Gönderen Konu: Fenerbahçe / Basketbol Transfer Dosyası (Kasım 2013 - Aralık 2015)  (Okunma sayısı 5423892 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Cem Ağrak

  • Ziyaretçi
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14550 : 23 Aralık 2014, 18:04:39 »
Bu sene gerçekçi hedef Top 8 olmalı mantığını bi türlü anlamıyorum.
Bu sene gerçekçi hedef Top 8 kafasındaki insanların "bakın ne kadar da sağduyuluyum" triplerine girmesini hiç anlamıyorum.

F4 dışında herhangi bir hedef koymanın doğru olduğunu da düşünmüyorum.
F4'a ulaşamamanın başarısızlık olduğunu da düşünmüyorum.

Sezon başında şöyle bir şey yazmıştım konuyla ilgili...

Geride bıraktığımız sezon Top 16′da hayal kırıklığı yaşanmış olsa da, “bu işler birden olmaz, adım adım gitmek lazım” önermesindeki ilk adımın atıldığını söylemek ve koca bir sezonun tamamen heba olmadığının altını çizmemiz gerekir.

Zira önceki yıllarda CSKA, Barcelona, Real Madrid gibi rakipler karşısında daha sahaya çıkmadan 40 sayı fark yiyen bir Fenerbahçe izlerken, geçtiğimiz sezon bu takımları da yenen; kaybettiği maçları da son topa kadar taşıyan ve 13-15 sayılık geri dönüşler yapmayı beceren bir Fenerbahçe izlemiştik. Kazanan takım olma yolunda en önemli mental eşiklerden birinin aşıldığını, şimdi ise diğer aşamaya geçilmesi gerektiğini söylemek doğru olacaktır. O da kazanmak…

Hatırlayacağınız gibi hedef karşılaşmalar olan Barcelona ve Olympiacos deplasmanlarında 10-15 sayılık geri dönüşler yapılmasına rağmen, rakiplerin son 4-5 dakika içinde yaptığı ataklara cevap veremeyerek kaybetmişti Fenerbahçe Ülker. Sezon sonu Final-Four gelir veya gelmez ayrı konu, ancak hedef için yarıştığı rakiplere karşı başa baş giden maçlarda skora tutunmaya çalışan taraf olmaktan çıkıp, skoru sürükleyen takım olabilmesi Fenerbahçe adına benim için öncelikli beklentidir. Zira Real Madrid, Olympiacos, CSKA, Barcelona gibi takımlara karşı hedef maçlarda oyunu domine eden taraf olabiliyorsanız, kazanmanız da yakın demektir…


Adım adım muhabbetine dönecek olursak;
İlk adımı atıp Top 16'ya kaldık, eyvallah.
2. hedefi belirlerken mantık ne olmalı?
İlk 4 yapalım yeter mi, yoksa CSKA ve Olympiacos'tan birini altımıza alıp ev sahibi avantajını yakalayalım mı?
F4 yapmanın yolu, grupta ilk 2 sırayı elde etmekten geçiyorsa; ilk 4'e kapak atalım yeter mantığı biraz vizyonsuzluk oluyor sanki.

İlk 2 yapılır veya yapılmaz ayrı konu, tekrar altını çizeyim bu noktanın.
Ama 3. olmak var, 3. olmak var...
CSKA ve Olympiacos'tan deplasmanda 10-15 fark yedin, kendi sahanda bunların bir tanesini zar zor yendin, bir tanesine kaybettin, 3. oldun.
Bu durumda 3.'lük başarı mıdır mesela?
Üst düzey takımları sahamızda yenecek, deplasmanda kafa kafaya oynayacak seviyeye ulaşamadıysak;
"Doğru olan adım adım gitmek önermesindeki adımların biri eksik kalmış olmaz mı?

Ya da tam tersi açıdan bakalım...
Sahamızda Olympiacos ve CSKA'yı yendik.
1-2 sayıyla ikili averajı kaybederek 3. olduk.
Hadi ikili averajı kaybederek 3. olmayı da geçtim.
Grupta 10 galibiyet aldık, CSKA 12, Olympiacos 11 galibiyet aldı (grubun bu şekilde sonuçlanmasını bekliyorum),
Haliyle CSKA ve Olympiacos'un arkasında kalarak 3. olduk, çeyrek finalde de Barcelona'ya elendik.
Başarısızlık mıdır alınan sonuç?

