koç çıkıp ''Bir saniye herşeyi belirleyebilir. Tüm hayat böyledir'' dedi. İçimden güldüm, zira güldüğümü duysa beni gözyaşına boğabilir. Bu böyledir.''
Rüyalar, rüyalar...
Stone Mountain'de doğan Goudelock, büyüdüğünde iki basketbol bursu teklifi aldı. Charleston'daki kolej kariyerinin son döneminde, Coach Bobby Cremins'in ekibinde oynarken tüm ülkede 23.4 sayı ortalaması tutturmuş ve bu alanda en skorer 4. oyuncu olmuş, aynı dönemde üç sayı çizgisinin gerisinde %40.7 ile oynamıştı. Los Angeles Lakers, 2012-13 sezonundan önce onu takımdan kesmişti, ancak aynı dönemde Goudelock iki farklı D-League takımıyla NBDL'i domine edip MVP seçilecekti. Sezonun sonunda sakatlıklar sebebiyle başı ağrıyan Lakers, onu yeniden takıma çağırmıştı ve Goudelock, Spurs karşısında Lakers'ın sürpriz galibiyeti patlattığı maça 20 sayıyla damgasını vurmuştu.
Rusya'da Unics Kazan formasıyla oynadığı son sezonla ilgili bahsettiği şeylerin başında buz gibi hava geliyor: ''Araba kullanmak mümkün değildi zira aracınız yolda gezip duruyordu, her yerde spin atan insanlar görüyordunuz. 20 kat giyinip büyük botlar ve kalın pantolonlar giymeden dışarıya adımınızı atamıyordunuz. Amerikan yemeği yoktu, kimse İngilizce konuşmuyordu. Takım arkadaşlarım, Avrupa'daki ilk yılımda muhtemelen Avrupa'nın en zorlu durağına geldiğimi söylüyorlardı.''
Goudelock o sezon Rusya Ligi'nde MVP Ödülü'ne layık görülürken, EuroCup'ta da en iyi oyuncular arasında anılacaktı. Aynı dönemde Avrupa basketbolunun efsane yöneticilerinden Maurizio Gherardini onu fark etti. İtalyan kulübü Benetton Treviso'da geçen 14 yıllık kariyerinde Mike D'Antoni, Zeljko Obradovic, Ettore Messina ve David Blatt ile çalışmıştı. İtalyan yönetici, 2006'da Toronto Raptors onu Başkan Yardımcılığı ve Genel Menajer Asistanı olarak göreve getirdiğinde NBA tarihinde bir NBA takımında üst düzey yöneticilik yapan ilk Avrupalı olmuştu. Devamında Oklahoma City Thunder'a danışmanlık yaptı ve sonrasında Fenerbahçe Ülker'in yolunu tuttu.
Gherardini, Obradovic ile Mini-Mamba arasındaki diyalogu şu sözlerle anlatıyor: ''Drew'un son topu kullanıp soktuğu ve kazandırdığı bir maçın ardından koçun yanına gidip bunun benim için bir sürpriz olmadığını söyledim. Zira bunun Drew'un şahsiyeti, Drew'un maçı olduğunu biliyordum. Bu çocuk topun el yaktığı anlarda baskı altındayken bu şutları atmayı seven bir oyuncu.''
Goudelock, Euroleague'in en iyi ikinci beşine seçildiği sezonda 16.4 sayı ortalaması ile takımına bu alanda liderlik etti. NBA ile NCAA'in karışımı konumundaki Avrupai üçlük mesafesinden %%45.5 ile atan keskin şutör, Kobe'den öğrendiği küçük oyunların birçoğunu buraya uydurmaya çalıştı. Bu küçük detaylar, atletik yönü git gide zayıflayan Kobe'yi NBA'de ayakta tutmaya yeten şeylerdi.
''Koç, baskı anında elini taşın altına koyabilen birine sahip olmaktan son derece memnundu. Şayet biz NBA'in 'clutch', Türklerin 'topun el yaktığı an' dediği bir anla 10 kez karşılaştıysak, 8'inde bu Andew'un şutu olacaktır'' diyor Gherardini: ''Koç ona tamamıyla güveniyor.''
Gherardini bir gün Fenerbahçeli antrenörlere ve oyunculara yeni skorerlerini tanıtmaya çalışırken elinde Goudelock'ın amcasıyla ilgili bilgiler içeren kağıt tutuyordu. Amca Goudelock, lisedeyken Gainesville'de Amerikan Futbolu oynuyordu ve kemik kanserine yakalanmıştı. Sol bacağının dizinden altında kalan kısmı ampute edilmek zorunda kalımıştı. 4 yıl sonra, 1986'da vefat edene kadar son iki sezonunu tek bacağı protez üzerinde tüm ağrılarına rağmen tamamlamayı başarmıştı.
''Üniversitedeyken bir gün bilgisayarda bana benzeyen birini gördüm. Büyürken yanımda yalnızca annem vardı. Babam etrafta yoktu. Bu yüzden hiçbir şey sormamıştım.'' Daha sonrasında bu adamın adı Andrew Goudelock olan amcası olduğunu öğrenecekti: ''Adımı ondan aldığımı bilmiyordum.''
Gherardini'nin Goudelock ve arkadaşlarına genç yıldızla ilgili anlatmak istediği nokta buydu: ''Onlara Drew'un hayatındaki değerleri, sertliğini ve asla pes etmeyişini anlattım. Drew'un ailesi, ona Andrew adını verirken amcasının hayalini kurduğu ihtişamlı kariyere ulaşabileceğini ümit ediyorlardı. Drew, bu hikayeyi duyduğunda çok şaşırmıştı. ''
Gherardini bunları anlatırken, Zeljko Obradovic başını anlamlı bir biçimde sallıyordu. Hayatın tamamı böyleydi.
Türkiye'de bir yıldız
Çok çabuk elden çıkardığı üçlükleri, Juan Carlos Navarro ile paylaştığı, hareket halindeyken şut atma konusundaki zirvesi ve Avrupa'daki en talepkar koçun komutasında ortaya koydukları, Goudelock'ın yedek sırasından destek bekleyen herhangi bir NBA takımı için ideal seçim olabileceğini gösteriyor. Goudelock, bununla ilgili ''NBA'de elbette bir şans daha elde etmek sitiyorum. Bu her zaman ilk hedefimdi. Ayrıca yarı yolda kalmak istemiyorum. Bazı oyuncuların garantisi olmayan, yarım sezonluk korkunç kontratlar aldığını görüyorsunuzdur. Ben gerekli diyeti ödedim, eğer böyle bir şey olacaksa bunun gerçekten büyük bir iş olması gerekiyor'' diyor. Goudelock, araba, ev ve ailesinin (1 yaşında Andrew Jr. adında bir oğlu var) tüm ihtiyaçlarını karşılayan Fenerbahçe'den, vergi kesintilerinden sonra 1.85 milyon dolar aldığını belirtiyor: ''Birçok kimse küçük bir pencerede basketbol oynadığınızı anlamıyor. Var olan sınırlı zamanda yapmanız gerekeni yapacaksınız. Sağda solda oturup NBA'i bekleyemezsiniz çünkü onlar, onları beklediğiniz biliyorlar. Orada olmayı çok istiyorum ancak cazibesine de yenik düşmeye niyetim yok.'' Her ne kadar 'eve' dönmüş oyuncular bu fırsatı, baskıyı ve gürültüyü hayal dahi edemeseler de o, bu haftasonunun değerini anlamış durumda. Gerçi evdekiler diyoruz da, Kobe anlamıştır.
