28 yaşımın sonlarındayım. Ergenliğe giriş sürecimde babamı kaybettim. Liseye başlarken şehir değiştirdik, köyden kente geldim. Ne bir arkadaş ne bir tanıdık. Bilirsiniz o zamanlar aile bile size yabancı gibi gelir. İlk tıraş olduğum zaman herkes tuhaf tuhaf bakmıştı. Abim de uzakta olduğu için kendi kendime, sacma sapan bi tıraş oldum . Bazı yerleri alttan bazıları üstten aldım. Hala yüzün bir tarafında döne döne çıkıyor bu yüzden. Doğduğum günden beri babam sayesinde koyu bir Fenerli oldum. Şaka ile karışık " çocuklarıma bir oy verdiğim parti bir de Fener vasiyetimdir" derdi. Bir kere dilediği partiye oy verdim ama Fenerbahçe'ye gönlümü verdim. O ergenliğimde Denizli faciasını yaşadım, yapayalnızken. S.Nonda, Edu ve Volkan çarpıştı diye gol atıp şampiyonluk aldığını gördüm ..Üniversiteye hazırlanırken, Bursa'ya verdik şampiyonluğu.. evde yastık yumrukluyordum.. Üniversiteye başladım, yaz tatilinde 3 temmuzu yaşadım. O senenin ertesinde 12 Mayıs gecesi. O gece Hali eleman tarafından neredeyse arkadaşla bıçaklanıyorduk. 1 sene sonra Benfica deplasmanındaki maçı kaybederken kafasını duvara vuran arkadaşı teselli ettim. 2014te şampiyonluk maçına çıkarken 1 hafta öncesinde anneannemi defnedip gelmiştim üniversite okuduğum şehre. Otobüsten iner inmez maçı izlemeye koşmuştum. Okuş bitti ne iş var ne güç . Şampiyon TD kovup, İsmail Hoca geldi. O günden beri yüzümüz hiç gülmedi. Tabi bu arada Obralı sezonlar vardı. 2016ta kadıköydeydim. bjk ligde şampiyon olurken , o ribaundu alamayışımızı izledim. Ama Obra vardı, umudum hiç bitmemişti. 2017 şampiyonluğunda askerdeydim , ağlaya ağlaya izledim. Askeri üniformanın içine fener forması giydim. Asteğmen olmamın avantajını biraz kullandım, evet. Futboldan yama yüzümüz gülmezken Obra vardı..Geçen seneki Gs mağlubiyetine kadar gıkımı çıkarmadım, çıkarmak haddime bile değildi. Ama o maç çok yaraladı beni. Kadıköy serisi bittiği hafta o yenilgi çok ağrıma gitmişti. Netice O'nun da hikayesi bitti. Basketbol takımımız da ... Ben hala 2016 finalini izleyip dertlenirim, gözlerim dolar. Hala amaçsızsa , saçma sapan futbol hayalleri kurarım. 12 yıldır görmediğim Şampiyonlar Ligi ile alakalı.. Ama yoruldum ben.
İşim var çok şükür ama ne bana ne çrvrme fayda sağlıyor. Aç kalmayıp, kira ödeyip bir eve sığınmam dışında faydası yok o maaşın. Nişanlımın annesi benden nefret ediyor. İşimi vesile ediyor, bu nefrete. Neredeyse yüzüğü çıkarıp atacağım, kıza yazık olacak. Benim Fenerbahçe'yi sevdiğim gibi seviyor beni çünkü.
Bunca hayat yorgunluğunun arasında bu sene tekrar Fenerbahçe umut verdi bana. Ama yoruldum dedim ya. Bazı şeyleri artık kaldıramıyorum. Parasızlığı, sağlığın, dinçliğimin yavaş yavaş elimden gitmesini, Fenerbahçe'nin kronikleşen başarısızlığını ...Yapamam biliyorum ama bu sene de olmazsak eğer, vazgeçmeyi deneyeceğim. Hayatta tek vazgeçemediğim dediğim şeyden, Fenerbahçe'den vazgeçmeyi deneyeceğim. Ben yoruldum..
Herkesten özür diliyorum , affınıza sığınıyorum. Böylesine uzun ve kopuk bir yazı oldu. Bir yere içimi dökmek gerekiyordu maçtan sonra .. Herkese iyi geceler, sağlıklı günler dilerim.