Hedef, başarı ve başarısızlıkta tek kriter olarak elde edilen neticeyi görmemek lazım kanımca.
Bu durumda hedefe ulaştıysan %100 başarılısın, ulaşamadıysan %100 başarısızsın gibi sapıkça bir noktaya varılıyor çünkü.
Koyulan hedefe ulaşılıp %100 başarılı olunamayan durumlarda, %60-70 başarılı olmak da mümkün.
%60-70 başarı da başarısızlık değildir...

@Umut

Konu açıldı diye yazdım. Senin özelinde değil, "bu sene gerçekçi hedef Top 8 olmalı" sözü senelerdir söylenir, senelerdir sinir olurum...
çok güzel izah etmişsin. eline sağlık...,

özellikle bold yaptığım ve büyük font ile yazdığın kısımlara 1 e 1 katılıyorum. Aslında umut da ne demek istediğini çok iyi anlıyorum eminim ki şu yukarıda yazdığın ile paralel düşünüyordur ama onun adına konuşmak bana düşmez.

benim kafamdaki olay ''basketbol kültürümüz '' olsun olgusu.. ama Fenerbahçe camiası bu sabrı çok uzun süreli olarak gösteremez bunu daha hızlı bir süreçte yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Ben geçen sene de olsun bu senede olsun hep şunu istedim .
parkeye çıktığımız zaman savaşalım ve son topa kadar mücadele verelim , yeneriz yeniliriz orası önemli değil ama 3 sene önceki gibi 18 19 20 yaşındaki gençler ile gelen Barcelona bize 50 sayı fark atamasın. rakipler tarafından saygı duyulan bir takım olalım .
geçen sene bunun bir kısmını yaptık , rakipler bize göre taktikler geilştirdiler ama biz sonunu getiremedik
bu sene Çok şükür daha emin adımlar ile gidiyoruz. Başımızda bu işin Avrupa kıtasındaki en iyisi var. yarın hemen yapılması gereken ilk iş Obradoviç ile min 3 senelik bir sözleşme uzatmak olmalı.
umut karşı çıksada İlhan dostuma şöyle jatılıyorum Obradoviç olduğu yerde final 4 dan aşağısı hedef olmaz. biz belki Fenerbahçe Ülker olarak buna tam hazır olmayabiliriz oraları da hiç oynamadık bunun da farkındayım ama Obradoviç zirvenin adamı. 2011 yılından beri Avrupa Kupası kaldırmadı :) 2012 yılından beri Fİnal 4 oynamadı , admı gibi eminim ki oraları çok özlüyordur çok olmadı altı üzerie 2 sene oldu final 4 a kalmayalı 8)
hedefimiz tepesi olmalı ama ayaklarımız da yere basmalı diye düşünüyorum. totemleri bir kenara bırakırsak taıma hocaya güveniyorum, eksikler hatalar var mı var en başından beri vardı ama ben takım olmaya savaşmaya mücadele etmeye çok inanırım .
bende isterim pg gelsin 3 gelsin 5 gelsin ama isteme ile olmuyor sadece.
bakıyorum elimizde bir takım var karakterli temiz bir takım. ve ben bu takıma inanıyorum yolumuzun zor olduğunu da biliyorum. ama yapaibliriz diye de düşünüyorum.
öyle bir düşüncemiz olmazsa ( çok dile getirmiyoruz ama ) madrid'e uçak bileti almazdık , oteli rez yapmazdık hatta final 4 salondan bilet de almazdık :)
haa kalamayabiliriz bu son derece doğal , ama 5 sene önce imkansız gözü ile baktığımız noktada değiliz bugun inanıyoruz ve sadece biz değil AVrupa'daki hoca /oyuncu /basketbol ile ilgilenen her taraftar bizi ciddi anlamda Final 4 adayı olarak gösteriyor.
bunun da sebepleri
 başımızdaki Avrupa'nın en iyisi olan Obradoviç
yaptığımız yatırımlar ,
kadro kalitemiz ,
Gherardinhi gibi AVrupa'nın en iyi genel menajeri ,

çok konu dağılmadan söyledim. Ülker yıllardır ciddi yatırım yapıyor ama en doğru yatırımı 2013 yazından itibaren başladılar ma bu seneye kadar yapılanlar sebebiyle insanların gözünde taraftarın gözünde bi sabırsızlık ve haklı olarak min kredi durumu var.
bende geçen iskender ile dm den konuşurken '' ya iskender yaşım 35 oldu yaşlanıyoruz yeter artık bir kültürümüz olsun '' dedim..
umut ile de devamlı konuşuyoruz hepimiz aynı noktadayız aslında.

toparlamak istersek Obradoviç ile uzun vadeli çalışmak lazım ,Obradoviç zaten başarı endekli bir koçtur. mutlaka ve mutlaka sonuca başarıya gitmek ister ama bunu da yaparken mevcut kadrodaki oyuncuları da kendi sistemi doğrultusunda geliştirir....
Kısacası obradoviç ile çalışmak demek hem basketbol kültürümüzün oluşması hemde kısa/orta/uzun vadede başarıya ulaşmak demek .


