"Landes takımı, Avrupa'nın şu anda en iyi takımı olan Fenerbahçe Opet'i, 14 Ocak 2026 Çarşamba günü saat 19.30'da ağırlayacak.
Landes için kaybedecek bir şeyin olmadığı bir gala maçı. Kim bilir, belki sürprizler yaşanabilir.
Fenerbahçe Opet, 2025-2026 sezonunu şu ana kadar son derece etkileyici bir şekilde geçiriyor. İstanbul kulübü, hem Türkiye Ligi'nde (13 galibiyet, 0 mağlubiyet) hem de EuroLeague Women'da (8 galibiyet, 0 mağlubiyet) tüm kulvarlarda yenilgisiz yoluna devam ediyor ve rakiplerine karşı neredeyse kusursuz bir hakimiyet sergiliyor.
Avrupa serüveninin ilk yarısı hatasız geçti; çoğu zaman maçların ilk dakikalarından itibaren inşa edilen, büyük ve kontrollü galibiyetler arka arkaya geldi. Ortalama galibiyet farkı bu üstünlüğü açıkça gösteriyor: Fenerbahçe, EuroLeague Women'da maçlarını ortalama 32 sayı farkla kazanıyor(!!). Bu, tempoyu dikte edebilen, boğucu bir savunma yapan ve kırk dakika boyunca aynı yoğunluğu koruyabilen bir takımın kanıtı.
Bu dominasyonun temelinde olağanüstü bir kadro yatıyor; son sezonlarda EuroLeague Women'da sahaya sürülmüş en güçlü kadrolardan biri kuşkusuz. Emma Meesseman, hem pota altında hem de dışarıda oyunu yönlendiren, nadir görülen bir basketbol zekâsıyla olağanüstü seviyede oynamaya devam ediyor; tek bir maçta sayı, asist ve ribaundları rahatlıkla toplayabiliyor. Onun yanında Kayla McBride, dış şutları, soğukkanlılığı ve kritik anlardaki etkisiyle öne çıkıyor. Julie Allemand ise takımın kilit oyuncularından biri: tempoyu yönetmesi, pas kalitesi, saha görüşü ve birden fazla pozisyonda savunma yapabilme yeteneğiyle dikkat çekiyor. En agresif savunmalara karşı bile Fenerbahçe'nin hücum akıcılığını korumasını sağlıyor. Her pozisyonda maçı çevirebilecek bir oyuncunun bulunması, Fenerbahçe'yi savunmada hedef alınması neredeyse imkânsız bir takım hâline getiriyor. Hatta bazı yıldızlar dinlendirildiğinde bile takımın genel seviyesi düşmüyor; zira en iyi Türk oyuncular da İstanbul temsilcisinin kadrosunda yer alıyor.
İki Fransız oyuncu da bu son derece iddialı projenin merkezinde önemli bir yer tutuyor. Sezon başında takıma katılan Iliana Rupert, tüm gücünü ve basketbol zekâsını boyalı alana getiriyor. Sırtı dönük oyunda skor üretebilen, orta mesafeden rakipleri cezalandırabilen ve savunmada gerçek bir caydırıcılık sağlayan Rupert, ön alan rotasyonunun vazgeçilmez bir parçası. Gabby Williams ise çevrede yoğunluğu ve çok yönlülüğü temsil ediyor. Onun etkisi istatistik kağıdının çok ötesinde: boğucu savunma, sürekli hareketlilik, hızlı hücumda üretkenlik ve topu tek başına kullanmadan akıllı oyun.
Bugün itibarıyla Fenerbahçe Opet, Avrupa'da açık ara en üst düzey takım olarak öne çıkıyor. Dünya çapında yıldızlar, tecrübeli oyuncular ve derin bir bench arasındaki uyum, haftadan haftaya fark yaratıyor.
Landes takımı için bu Çarşamba akşamı kaybedecek bir şey yok; tutkulu bir ev sahibi seyircisi önünde özgürce oynayarak, kim bilir, belki de bu Avrupa devine zor anlar yaşatabilirler.
Mütevazı bir şekilde bu köşeye tüm Fenerbahçe oyuncularını dahil edebilirdik, ancak Avrupa basketbolunun en üretken ikililerinden birine odaklanacağız. Emma Meesseman ve Julie Allemand birbirlerini içgüdüsel olarak tanıyor. Aralarındaki bağ, kulüp ya da milli takımın çok ötesinde; Belgian Cats ile yıllar içinde, büyük uluslararası turnuvalarda inşa edildi. Sahadaki kimyaları çok net, neredeyse içgüdüsel. Zamanlaması mükemmel bir pas, önceden sezilen bir hareket, durumun ortak okunması: yaratıcı oyun kurucu ile olağanüstü basketbol IQ'suna sahip pivot arasında her şey son derece doğal görünüyor.
Birlikte, Landes'ten Becky Massey'nin de yer aldığı bu altın jenerasyonla, Belçika adına iki Avrupa şampiyonluğu da dahil olmak üzere birçok unvan kazandılar. Meesseman çok yönlülüğü, yüksek posttan oyunu organize etme ve kritik anlarda domine etme yeteneğiyle öne çıkarken; Allemand tempoyu belirliyor, skor fırsatları yaratıyor ve takım arkadaşlarını en iyi pozisyonlara sokuyor."
Landes'in maç önü yazısı. Geçen haftada buna benzer bir yazı Zaragoza tarafından yazılmıştı. Goliat benzetmesi yapılmıştı bizim için. Valla bizim medyada şimdiye kadar hiç görmediğim uzunlukta bir yazı. Avrupada bizim ülkemizden daha çok saygı görüyoruz. Orası kesin.