Bu konuda ikiye ayrılıyorum. Bir tarafım Fenerbahçe basketbolu için en iyisini istiyor. Diğer tarafım, basketbol oynayan çocuğumun geleceğini planlamam gerektiğini söylüyor...
Meselenin en zor tarafı şu: Kulüp açısından bakınca NCAA düzeni altyapıya yatırımın geri dönüşünü ciddi biçimde sorgulatıyor. Ama oyuncu ve ailesi açısından bakınca da “neden gitmesin?” demek çok zor.
Samet örneğindeki gibi arada birkaç katlık ekonomik fark varsa, üstüne ABD’de eğitim, dil, farklı bir basketbol kültürü ve hayat tecrübesi ekleniyorsa, 18-19 yaşındaki oyuncuyu sadece “burada gelişirsin, ileride A takıma çıkarsın” vaadiyle tutmak giderek imkânsızlaşıyor. Üstelik mesele artık yalnızca en üst düzey NBA potansiyelleri de değil. NCAA’in parası, Avrupa’da iyi altyapı oyuncusu sayılabilecek çok daha geniş bir grubu çekebiliyor.
O yüzden altyapılar tamamen biter demem ama amaçları değişmek zorunda kalabilir. Fenerbahçe, Partizan, Mega, Zadar gibi yapıların “çocuğu 12-13 yaşında bulayım, yıllarca yatırım yapayım, 18-20 arasında A takımda karşılığını alayım” modeli çok daha riskli hale geliyor. Çünkü tam ürün vereceği yaşta NCAA gelip hem oyuncuya hem ailesine kulübün ekonomik olarak yarışamayacağı bir teklif yapabiliyor. Avrupa kulüplerinin yetiştirme tazminatı, sözleşme yapısı veya NCAA tarafında bir tür düzenleme olmadan bunu çözmeleri çok zor.
Ama iş kendi çocuğuna gelince perspektif gerçekten değişiyor. Ben de ebeveyn tarafından baktığımda, çocuk yeterince iyiyse ve önünde iyi bir Amerikan üniversitesinde okuyup üst düzey basketbol oynayabileceği, bunun yanında ciddi para kazanabileceği bir fırsat varsa, “Fenerbahçe'nin altyapı modeli zarar görmesin” diye çocuğun önünü kesmenin makul olduğunu düşünmüyorum.
Belki de temel çelişki bu: Avrupa basketbolu açısından kötü olabilecek bir sistem, Avrupalı genç oyuncu açısından son derece iyi bir sistem olabilir. Kulüplerin çözmesi gereken de oyuncunun gitmesini engellemekten ziyade, oyuncu giderken yetiştiren kulübün de sistemden bir şekilde pay almasını sağlayacak bir model bulmak.
Cok haklisin iki ucu boklu degnek durumu var ....
Takimlar acisindanAltyapida ki oyuncuya alinan bir forma meselesi degil ustelik bu.
Koclar, saglik giderleri ... fizyolojik takip ve programlar...
Kamplar, hatta ulustlar arasi gelisim kamplari vs...
Dogru duzgun bir altyapi icin senelik 150-200 bin USD yatirim yapmis oluyorsun. 4 sene bekliyorsun oyuncuyu, tam hadi yararlanacagim derken gidiyor.
Su anda 1 Milyon USD butceyle hayatta kalmaya calisan birinci lig takimlari var.
Bunu dusununce ... Neden? veya Nasil? yatirim yapsinlar? Haksiz bulamiyorum takim yonetimlerini.
Oyuncu acisindandedigin gibi hic iki yuzluluk yapmayayim bu konuda.. Bizde olsak gonderirdik...
Hem cocugum iyi para kazanacak. (belkide butun profesyonel hayatinda kazanamayacagi parayi kazanacak)
Hem Basketbol disinda bir olasiligi daha olacak hayatta.
Bir sekilde sakatlik vs olursa en azindan bir diplomasi olacak .. vs vs vs
SonucSonuc ne olur ....Bence altyapilar kapanacak...
Yada altyapilarin yerini parali basketbol okullari alacak... (yada menajerlerin basketbol okullarina gidecek oyuncular)
Avrupadan cikan oyuncu sayisi azalacak...
Avrupa basketbolu gerileyip Amerikali oyuncu sayisi artacak ...
CozumKesin olan tek sey bu buyuk bir problem. Avrupa basketbolu adina bir cozum bulmak lazim.
Bence avrupa ligleri ortak bir anlasma yapmali;
-Alyapi dan giden oyuncunun Avrupaya kendi takimina donme zorunlulugu
-yada bonservis zorunlulugu.... gibi
Yani yapacagi yatirimla kar etmese de, o yatirimi cikaracak bir girdi olmali....
yoksa zaten zor donen takim butcelerinden kim ne diye para ayirsin altyapilara. Bu avrupa nin ortak derdi. Beraber cozmesi lazim.