Özkan ve Kerem'in yazdığı gibi maçı hep beraber izledik. Bu arada özelikle bana zaman ayırdığı için Kerem'e hassaten teşekkür ederim. Ben aslında Özkan gelmeden evvel çok hızlı giriş yapıp sesimi tükettim. Rakip Galatasaray olunca böyle bir tongaya düştük. Yarısı ilk periyot gitti sesimizin, kalan yarısı ile üç periyot idare ettik. Halen de düzelmiş değil.
Kerem'lerin, Özkan'ların olduğu bu bölüm gerçekten salonun en canlı yeriydi. Bildiğin yönlendirici beyin bölümüydü. Onlarla, basketbolu bu kadar iyi bilen ve yaşayan toplulukla maç izlemek çok ayrı keyifti. Kemal Erdem'le de uzun zaman sonra görüşebilmek çok güzeldi. Ne yalan söyleyeyim, özlemişim kendisini. Daha dün berabermişiz gibi muhabbet kaldığımız yerden devam etti. Gerçek dostluk böyle bir şey...
Yine fenerbasket'ten Fatih (neozepron) ilk devreyi basın trübününden takip etse de, ikinci devre aramıza katıldı. Onunla da 3 sene önce Antalya'da düzenlenen ve son saniye basketiyle Galatasaray'a kaybettiğimiz Kadınlar Türkiye Kupası'nda tanışmıştık. Yine fenerbasket'ten tanışıp yüzünü görmediğim Cemal'le, maç bitimi Öcal ile (forzaFb) tanışma şansı bulduk. Özkan ile ilk defa yüz yüze tanışıyoruz. Aslında onunla daha önce yan yana maç izlemişliğimiz olmuş. Sanırım Tanjevic dönemi, Antalya'da oynanan bir Fenerbahçe - Antalya BŞB maçında beraber Fenerbahçe trübünündeydik. Maç bitimi bir kavga çıkmıştı. Sonradan öğrendim ki, Özkan'da oradaymış. Ben iki metre arkalarındaydım. Ama tanımıyoruz tabii.
Her şey çok güzeldi. Maç önü Cem Ağrak'la selamlaştık. Kenz (Özcan hoca) ve Barış Eymen işleri nedeniyle gelemedi. Hep beraber bir trübün muhteşem olacak. Herkese tek tek teşekkür. Özellikle de pankrat asma işlerine kadar beni dahil eden ve bu zevki yaşamama sebep olan Kerem'e... (sensiblex)
Sizlerle aynı trübünde ve üstelik Galatasaray'a karşı Fenerbahçe için bir arada olmak muhteşemdi. Harikaydınız.