''İşler bizim için korkunç gidiyor olabilir ve ben yedek sırasından Kobe Bryant'ın çıldırdığını görüyor olabilirim. Öyle durumlarda Kobe gözlerini kapatır, 10'a kadar sayar, derin bir nefes alır ve oyuna geri döner. Hiçbir şey olmamış gibi gerçekliğe geri döner. Bunu ilk yaptığında ne yaptığını anlayamamıştım. Bana 'Phil Jackson'un bize söylediği şeylerden biri, her durumda sakin kalmaktı. Çünkü işlerin ne zaman terse döneceğini bilemezsiniz' demişti.
Cuma günü işimiz çok basit: gözleri kapat, baskıyı sessize al, 10'a kadar say. ''Oyunda olduğum ve bir şeyler yaptığım her an, aynı yaklaşımı göstermeye çalışıyorum. Çünkü o haklı, bir şut tüm oyunu değiştirebilir ve siz bunu aklınızda tutmalısınız. Kobe'den öğrendiğim en büyük şeylerden biri de bu.''
'Pozisyonuna göre kısa', 'vasat bir kolejden çıkma' denilen bir oyuncunun, Madrid'te ev sahibi takım karşısında dünyanın en büyük ikinci şampiyonluğunu elde etme yolunda bu kadar rahat olmasının başka bir nedeni yok.
yazının orjinali: http://www.nba.com/2015/news/features/ian_thomsen/05/14/ex-laker-andrew-goudelock-makes-mark-in-turkey/index.html?ls=nbahpsplit2 (http://www.nba.com/2015/news/features/ian_thomsen/05/14/ex-laker-andrew-goudelock-makes-mark-in-turkey/index.html?ls=nbahpsplit2)
çeviren site: http://21numara.blogspot.com.tr/2015/05/zaferin-recetesi-kobe-bryanttan-andrew.html (http://21numara.blogspot.com.tr/2015/05/zaferin-recetesi-kobe-bryanttan-andrew.html)
-
Kupayı alıp gelin profil resmimi Goudelock bile yaparım. :)
-
Andrew Goudelock'ın F4 öncesi NBA'in resmi sitesinde çıkan muazzam yazının çevirisi:
Zaferin reçetesi Kobe Bryant'tan: Andrew Goudelock
Kobe Bryant'tan söz ediyordu.
''İlk hazırlık maçımızda sahaya çıktığımızda herkes 'Kobe! Kobe!' diye bağırıyordu'' diyor Andrew Goudelock, lokavta sahne olan 2011-12 sezonunda Los Angeles Lakers formasıyla çaylak sezonunu oynadığı o günlerden bahsederken... Devam ediyor: '' 'Daha önce hiç böyle bir ortamda bulunmamıştım' dedim Kobe'ye. 'İnsanlar çıldırmışçasına ismini haykırıyor, resimlerini çekiyor, bu seni şaşırtmıyor mu?' dediğimde şöyle cevap verdi: 'Sahaya çıktığımda hiçbir şey duymuyorum. Sadece ben ve saha. Hiçbir şey olmuyormuş gibi oynuyorum.'
''Kendime dedim ki; bu benimsemek için iyi bir felsefe.''
Yaklaşık 3 yıl sonra, 6 bin mil uzakta bir yerlerde Goudelock, bugün Fenerbahçe Ülker'i Madrid'teki Euroleague Dörtlü Finali'nde zafere taşımaya çalışacak. Bu, NCAA'deki March Madness ve NBA'deki Play-Off'lar ile birlikte benzersiz bir basketbol deneyimi... Atlanta'nın varoşlarından gelen 26 yaşındaki bu adam, Türkiye'nin Kobe Bryant'ı olmuş durumda. Fenerbahçe Ülker'in en skorer ismi, 15 yıl sonra Euroleague'de Final-Four gören takımının formasıyla birkaç saat sonra ev sahibi Real Madrid karşısında büyük tezahüratlar ve yuhalamalar duyuyor olacak. Fenerbahçe Ülker turnuvanın ev sahibini yenerse, Pazar günkü finalde rakibi muhtemelen NBA dışındaki en yetenekli takım olan CSKA Moskova olacak. Rus ekibi, yarı finalde Yunanlılar'ın gururu Olympiakos'la karşılaşıyor olacak.
Goudelock, dev maç öncsinde ''Elbette zor olacak, ancak biz her tür savaşı vermiş bir ekibiz'' diyor: ''Bu yıl Real Madrid dışında Final-Four'a kalan diğer iki takımı da deplasmanda yenmeyi başardık. Real'i henüz deplasmanda yenmemiş olmamızın tek sebebi onlarla henüz burada karşılaşmamış olmamız. Tam anlamıyla yol savaşçısı bir takımız, kendimize güvenimiz tam.''
Madrid'teki yarı finalin nasıl gideceğini biliyor. İki takım da daha önce NBA'de oynamış ve gelecekte NBA'de oynayacak oyunculara sahipler. Goudeock bu maçta kendini Rudy Fernandez ve Sergio Llull ile eşleşmiş olarak bulacak. Eğer maç sonuna geldiğimizde skorda denge varsa, top Goudelock'un ellerinde olacak. Muhteşem gürültüyü tribünlerden söküp yerine sakin ve derin bir sessizlik koymaya çalışacak. O an güveneceği şey hisleri; inanacağı şey ise Kobe Bryant'ın öğretileri...
''Burada kurallar farklı, hemen her şey çok farklı. Büyük maçlar neredeyse bir satranç maçı gibi Birbirinize diş geçirip dururken iş büyük şutları sokmaya kalıyor'' diyor Goudelock, ve devam ediyor: ''Bu yüzden bu hafta tüm idmanlara herkesi öldürmek istercesine bir hisle gittim. İdman sonrası bana gelip 'Bugün gerçekten çok agresiftin, iyi misin?' diye sordular. Onlara hazırlanmaya çalıştığımı söyledim. Çünkü ilk yılımda, Play-Off'lardan hemen önce Kobe bana bir idman sonrasında ''Bu aralar biraz daha sertleşeceğimi göreceksin çünkü şimdi Play-Off zamanı. Daha agresif olmalı, daha aç olmalı ve her kimle oynarsak onları mahvetmeliyiz'' demişti. İdmanımızdan önce bunu anımsadım.''
