Sadettin Saran başkan olduğundan bu yana sık sık “Ben çok şanslıyım, takımımız hep kazanıyor” tarzında açıklamalar yapıyordu. Ancak gelinen noktada özellikle kadın voleybol takımında ciddi bir gerileme söz konusu. Geçtiğimiz sezon, sadece Galatasaray’a elenmemek adına oldukça vasat bir teknik direktör göreve getirildi. Oysa sezon sonunda yolların ayrılması gerekirken bu yapılmadı, aksine sözleşmesi uzatıldı.
Bu hatalı kararın sonuçlarını bu sezon net şekilde görüyoruz. Yıllardır turnuvalarda kaybetmeyen takım, Eczacıbaşı Dynavit karşısında son derece kötü bir oyunla mağlup oldu. Takımın en önemli oyuncularında bile gözle görülür bir performans düşüşü var. Mevcut teknik ekip, Fenerbahçe gibi bir kulübü, rekabet gücü açısından Galatasaray seviyesinde, vasat bir noktaya çekmiş durumda.
Amatör branşlardaki bu gerileme sadece voleybolla sınırlı değil. Bu tablo değişmeden, özellikle teknik ekip görevde kaldığı sürece Fenerbahçe’nin toparlanması zor görünüyor. Ancak asıl sorun yönetim anlayışında. Sadettin Saran’ın adaylık sürecinde dile getirdiği, amatör branş bütçesini kısmaya yönelik söylemler zaten ciddi soru işaretleri yaratmıştı. Fenerbahçe’nin yıllardır oluşturduğu başarı kültürüyle bu yaklaşımın örtüşmediği açık.Bugün gelinen noktada, yönetimin istikrarsız ve yetersiz kararları yalnızca futbolda değil, tüm branşlarda gerilemeye neden oluyor. Fenerbahçe’nin uzun yıllardır dominant olduğu alanlarda bile şampiyonluk ihtimali tartışılır hale gelmiş durumda. Kadın futbol, kadın basketbol ve hatta erkek basketbolda dahi bu risk hissediliyor. Kadın voleyboldaki tablo ise zaten ortada.