Polemik gibi olacak ama yazmadan edemiycem.Palacios eğer atletikse Dunston Hines ne o zaman.Efes serisi son maç hariç 4 maçtaki saha içi yüzdesi 12/40.Çünkü bu atletik olduğunu düşündüğünüz adamın tek yaptığı iş pick&pop yapıp orta mesafe şut atmak.Evet Madrid'de bu tanıma uyan bir tek Slaughter var doğru ama sende pota altını savunacak atletik blokcu bir uzun olsa final maçında 0 sayı atan Ayon'dan 18 sayı yemezdin.Final maçında Madrid'in 3 uzunu sadece 6 sayı atabiliyor Dunston ve Hunter'a karşı ama sen tek bir uzundan 18 sayı yiyorsun çünkü Oğuz Zoric ve Semih'le savunma yapıyorsun.14 tane 3lük yiyorsun çünkü bu adamların 2li oyun savunması facia çünkü bu adamların blok tehdidi yok bu yüzden gömülmek zorunda kalıyor kısalar.Şimdi Palacios tipi bir uzun bunların hangisine çare olacak soruyorum.Zoc halleder diyeceksiniz ama neden defolu adam alıyoruz ben bunu anlamıyorum.Paramız mı yok Ksk gibi?Hayır var ama neden bu oyuncular insan merak ediyor.
Bogdanovic Cska'da bizdeki gibi rotasyonun asıl parçası değil Markoshvili gibi 9-10. oyuncusu olurdu.Strawberry'den 3 kat fazla maaş veriyoruz ama adam oyunu domine etti Bogdan ise sindi seri boyunca.Ve bonservisine 1 milyon verdiğin bu adam 1-2 seneye Nba için takımı bırakacak.Hayır performanstan memnunsanız diyeceğim birşey yok.5 Abd'li ile oynayan takım şampiyon olmuş atletizmiyle seni domine etmiş sen bana Abd'lilerden 3 kat fazla para kazanan ama daha az verim veren Yugoslavları savunuyosun.Maccabi'den bahsetmişsin ama her sene İsrail ligini domine eden bu Maccabi yarı finalde vasat bir takıma 2-0 dan 3-2 kaybetmedi mi?
Final 4 çok büyük başarı ama en yüksek 3. bütçe olduğumuz konuşuluyor.Antrenöre en yüksek maaş veren takımız( helali hoş olsun) Bunun için bu kadar para veriliyor.Ama ligde 5 kişiyle oynayan Gs'ye 2 kere yenilmişsin. Yarı finalde ve Cumhurbaşkanlığı'nda Ksk'ye Türkiye Kupasında Efes'e yenilmişsin.Bu kadar paraya başarı mı bu şimdi? 3 milyon €luk takım 2 kupa almış Eurocupta yarı final oynamışken 30 milyon €luk takımın hiç kupa alamaması başarı mı?
Doğruya doğru yanlışa yanlış demeyip kraldan çok kralcı mı olmak zorundayız?Obra Ksk serisinin 3. maçında 14 saniye kala 5 kısaya dönüp 2 hücum ribaundu verdirerek kaybedince vardır bir bildiği mi demeliyiz?Ne yapmalıyız ?
Barış Hersek yerine bonservis verip tarihin belkide en iyi jenerasyonu olan u19dan Fenerbahçe'nin geleceği için transfer yapılamaz mı? Tolga Geçim alınıp yatırım yapılamaz mı?Ayberk geri çağrılıp geliştirilemez mi?
Sondan başlayayım Ayberk'in euroleague standartlarında bir oyuncu olacağını düşünmüyorum. Beklentiyi yüksek tutmaya gerek yok sonra hem biz hem Ayberk üzülür.
Tolga bence de iyi oyuncu. Sadece o değil Egemen de öyle ama bu oyuncular bonservisi vereyim alayım diyebileceğin oyuncular değil. Hepsinin süreye ihtiyacı var. Fenerbahçe onlara bunu ne kadar vaad edebilir, vaad ederse kulüp doğal hedeflerine ne denli yaklaşabilir sen karar ver. Üstelik Kenan alındığında o jenerasyonun en önemli ismiydi ama kendisine gösterilen tahammül ortada.
Ligdeki başarısızlıkla devam edelim. Ligdeki başarısızlığı atletik uzun eksikliğine bağlamak çok kötü fikir bence. Net olarak isteksizlik, konsantrasyon eksikliği vardı. Sene başından beri sahada gördüğümüz o karakterli takım sahada yoktu, durum böyleyken senin elinde Ben Wallace da olsa bu eksikliği kapayamaz.
Ligdeki başarısızlığı bu konuya bağlamamakla birlikte atletik uzun eksikliği konusunda hemfikirim. O tip bir uzun olsun ben de isterim. Fakat olmuyor diye bahsettiğin gibi isyan etmeye gerek yok. Biraz tercih meselesi. Koç şu ana kadar savunmayı takım halinde yaptırıp defoları kapatmaya çalışıyor. Başarısız olduğu maçları seçmek mümkün ama top16'da Olympiacos'un arkasında en az sayı yiyen ikinci takımdı Fenerbahçe. O dönem de bu takımın pivotları Oğuz, Semih, Zoric'ti. Tekrar edeyim koçun tercihinin değişmesini dilemekle birlikte ortalığı yangın yerine çevirmeye gerek olmadığını düşünüyorum eğer bahsettiğimiz tarzda bir pivot gelmezse.
Palacios tercihine gelelim. Piyasada çok daha kaliteli pivotlar varken hayal kırıklığına uğramak normal. Benim de ilk tercihim Palacios olmaz. Fakat farklı bir açıdan bakıyorum. Elimizde, 'odaklandığı' kulvarda -ki en sert kulvar- en iyi 4 takımından biri olmuş bir takım var. En iyi 4 takımdan biri olunurken hemen hiç verim alınamayan Zoric var. Şimdi Palacios gelirse Zoric yerine gelecek. Zoric'ten kötü olacağını da düşünmüyorum her halükarda takımı ileriye taşıyan bir transfer olur. Fark mı yaratır yaratmaz ama hanemize artı yazar bence. Üstelik 4-5 oynayıp çeşitlilik sağlayabilecek bir oyuncu Palacios.
Yugoslavları savunuyorsun demişsin. Alakası yok. Herhangi bir ırkı genelleyerek ne savunurum ne eleştiririm. Elimizdeki yugoslavlardan biri Nba'e gitmesin diye cuma namazında dua ettiğimiz Bjelica. Diğeri son dünya ikincisi takımın en önemli 4 parçasından biri. Üstelik daha az paraya seni tercih etmiş. Üstelik genç yaşında farklı bir ülkede, kültürde apayrı bir rolde oynuyor. Müthiş oynadı demiyorum ama Dj Strawberry ile falan karşılaştırmak manipülasyon yapmak bence. Diğer yugoslav Zoric. Kadrodaki en büyük hayal kırıklığı fakat neden alındı denilemez. Alındığı zaman neler yaptığı ortada adamın.
Kraldan çok kralcı denmiş bir de. Yahu sadece alınan yugoslav oyuncularla ilgili eleştirmen karşısında savundum adamı. Konudan konuya atlamışsın. 'Ne iyi etti de Oğuz'u alıp Zisis'i soktu.' mu dedik. Sekulic doğru transferdi mi dedik. Goudelock'ı göndermek doğru mu dedik. Bu ne peşin hükümlülük?