Kobe'den dersler
''Üç farklı ekip vardı sahada. Kobe ve onunla birlikte ilk beş çıkanlar mor tişört giyerdi. Lakers'ın ikinci beşi ise beyaz giyerdi. Pembe giyen üçüncü tayfadaydım ve kendime baktığımda 'Ah, bunlar bana pek de yakışmadı galiba. Evi arayıp var olan her şeyimi ortaya koydum ancak yetip yetmeyeceğini bilmiyorum' diyebilirdim.''
Los Angeles Lakers, 2011 NBA Draftı'nın ikinci turunun 46. sırasında onu seçtiğinde kendinden geçmiş gibiydi. Gerçek olan hayalleri, LA Lakers'ın lokavt yüzünden kısaltılan hazırlık kampıyla travmatik bir hale gelmişti. Pozisyonuna göre kısa olan 1.90'lık guard, her şeyin arkasındaydı. Takımın defansif pick and roll oyunlarına alışmış değildi. NBA'in üçlük çizgisi daha uzaktaydı. Mücadeleler çok daha çetindi. Süre alamadığı bir idman bile olmuştu.
Goudelock, o günden şöyle bahsediyor:
''Oteldeki odama gidip diz çökerek ağlayabilirdim. Bir an için kendime ''Al işte, her şey bitti'' der gibi oldum. O anki halimi beyinle ilgilenen bir bilim adamı bile anlayamazdı. Ancak başımı dik tutup savaşmaya devam edecektim.''
Sprintlerde en hızlı olmayı denemekle başladı. Tecrübesizliğini önüne koyup duran koçlarına inat, savunmada en gürültülü ve en aktif adam olmaya çalıştı. Sonuç olarak yeni Lakers koçu Mike Brown, ona Lakers'ın son iki hazırlık maçında kenardan gelerek oyuna dahil olacağını söyledi. ''Oyuna girdiğimde çok heyecanlıydım'' diyor, LA Clippers'ın oyun kurucusu Chris Paul'ün savunmasında, şut saati dolmak üzereyken topu ön alanda süren Goudelock: ''Etrafıma bakıyordum ve koçların 'şut at' dediğini hatırlıyorum. Chris Paul'ün yüzünün üzerinden bir şut gönderip kaçırdım. Çocuklar çılgına dönmüşlerdi. Andrew Bynum 'N'apıyorsun oğlum' der gibiydi, ben de ''E şut at dediler' gibi bir tepki vermiştim. Gözüme perde inmiş gibiydi ve birkaç kötü şut daha attım.''
Andrew Goudelock
Lakers günleri devam ederken Andrew Goudelock, 2013 NBA Play-Off'larında Spurs'e karşı oynamıştı. Oyun sertleşmeye başlamıştı. Andrew o an kendine savunmaya odaklanıp doğru şutlar geldiğinde atmayı telkin etti. İkinci çeyrekte ilk üçlüğünü soktu. İkinci yarıda iki üçlük daha vardı ki bunlardan biri de takımını yeniden öne geçirmişti. Bu maçın ardından Coach Mike Brown'un ofisine davet edilecek ve Preseason boyunca gösterdiği efor sebebiyle tebrik edilecekti. ''Bana, 'sana bir şans vereceğim' dedi. Ancak neyi kastettiğini anlamamıştım, kimse size bir şey söylemiyordu.''
Bir sabah, antrenör odasında Kobe, Andrew'a seslendi: ''Mitch seni görmek istiyor!'' Bu, Goudelock'un Genel Menajer Mitch Kupchak tarafından takımdan kesildiğinin habercisiydi: ''Yüzüm düştü, ağlamak üzereydim. Etrafa bakıyordum ve oraya doğru yürüyordum.'' Ancak sonrasında Goudelock'ın 'Yüreğime böyle su serpildiği bir an daha hatırlamıyorum' dediği o cümle geldi: ''Yok be oğlum, seninle kafa buluyor.''
''Çok mutluydum, Kobe de orada bir yerde gülmekten yerlere yatıyordu. Kalbimin böyle çarptığını bilmiyorum.''
O sezon, Goudelock'ın hayatına yön veren sezondu. Üç gün sonra ulusal televizyondan yayınlanan Christimas Maçı'nda Bulls potasına üçlükler gönderiyordu. Sezon devam ederken idmanda Kobe ile ağız dalaşına girmeye bile başlamıştı:
''Gelmiş geçmiş en rekabetçi adamla rekabet etmek benim için en önemli fırsattı'' diyor Goudelock: ''O da buna saygı duyuyordu zira ondan korkmuyordum.'' Mini Mamba, korkusuzluğuyla nam salıyordu. Bir gece, maç esnasında bir takım arkadaşı zor bir şutu pas geçtiğinde o da bunu anlayacaktı: ''Benchteydim, Kobe bana doğru döndü ve ''Şu takımda bu şutu atacak bir sen, bir de ben varız'' minvalinde bir şeyler söyledi.'' Goudelock, ilk ayın sonunda kullandığı üçlüklerin yarısında isabet bulup 12 sayı ve 3 asistle oynadığı Charlotte galibbiyetinin ardından soyunma odasına yürüyordu. Bu sırada Matt Barnes ve Luke Walton'ın aralarında konuşurken ''Şut atmayı sevdiği kesin'' dediklerini duydu ve ''Siz neden söz ediyorsunuz?'' diye sordu. Barnes ve Walton gülerek yanıtladı: ''Kimden bahsettiğimizi biliyorsun, senden söz ediyoruz'' dediler. Hemen ardından da Kobe ''Sana Mini-Mamba diyeceğiz'' dedi, Drew'a göre bu 'harika' bir andı.
Avrupa'ya uyum sağlamak...
Fenerbahçe Ülker'in 55 yaşındaki koçu Zeljko Obradovic, Euroleague'de farklı takımlarla 8 kez şampiyonluk kazanmıştı. Başarıları açısından bakıldığında ondan Avrupa'nın Phil Jackson'ı denilebilirdi. Saha kenarındaki haline bakıldığında ise ondan 1985'lerin Bobby Knight'ı diye söz edilebilirdi.
''Oyuna dönük tutkusu tıpkı bizim gibi'' diyor Goudelock, ZOC için: ''Yüzünün kızardığı bazı anlarda o renge kırmızı diyemiyorsunuz. Nerdeyse morarıyor. Bazen ona bakamıyorum çünkü eğer gerçekten çok ama çok sağlam biri değilseniz bu bakış sizi etkileyebilir. Buraya ilk geldiğimde buna alışık değildim. Hatalar yaptığımda antrenörlerime 'Gırtlağıma sarılacak gibi görünüyor' diyordum. Ancak onlar da bana onun aslında öyle biri olmadığını söylediler. Sonrasında da o benimle konuşup ''Bu kişisel bir şey değil, benim kendi yapımla ilgili'' dedi. Galibiyet şüpheye düştüğünde topu bana emanet edeceğini söyledi.'' Ayrıca Obradovic, Goudelock'ın daha fazla savunma yaparak ve ikili sıkıştırma geldiğinde takım arkadaşlarının iyiliği için daha akıllı kararlar alarak sürelerini hak edebileceğini anlattı skorer oyuncuya.