Çevrimdışı Besim

  • Üye
  • Yaş: 41
  • Yer: Londra
  • İleti: 3628
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14551 : 23 Aralık 2014, 18:07:10 »
ahaha çok şükür yemek sözü verip de yerine getiremediğimiz kimse olmadı :)
yemek yedirme ısmarlama söz verip yerine getirme gibi durumlarda herkesi çok rahat ezerim 8)
burdan ekmek çıkmaz beyler başka yerden yürüyelim 8)

Ben varim ama, simdi dogruya dogru, fiziksel imkansizliklar araya girdi. 

Çevrimdışı Andrew Goudelock

  • Üye
  • Yaş: 30
  • Yer: İzmir
  • İleti: 2543
  • Cinsiyet: Bay
  • Andrew Goudelock
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14552 : 23 Aralık 2014, 18:08:26 »
Cem abi seni daha yeni tanımama hem de sanal ortamdan tanımama rağmen büyük saygım var , gördüğüm kadarıyla hep saygılı düzgün cevaplar veriyorsun yaşı küçük ya da büyük olsun farketmez.
şimdi bir soru soracağım sakın şikayet olarak algılama , diyelim başka bir foruma üye oldun , transfer konusunda fikrini yazdın , çok istediğin bir isim var önümüzdeki sene çok yüksek ihtimal serbest kalacak ve o oyuncu ile ciddi şekilde ilgilendiğimiz de aşikar , ve o forumdakı başka bir üyeye bu kadroyu kurmak zor mu diye yazıp o arkadaşın fikrini öğrenmek istedin,  sonra başka biri "bu sorulara bitiyorum , kolaysa sen yap transferi , fm oynamıyoruz" falan yazsa nasıl karşılarsın samimi soruyorum ?

genel olarak yazıyorum , ister samimi bulun isterse de inanmayın ama benim başından beri forumda gerginlik çıkarmak gibi bir amacım hiç olmadı , daha önce olan olaylarda da dün de ...herşeye verilecek cevabım var , isteyen sora bilir. (cem abi bu son kısım sana değil genel yazdım)

Bir sıkıntı varsa direk bana da yazabilirsin sıkıntı yok.

Sitenin açıldığı günden beri vurgulayarak söylüyorum. Kimsenin kimseden farkı yok. Cem abinin de görürsem küfürlü mesajını siliyorum normal bir üyeninde. Kimsenin bir ayrıcılığı yok. Sizin konuşamayıp, bizim konuşabildiğimiz bir şey de yok. Bu konuda artık bir anlaşalım..

Diğer bir mevzu forumda herhangi bir yöneticiyle bir konuda ikili tartışmaya girdiği için kimseyi kovmadık, kovmayız da.. Bizim dediklerimiz kural değil ki. Gayet bende bir konu hakkında yanılabilir ve birisi tarafından düzeltilebilirim. Bu çok olduğu bu zamana kadar. Hiç de gocunmam..

Birde ikili tartışmada kötü bir şey yoktur. Daha aksine insana çok şey katar. Karşındakini ikna etmeyi, elindeki bilgileri doğru bir şekilde aktarmayı öğrenirsin. Yanlış bakış açısından bakıyorsan ise doğruyu görürsün. Bunda kötü bir şey yok. Bırakın tartışalım.

Kişisel olarak mevzuna gelirsek inatla anlayamadığın nokta senin bu dediklerini yazman yanlış değil. Yanlış olan fikirlerini ileri sürerken dayanak göstermenden ya da yorumlamadan yapman. Bu şekilde sağlıklı ve kaliteli yorumlar olmaz. Sen bir konu hakkında düşüncelerini açarsın, ben aksini düşünüyorsam o konudaki eleştirilerimi açarak yaparım. Bizim derdimiz çok mesaj atılması değil, kaliteli yorum yapılması. :)

Senin dışında bir kaç abimizde eleştiri getirmiş. Beni yakından tanıyanlar bilir. Pek sinirli değilimdir ancak burası sanal bir ortam ve insan duygularını ifade ederek yazamıyor. Normalde yüzünüze söylesem herhangi bir alınganlık göstermeyeceğiniz şeyler bu ortamda sıkıntı olabiliyor. Herkes de Cem abi gibi yazarken iyiliğini mesajlarına yansıtamadığı için farklı anlaşılıyor.