Fenerbahçe Ülker Genel Menajeri, Avrupa'nın en 'winner' koçu hakkında şöyle diyor: ''Onu şahsen tanısanız çok şaşırırdınız. Çok barışçıl ve oyuncularına büyük saygı duyuyor. Her zaman diyalog kurmaya çalışıyor, çok büyük talepleri olduğunda bile... Basketbolun 7/24 olduğuna inandığını biliyorsunuz, ancak aynı anda onun iyi bir kitabı okuduğunu, güzel bir akşam yemeğinin tadını çıkardığını, kaliteli müzikler dinlediğini veya TV izlediğini görebiliyorsunuz.''
''Drew için ilk başta Obradovic gibi bir koçun yoğunluğunu ve taleplerini anlamak biraz zor oldu. Ancak ilk birkaç ayın sonunda aralarındaki ilişki, karşılıklı anlayış sayesinde gelişti ve Drew da maçtan maça daha iyi bir hale geldi. Buralarda patlayıcı etkiye sahip bir oyuncu olmak istiyorsanız sahaya her çıktığınızda devamlılığınızı sürdürebilmelisiniz. Sezon boyunca her gün, günde iki sert idmanla çalıştılar. Goudelock'un savunmadaki sorumluluğu gelişti, alan savunmasında sınırı olmayan Avrupa'nın savunmadaki küçük oyunlarını çözdü.''
Goudelock ise şöyle anlatıyor: ''Eğer sahada olmak istiyorsanız, herşeyinizi vermeniz gerekiyor. Eğer yapmanız gerekeni yapmazsanız, daha çok koşmanız gerekecek. Obradovic herkesi mesul tutuyor. Bazen onu anlamakta zorlanıyorum. Bir kez bana 'Ray Charles bile bu pası görürdü be' diye bağırmıştı, hala düşündükçe gülesim geliyor.''
Goudelock devam ediyor, ''Anlatmak istediği iki aşama var. Bize 'Bu böyledir' diyor, sonra da 'Hayatın tamamı böyledir' diyor. Bugünkü idmanda da böyle konuştu çünkü biri rotasyonda gecikti ve koç çıkıp ''Bir saniye herşeyi belirleyebilir. Tüm hayat böyledir'' dedi. İçimden güldüm, zira güldüğümü duysa beni gözyaşına boğabilir. Bu böyledir.''
Rüyalar, rüyalar...
Stone Mountain'de doğan Goudelock, büyüdüğünde iki basketbol bursu teklifi aldı. Charleston'daki kolej kariyerinin son döneminde, Coach Bobby Cremins'in ekibinde oynarken tüm ülkede 23.4 sayı ortalaması tutturmuş ve bu alanda en skorer 4. oyuncu olmuş, aynı dönemde üç sayı çizgisinin gerisinde %40.7 ile oynamıştı. Los Angeles Lakers, 2012-13 sezonundan önce onu takımdan kesmişti, ancak aynı dönemde Goudelock iki farklı D-League takımıyla NBDL'i domine edip MVP seçilecekti. Sezonun sonunda sakatlıklar sebebiyle başı ağrıyan Lakers, onu yeniden takıma çağırmıştı ve Goudelock, Spurs karşısında Lakers'ın sürpriz galibiyeti patlattığı maça 20 sayıyla damgasını vurmuştu.
Rusya'da Unics Kazan formasıyla oynadığı son sezonla ilgili bahsettiği şeylerin başında buz gibi hava geliyor: ''Araba kullanmak mümkün değildi zira aracınız yolda gezip duruyordu, her yerde spin atan insanlar görüyordunuz. 20 kat giyinip büyük botlar ve kalın pantolonlar giymeden dışarıya adımınızı atamıyordunuz. Amerikan yemeği yoktu, kimse İngilizce konuşmuyordu. Takım arkadaşlarım, Avrupa'daki ilk yılımda muhtemelen Avrupa'nın en zorlu durağına geldiğimi söylüyorlardı.''
Goudelock o sezon Rusya Ligi'nde MVP Ödülü'ne layık görülürken, EuroCup'ta da en iyi oyuncular arasında anılacaktı. Aynı dönemde Avrupa basketbolunun efsane yöneticilerinden Maurizio Gherardini onu fark etti. İtalyan kulübü Benetton Treviso'da geçen 14 yıllık kariyerinde Mike D'Antoni, Zeljko Obradovic, Ettore Messina ve David Blatt ile çalışmıştı. İtalyan yönetici, 2006'da Toronto Raptors onu Başkan Yardımcılığı ve Genel Menajer Asistanı olarak göreve getirdiğinde NBA tarihinde bir NBA takımında üst düzey yöneticilik yapan ilk Avrupalı olmuştu. Devamında Oklahoma City Thunder'a danışmanlık yaptı ve sonrasında Fenerbahçe Ülker'in yolunu tuttu.
Gherardini, Obradovic ile Mini-Mamba arasındaki diyalogu şu sözlerle anlatıyor: ''Drew'un son topu kullanıp soktuğu ve kazandırdığı bir maçın ardından koçun yanına gidip bunun benim için bir sürpriz olmadığını söyledim. Zira bunun Drew'un şahsiyeti, Drew'un maçı olduğunu biliyordum. Bu çocuk topun el yaktığı anlarda baskı altındayken bu şutları atmayı seven bir oyuncu.''
Goudelock, Euroleague'in en iyi ikinci beşine seçildiği sezonda 16.4 sayı ortalaması ile takımına bu alanda liderlik etti. NBA ile NCAA'in karışımı konumundaki Avrupai üçlük mesafesinden %%45.5 ile atan keskin şutör, Kobe'den öğrendiği küçük oyunların birçoğunu buraya uydurmaya çalıştı. Bu küçük detaylar, atletik yönü git gide zayıflayan Kobe'yi NBA'de ayakta tutmaya yeten şeylerdi.
''Koç, baskı anında elini taşın altına koyabilen birine sahip olmaktan son derece memnundu. Şayet biz NBA'in 'clutch', Türklerin 'topun el yaktığı an' dediği bir anla 10 kez karşılaştıysak, 8'inde bu Andew'un şutu olacaktır'' diyor Gherardini: ''Koç ona tamamıyla güveniyor.''
Gherardini bir gün Fenerbahçeli antrenörlere ve oyunculara yeni skorerlerini tanıtmaya çalışırken elinde Goudelock'ın amcasıyla ilgili bilgiler içeren kağıt tutuyordu. Amca Goudelock, lisedeyken Gainesville'de Amerikan Futbolu oynuyordu ve kemik kanserine yakalanmıştı. Sol bacağının dizinden altında kalan kısmı ampute edilmek zorunda kalımıştı. 4 yıl sonra, 1986'da vefat edene kadar son iki sezonunu tek bacağı protez üzerinde tüm ağrılarına rağmen tamamlamayı başarmıştı.
''Üniversitedeyken bir gün bilgisayarda bana benzeyen birini gördüm. Büyürken yanımda yalnızca annem vardı. Babam etrafta yoktu. Bu yüzden hiçbir şey sormamıştım.'' Daha sonrasında bu adamın adı Andrew Goudelock olan amcası olduğunu öğrenecekti: ''Adımı ondan aldığımı bilmiyordum.''
Gherardini'nin Goudelock ve arkadaşlarına genç yıldızla ilgili anlatmak istediği nokta buydu: ''Onlara Drew'un hayatındaki değerleri, sertliğini ve asla pes etmeyişini anlattım. Drew'un ailesi, ona Andrew adını verirken amcasının hayalini kurduğu ihtişamlı kariyere ulaşabileceğini ümit ediyorlardı. Drew, bu hikayeyi duyduğunda çok şaşırmıştı. ''
Gherardini bunları anlatırken, Zeljko Obradovic başını anlamlı bir biçimde sallıyordu. Hayatın tamamı böyleydi.
Türkiye'de bir yıldız
Çok çabuk elden çıkardığı üçlükleri, Juan Carlos Navarro ile paylaştığı, hareket halindeyken şut atma konusundaki zirvesi ve Avrupa'daki en talepkar koçun komutasında ortaya koydukları, Goudelock'ın yedek sırasından destek bekleyen herhangi bir NBA takımı için ideal seçim olabileceğini gösteriyor. Goudelock, bununla ilgili ''NBA'de elbette bir şans daha elde etmek sitiyorum. Bu her zaman ilk hedefimdi. Ayrıca yarı yolda kalmak istemiyorum. Bazı oyuncuların garantisi olmayan, yarım sezonluk korkunç kontratlar aldığını görüyorsunuzdur. Ben gerekli diyeti ödedim, eğer böyle bir şey olacaksa bunun gerçekten büyük bir iş olması gerekiyor'' diyor. Goudelock, araba, ev ve ailesinin (1 yaşında Andrew Jr. adında bir oğlu var) tüm ihtiyaçlarını karşılayan Fenerbahçe'den, vergi kesintilerinden sonra 1.85 milyon dolar aldığını belirtiyor: ''Birçok kimse küçük bir pencerede basketbol oynadığınızı anlamıyor. Var olan sınırlı zamanda yapmanız gerekeni yapacaksınız. Sağda solda oturup NBA'i bekleyemezsiniz çünkü onlar, onları beklediğiniz biliyorlar. Orada olmayı çok istiyorum ancak cazibesine de yenik düşmeye niyetim yok.'' Her ne kadar 'eve' dönmüş oyuncular bu fırsatı, baskıyı ve gürültüyü hayal dahi edemeseler de o, bu haftasonunun değerini anlamış durumda. Gerçi evdekiler diyoruz da, Kobe anlamıştır.
''İşler bizim için korkunç gidiyor olabilir ve ben yedek sırasından Kobe Bryant'ın çıldırdığını görüyor olabilirim. Öyle durumlarda Kobe gözlerini kapatır, 10'a kadar sayar, derin bir nefes alır ve oyuna geri döner. Hiçbir şey olmamış gibi gerçekliğe geri döner. Bunu ilk yaptığında ne yaptığını anlayamamıştım. Bana 'Phil Jackson'un bize söylediği şeylerden biri, her durumda sakin kalmaktı. Çünkü işlerin ne zaman terse döneceğini bilemezsiniz' demişti.
Cuma günü işimiz çok basit: gözleri kapat, baskıyı sessize al, 10'a kadar say. ''Oyunda olduğum ve bir şeyler yaptığım her an, aynı yaklaşımı göstermeye çalışıyorum. Çünkü o haklı, bir şut tüm oyunu değiştirebilir ve siz bunu aklınızda tutmalısınız. Kobe'den öğrendiğim en büyük şeylerden biri de bu.''
'Pozisyonuna göre kısa', 'vasat bir kolejden çıkma' denilen bir oyuncunun, Madrid'te ev sahibi takım karşısında dünyanın en büyük ikinci şampiyonluğunu elde etme yolunda bu kadar rahat olmasının başka bir nedeni yok.
yazının orjinali: http://www.nba.com/2015/news/features/ian_thomsen/05/14/ex-laker-andrew-goudelock-makes-mark-in-turkey/index.html?ls=nbahpsplit2 (http://www.nba.com/2015/news/features/ian_thomsen/05/14/ex-laker-andrew-goudelock-makes-mark-in-turkey/index.html?ls=nbahpsplit2)
çeviren site: http://21numara.blogspot.com.tr/2015/05/zaferin-recetesi-kobe-bryanttan-andrew.html (http://21numara.blogspot.com.tr/2015/05/zaferin-recetesi-kobe-bryanttan-andrew.html)
Çok ama çok keyif alarak okudum. Paylaşım için teşekkürler.
-
İyi ki bizimlesin.
-
@akarship (http://parkedefener.com/forum/index.php?action=profile;u=125), gonul verdigi oyuncumuzun isinma esnasinda attigi ucluklerin bir linkini koymus. Ben de kendi kendime dedim ki, yarisma esnasinda atilan hakiki uclukleru koymak lazim :)
https://youtu.be/WgzGLurPGLs (https://youtu.be/WgzGLurPGLs)
-
@akarship ([url]http://parkedefener.com/forum/index.php?action=profile;u=125[/url]), gonul verdigi oyuncumuzun isinma esnasinda attigi ucluklerin bir linkini koymus. Ben de kendi kendime dedim ki, yarisma esnasinda atilan hakiki uclukleru koymak lazim :)
[url]https://youtu.be/WgzGLurPGLs[/url] ([url]https://youtu.be/WgzGLurPGLs[/url])
Nazar etme ne olur, Çalış senin de olur Besim :)
-
Takımın en iyi iki oyuncusundan birini üste 200 bin euro verip göndermenin mantıklı açıklamasını bulamıyorum. Hakkımızda hayırlısı.
-
Çok seviyordum, ama Karşıyaka maçından önce hem takıma hem bize ayıp etti.
-
Üste para verip göndermek için o kadar çok isim varken camiada Goudelock neden gönderildi hiç anlam veremedim.
Karşıyaka maçındaki haraketi bu şekilde cezalandıracak kadar ilkeli bir takımmıyız gerçekten ? Keşke öyle olsa, ama...
-
Takımdaki en beğendiğim, en göze hoş gelen basketbolu oynayan oyuncuydu. Gönderilmesine üzüldüm. Keşke biri çıkıp da şundan dolayı gönderdik dese. Obra'nın sistemine mi uymadı? Ksk maçından sonra yaptıkları mı? Disiplinsizlik mi? Nba ye gitme olasılığı mı? Ya da başka bir şey mi? Herhalde yerine,aynı mevkide değiller ama, Teo ya da onun ayarından biri gelecek.
Obra Reyizin isteği doğrultusunda gönderildiği söyleniyor, ki büyük ihtimal böyledir. O zaman vardır bir bildiği.
-
obra nın bildiği vardır umarım nba yapar bize rakip olmaz. yolu açık olsun.
Takımda şutör oyuncu eksikliği varken en büyük opsiyonumuzu yolladık. Nemanja da giderse bu senekinden sayıca ve kalite olarak daha iyi şutörleri umarım buluruz.
-
Madem bu kadar duruş sahibi bir takımız .Mesele disiplinse, o hareketi yaptıktan sonra kadro dışı bıraksalardı.
-
Ömer Onan koçun önümüzdeki sezon için düşündüğü kadro yapısına uymadığı için kontrattan çıktığımızı söyledi.
-
Bence bu sene takimin Final Four yapmasinin ardindaki en temel sebep idi. Fazla konusmaya gerek yok, adam Avrupa'nin en iyi skoreri. Yari final serisindeki performansina bakip, ardindan atip tutan tonlarca adam var ve bunun gonderilmesini mesrulastirdigini dusunuyorlar. Boyle bir mantik yok. Zira mesele Turkiye'deki yari final performansi ise basta gonderilecek isimler Bjelica ve Bogdanovic idi. Adamlar, degil Turkiye, Avrupa'daki yari finalden beri ortada yoklar. O yuzden, gonderilmesini mesrulastirmak icin kullanilacak sebep bu olamaz. Bence Omer'in aciklamalarinda kullandigi ifade gonderilmesindeki esas sebebi ifade ediyor: Hoca'nin seneye daha sert bir takim kurmak istemesi. Hayirlisi olsun, ne diyelim...
-
Besim,
Goudelock ı ne kadar sevdiğini biliyoruz hepimiz. Benimde gonlumde hep Henry Turner tarzı bir oyuncu vardı, ve Gou ile bu gerçekleşecek ümidi taşıyordum. İlk başlarda biraz hayal kırıklığı yaşadım önüne düşen toplara bile hareketlenmeyince ama giderek kendini geliştirdi, daha fazla savunmaya konsantre olup, ikili üçlü sıkıştırmalarda pas vermeye başlamıştı.. Sağlık olsun böyle karar vermişse koç. Gidenin arkasından bakmamak için gelenin kim olduğu da önemli, bakalım gelecek günler bize ne gösterecek.
-
Besim,
Goudelock ı ne kadar sevdiğini biliyoruz hepimiz. Benimde gonlumde hep Henry Turner tarzı bir oyuncu vardı, ve Gou ile bu gerçekleşecek ümidi taşıyordum. İlk başlarda biraz hayal kırıklığı yaşadım önüne düşen toplara bile hareketlenmeyince ama giderek kendini geliştirdi, daha fazla savunmaya konsantre olup, ikili üçlü sıkıştırmalarda pas vermeye başlamıştı.. Sağlık olsun böyle karar vermişse koç. Gidenin arkasından bakmamak için gelenin kim olduğu da önemli, bakalım gelecek günler bize ne gösterecek.
Kesinlikle katiliyorum. Ben de uzulmedim. Bunun sebebi de bu karari alan kisinin Obradovic olmasi. Nihayetinde sistemi yaratan ve isleten o.
-
ömer onan'ın dediği gibi teknik-taktik sebepliyse doğru tercih olduğunu söylemek mümkün.
herkes savunma handikabından bahsediyor goudelock'un ama savunma handikabı kadar bir de atletizm handikabı yaratıyor takıma.
avrupa basketbolunda, basketbolu temelden değiştiren 2 karar var.
ilki 24 saniye süresinin gelmesiydi. 24 saniye gelince oyun hızlandı, pnr temel hücum düzeni haline geldi vs.
diğeri de 3 sayı çizgisinin geri çekilmesi.
henüz pek farkına varılmadı ama 3 sayı çizgisi geri çekildikten sonra atletizmin önemi çok arttı avrupa basketbolunda da, nba ile benzer basketbol oynanmaya başladı buralarda da.
3 sayı çizgisi geri çekilince en başta oyunun oynandığı alan genişledi, bireysel yeteneklerin hücumda kullanabileceği boş alan çoğaldı, savunma yapmak zorlaştı. atletik pivotlar ihtiyaç haline geldi bu yüzden.
maccabi'nin şampiyonluğu, fransa'nın ispanya gibi takımı habire ezmesi falan hep bu değişimle alakalı.
atletizm artık fundamentali yenmeye başladı ve goudelock'un yarattığı en büyük handikap da atletizm ile alakalı bence.
elinde amerikalı kısa varsa en başta atlet olmalı, hem hücumda, hem savunmada takıma atletizm katmalı.
goudelock'un atletizmi düşük, diğer oyuncular ile birlikte baktığında takıma atletizm katmıyor.
takımı goudelock'a uydurma şansımız olsa değerlendirilebilirdi ama;
muhtemelen atletizmi düşük bir guard daha alacağımıza ve kenan, melih, emir'den vazgeçemeyeceğimize göre;
goudelock'u değiştirmek suretiyle atletizm ihtiycını gidermeye yönelik takviye daha doğru gibi duruyor.
özetle goudelock'u yollamanın sebepleri arasında savunma dışında takımın atletizmini arttırma düşüncesi de olabilir gibi geliyor.
ki savunma handikabından daha geçerli bir neden benim gözümde bu...
-
Bu takımın saglam 2 guardı olsa, goudelockın atletizmini mi konusuyor olurduk iskender :)
adam her takıma lazım bir silah. arkasından bok atmanın anlamı yok.
Avrupada kalırsa yüksek ihtimal kafa takımlardan birine gidecek.
Oly parasını karsılayabilirse tam aradıgı oyuncu, goudelock
-
Sene başında Goudelock için "ya değişecek ya da gidecek" demiştim. Değiştiği dönemde nerelere geldiğini ve takımı da nerelere ittiğini gördük. Sıkıntı yaratan eski alışkanlıklarına dönmesi oldu, bir de yanlış zamanda, son düzlükte dondü kötü alışkanlıklarına. Keşke bazı alışkanlıklarını kökten değiştirebilseydi.
-
Sene başında Goudelock için "ya değişecek ya da gidecek" demiştim. Değiştiği dönemde nerelere geldiğini ve takımı da nerelere ittiğini gördük. Sıkıntı yaratan eski alışkanlıklarına dönmesi oldu, bir de yanlış zamanda, son düzlükte dondü kötü alışkanlıklarına. Keşke bazı alışkanlıklarını kökten değiştirebilseydi.
Hangi aliskanliklar?
-
KSK serisinde kim iyi oynadı ki, sorumlusu goudelock oldu abiler.
Bjelica vesely bogdan zisis hangisi iyiydi ki ?
en iyi oyuncu melihti yani, gerisini siz düşünün
-
KSK serisinde kim iyi oynadı ki, sorumlusu goudelock oldu abiler.
Bjelica vesely bogdan zisis hangisi iyiydi ki ?
en iyi oyuncu melihti yani, gerisini siz düşünün
Bu arada Bjelica ve Bogdanovic, Avrupa'daki Final Four da dahil, son 10 mactir filan kayiplardaydilar.
-
Bu arada Bjelica ve Bogdanovic, Avrupa'daki Final Four da dahil, son 10 mactir filan kayiplardaydilar.
mac mac hatirlamiyorum ama bogdan gs ve ksk serilerinde iyi 3 maci var cok net.
ayrica real macinda da kotu degildi ortalama oynadi.
bu mesaj bogdan'a haksizlik olmus bence.
-
mac mac hatirlamiyorum ama bogdan gs ve ksk serilerinde iyi 3 maci var cok net.
ayrica real macinda da kotu degildi ortalama oynadi.
bu mesaj bogdan'a haksizlik olmus bence.
O serilerde Goudelock'in en az o kadar performans gosterdigi mac var mi yok mu?
-
O serilerde Goudelock'in en az o kadar performans gosterdigi mac var mi yok mu?
var , asagi yukari ayni oynadilar bogdan ve gou.
bogdan icin kullandigin 10 macdir kayiplarda cumlesi dogru degil bence.
-
Bogdan ın sezon başından beri 1 maç iyi,1 maç kötü,1 maç vasat olduğunu hepimiz biliyoruz.
Son 10 maçta da bu istikrar devam etti.Son 10 maçtır kayıplarda ifadesi bogdan için geçerli değil.
-
Yav arkadaslar, Allah askina, Bogdan Final Four da dahil, Goudelock'in yapamadigi neyi yapti? Biz ayni maclari izlemedik sanirim. Galatasaray ve Karsiyaka'ya karsi oynanan kotu oyunun muessibi olarak Goudelock'a gosteren birine cevabim sudur: Bjelica ne yapti? Bogdan ne yapti? Bana bunlarin ne yaptigini izah edin, eyvallah diyeyim. Final Four da dahil kayiplar iste. Bir mac iyi oynamis filan... Bunlar isin bahanesi...
-
var , asagi yukari ayni oynadilar bogdan ve gou.
bogdan icin kullandigin 10 macdir kayiplarda cumlesi dogru degil bence.
Eee tamam iste. Sen de dedigim seyi diyorsun: 10 mac ifadesine takilma. Insanlarin yarattigi tablo su: bu serilerde bir tek Goudelock kotu oynamis, digerleri muazzam performans gostermisler. Goudelock, en kotu Bogdan kadar performans ortaya koymustur. O da en kotu diyorum, vurgulayarak.
-
Hücum da ne kadar etkiliyse savunmada da aynı oranda kayıptı. Euroleague'de yaşadığımız efsane sezonda katkısı büyüktü ama takımın kilit taşı değildi bana göre. Yerini doldurabiliriz.
-
Hücum da ne kadar etkiliyse savunmada da aynı oranda kayıptı. Euroleague'de yaşadığımız efsane sezonda katkısı büyüktü ama takımın kilit taşı değildi bana göre. Yerini doldurabiliriz.
Bence Goudelock olmasa bu sene Final Four'a kalamazdik. Cok ekstra sayilar buldu. Yerini doldururuz demek farkli bir mesele. Takim neredeyse sifirdan kurulacak: cok farkli dinamiklerin hakim oldugu bir takim gorecegiz. O yuzden, yerini doldururuz demek yanlis olabilir. Zira artik eski takim yok...
-
Veselynin attıgı sayıların cogu goudelock üzerine gelen sıkıstırmalardan geliyordu.
Deplasmanda bu takım bu kadar rahat basketbol oynadıysa bunda goudelock payı büyük. kim ne derse desin
-
@ Besim
Abi ben de bu takımda,ZOC un bütün sezon genelinde verdiği görevi standart üstü yapan,beklediği performansı gerçekleştiren iki oyuncu olduğunu;bunlardan birinin de Gou olduğunu senin gibi aynı şekilde düşünüyorum.
Evet Bjelica o saktlıktan sonra çok geriye gitti ondan önceki düzeyinden.
Ama bogdan ın görevleri farklıydı bu sezon benim gördüğüm.
Gou nun ki gibi performanslar bekleyemezdin haliyle.
Bir maç iyi oynamış filan demişsin benim yazdığımın üstüne de benim ne yazdığımı anlamamışsın.
Bogdan sene başından beri böyleydi üstüste 10 maçın üçünde dördünde iyi oynadı,gerisi vasat ve vasat altı.
Aynı şekil bu son 10 maç da öyleydi.Sen son 10 maçtır kayıplarda yazmışsın.Onun için bana göre yanlışsın.
Gou genel kıyaslama yaparsak tabii yine bogdanın önündeydi.
Ama kendi verebildiklerinin altında kalınca böyle bir düşünce hakim olabilir.Ben böyle birşey söylemiyorum.
Evet Bjelica konusunda haklısın.
İlave:Gou konusunda sonuna kadar haklısın.
-
@ Besim
Abi ben de bu takımda,ZOC un bütün sezon genelinde verdiği görevi standart üstü yapan,beklediği performansı gerçekleştiren iki oyuncu olduğunu;bunlardan birinin de Gou olduğunu senin gibi aynı şekilde düşünüyorum.
Evet Bjelica o saktlıktan sonra çok geriye gitti ondan önceki düzeyinden.
Ama bogdan ın görevleri farklıydı bu sezon benim gördüğüm.
Gou nun ki gibi performanslar bekleyemezdin haliyle.
Bir maç iyi oynamış filan demişsin benim yazdığımın üstüne de benim ne yazdığımı anlamamışsın.
Bogdan sene başından beri böyleydi üstüste 10 maçın üçünde dördünde iyi oynadı,gerisi vasat ve vasat altı.
Aynı şekil bu son 10 maç da öyleydi.Sen son 10 maçtır kayıplarda yazmışsın.Onun için bana göre yanlışsın.
Gou genel kıyaslama yaparsak tabii yine bogdanın önündeydi.
Ama kendi verebildiklerinin altında kalınca böyle bir düşünce hakim olabilir.Ben böyle birşey söylemiyorum.
Evet Bjelica konusunda haklısın.
İlave:Gou konusunda sonuna kadar haklısın.
Eyvallah, anladim simdi. Benim de zaten kastettigim sey, Goudelock o serilerde kayipti demek icin Bogdan'in her halukarda kayiplarda oldugunu kabul etmek gerektigi idi.
-
Veselynin attıgı sayıların cogu goudelock üzerine gelen sıkıstırmalardan geliyordu.
Deplasmanda bu takım bu kadar rahat basketbol oynadıysa bunda goudelock payı büyük. kim ne derse desin
Zaten sapkadan tavsan cikardigi tonla ekstra pozisyonu gectim; su ikili sikistirmalar yolu ile buldugumuz sayilarla Istanbul'dan Madrit'e yol olurdu. Katiliyorum o yuzden.
-
Şahsen bazı mesajları dehşet içinde okudum. Keşke Goudelock kalsaymış, Zoc gitseymiş, nasıl olsa bütün numaramız Goudelock'mış. Bu benim değil genel olarak Goudelock'ı ilahlaştıranların düşüncesinden çıkarttığım sonuçtur.
Zoc, geçen sezonun başında sudan çıkmış balık modundaki Goudelock'ı alıp nasıl sistemin kilit parçası yapmışsa, bu sezonda ya alacağı oyuncuyu ya da kadrodaki mevcut birini aynı şekilde kullanır, bundan şüphem yok.
Final Four'u hiçbir oyuncuya değil, bu oyunculardan o sistemi yaratan Zoc'a borçluyuz, bana göre tabii.
-
yolu açık olsun bu güzel adamın.
çok güzel 1 sene geçirdik beraber , geçen sene transfer olduğu zaman kendisinin çok kaliteli olduğunu söyleyen hatta geçen sene den -utkan-sambaras- başta olmak üzere almamızı gerektiğini söyleyen kardeşlerimizde vardı. Kendisi Transfer edildikten sonra ortalık yangın yerine döndü
*euroleague topçusu değil dendi- eruocup toçusu anca olur dendi
*ilk gruplar oldukça iyiydi , oyunu ile tüm avrupanın ve kendi taraftarımızın dikkatini çekti , kadro yapısı itibari ile koç Gou merkezli onun yeteneklerinden % 100 verim alabileceği ve onunda daha takım için etikili şekilde oynayacağı bir plana geçti
*top 16 öncesi , top16 erkek oyunu burada yemezler dedi ama diyenler sözlerini yedi
sonrası zaten top 8 ve final 4...
Haklarım helal olsun. Alındığı zaman ortalığı yangın yerine geçirenler şimdi gittiği için yangın yerine çeviriyorlar :) yani mevzu hep aynı
önyargı ve takıntı.
yolu açık olsun kendisini tekrar edeyim çok sevgim güzel özel adamdı, oğlu daha da güzel adamdı :)
Fenerbahçe bakidir Zoc bakidir ....
-
obradovic fenerbahçeye gelmiş ve bundan sonra da gelecek koçlar içersinde en iyisi, umarım uzun yıllar burada kalır. ama gou nun gönderilmesinin tek sebebi sistem değişikliği bahanesi ise ben kabul edemiyorum. şubenin içersinde bulunduğu durum itibariyle çok moral buzucu
-
Şahsen bazı mesajları dehşet içinde okudum. Keşke Goudelock kalsaymış, Zoc gitseymiş, nasıl olsa bütün numaramız Goudelock'mış. Bu benim değil genel olarak Goudelock'ı ilahlaştıranların düşüncesinden çıkarttığım sonuçtur.
Zoc, geçen sezonun başında sudan çıkmış balık modundaki Goudelock'ı alıp nasıl sistemin kilit parçası yapmışsa, bu sezonda ya alacağı oyuncuyu ya da kadrodaki mevcut birini aynı şekilde kullanır, bundan şüphem yok.
Final Four'u hiçbir oyuncuya değil, bu oyunculardan o sistemi yaratan Zoc'a borçluyuz, bana göre tabii.
Kemal, ben burada Goudelock kalsin, Obradovic gitsin diyen bir yorum okumadim. Kacirmis olabilirim.
Final Four'u tabii ki takim olmaya borcluyuz. Nihayetinde iki kisilik sokak basketbolundan soz etmiyoruz. Ama senin de dedigin gibi Goudelock bu sistemin en ozel parcasi idi. O parcayi cikarip, alelade bir skoreri koysa idik, ayni basari gelir miydi? Bence gelmezdi. Bu Obradovic'e karsi yapilan bir kotuleme veya hor gorme degil. Aksine, sistemin bu ozel parcasini bulup getiren de kendi ekibi.
Simdi bunlari neden soyluyoruz? Gayet acik: bu adama karsi ciddi bir ayirimcilik ve onyargi vardi. Sezon basindan sonuna kadar degismedi. Tipki Obradovic'e karsi olan yaklasim gibi. Bu ikisi basarili olugunda onyargili olanlar koseye cekildiler; ta ki kotu bir performans tablosu ortaya cikana kadar. Neden Bogdanovic mevzubahis oluyor? Cunku bu oyuncuya gosterilen hosgorunun benzerini ben hicbir subede gormedim. Tabii ki gosterilecek: cok sevdigim, karakterli bir oyuncu. Benim nazarimda sikintiyi yaratan husus, biri cok sey yapip elestirilirken, oburunun vasat oldugunda bile el ustunde tutulmasi. Katilir veya katilmazsin. Benim hissettigim ve rahatsiz oldugum meseleler bu sekilde. Paylasmak istedim.
-
Chauncey Billups arkadaşın dediğini söyleyen hadsizler var ne yazık ki taraftarlar arasında (Bu forumda görmedim.Başka yerlerde yazıyorlar.). Sebep olarak ise Gou'yu göndermesini gösteriyorlar. Gou'yu getiren Obra, gönderen de Obra. Kimse, yoksa Gou'yu gönderemezdi. İlk geldiğinde Gou'yu tanıyan fazla yoktu. Güvenen de fazla yoktu. Obra güvendi. Kimse de gönderileceğini de beklemiyordu. Mutlaka bir sebebi vardır. Bunu çok merak ediyorum.
Ama Obra kendine güvendi. Yeni bir takım kuracak. Muhtemelen sert oynayan bir takım olacak bu. Guardları sayaı atan, pivotları iyi ribaund alan ve sayı atan bir takım. Bu sene bizdeki guardlar ve pivotlarda bu özellikler yoktu. Umarım bu sene olur. Şöyle ayağı hızlı, elini attığı topu alan, atletik (siyahi oyuncularda bu özellik daha fazla), potya gittiğinde durdurulamayan bir pivot istiyorum. Bu özelliklerdeki oyuncu ne yazık ki son yıllarda bizde yoktu. Bekliyorum , umut ediyorum. Olacak gibi.
-
Besim abiden sonra Goudelocku bu ulkede en çok seven kisi ben olabilirim cidden uzuldum koça karsi boynum kildan ince ama tek istegim gidisine dair net bir sebep duymak.Bunu koçtan hesap sormak gibi degil de merak olarak algilayin abilerim :(
Bu forma altinda izledigim en ozel adamlardandi umarim Avrupada kalmaz Barcelona ya da Olympiakosta gormeye dayanamam bize karsi oynarken gibime geliyor.
-
Bize çok güzel anlar yaşattı playoff taki durumuna rağmen keşke kadroda tutulsaydı ibonun ilk dönemlerine yetişememiş biri olarak benim fenerbahçe de gördüğüm en iyi skorerdi benim için yıllardır imrene imrene izlediğim navarronun spanoulisin Fenerbahçe'deki Karşılığıydı benim için yolu açık olsun umarım avrupada kalmaz onu bize karşı seyretmek çok dokunur bana