Konu dan çok çıktık. Toparlarsak kişisel görüşüm bizi yönetici olarak değilde bir üye gibi görmeniz. Bizim de tartışma hakkımız var. :)
Ve, Madrid’e ulaşırlarsa… Benchlerinde Avrupa’da hiçbir takımda olmayan bir avantaja sahip olacaklar.

Çevrimdışı emindesouza

  • Üye
  • Yaş: 33
  • Yer: Azerbaycan , Bakü
  • İleti: 2477
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14553 : 23 Aralık 2014, 18:25:47 »
Bir sıkıntı varsa direk bana da yazabilirsin sıkıntı yok.

Sitenin açıldığı günden beri vurgulayarak söylüyorum. Kimsenin kimseden farkı yok. Cem abinin de görürsem küfürlü mesajını siliyorum normal bir üyeninde. Kimsenin bir ayrıcılığı yok. Sizin konuşamayıp, bizim konuşabildiğimiz bir şey de yok. Bu konuda artık bir anlaşalım..

Diğer bir mevzu forumda herhangi bir yöneticiyle bir konuda ikili tartışmaya girdiği için kimseyi kovmadık, kovmayız da.. Bizim dediklerimiz kural değil ki. Gayet bende bir konu hakkında yanılabilir ve birisi tarafından düzeltilebilirim. Bu çok olduğu bu zamana kadar. Hiç de gocunmam..

Birde ikili tartışmada kötü bir şey yoktur. Daha aksine insana çok şey katar. Karşındakini ikna etmeyi, elindeki bilgileri doğru bir şekilde aktarmayı öğrenirsin. Yanlış bakış açısından bakıyorsan ise doğruyu görürsün. Bunda kötü bir şey yok. Bırakın tartışalım.

Kişisel olarak mevzuna gelirsek inatla anlayamadığın nokta senin bu dediklerini yazman yanlış değil. Yanlış olan fikirlerini ileri sürerken dayanak göstermenden ya da yorumlamadan yapman. Bu şekilde sağlıklı ve kaliteli yorumlar olmaz. Sen bir konu hakkında düşüncelerini açarsın, ben aksini düşünüyorsam o konudaki eleştirilerimi açarak yaparım. Bizim derdimiz çok mesaj atılması değil, kaliteli yorum yapılması. :)

Senin dışında bir kaç abimizde eleştiri getirmiş. Beni yakından tanıyanlar bilir. Pek sinirli değilimdir ancak burası sanal bir ortam ve insan duygularını ifade ederek yazamıyor. Normalde yüzünüze söylesem herhangi bir alınganlık göstermeyeceğiniz şeyler bu ortamda sıkıntı olabiliyor. Herkes de Cem abi gibi yazarken iyiliğini mesajlarına yansıtamadığı için farklı anlaşılıyor.

Konu dan çok çıktık. Toparlarsak kişisel görüşüm bizi yönetici olarak değilde bir üye gibi görmeniz. Bizim de tartışma hakkımız var. :)

farketmez cem abi konuya aciklik getirdigi icin foruma girdigimde o mesaji yazdigi icin direk ora yazdim , mesajin icinde de sikayet olarak anlama yazdim cem abi'ye .. kimseden de sikayet ettigim yok , sadece kesinlikle biliyorum benim hakkimda kotu bir imaj olusdu , bunda benim sucum var mi yok mu bilmiyorum , sirf dunku olayda benlik birsey olmadigini izah etmek icin yazdim , farketmez sana da yazmisim gibi dusun problem degil.  yazdigin yorumun altini doldurmadin diyorsun ama sen de takdir edersin ki "kolaysa sen yap" cevabini gorunce basketbol hakkinda konusmak istemedim , baska tarzda sorsaydin gayet genis anlatirdim neden yazdigimi.
acik soyleyeyim benim hakkimda kim ne isterse dusunsun , normal bir sekilde istediginiz her mesajimi elestire bilirsiniz.  ama sen direk o tarz bir giris yapinca sinirlendim , hic o tarz uslupla karsilasmadigim icin olabilir.. dogru diyorsun sanal ortamda olmasak , yuz yuze soylesen belki baska turlu anlayabilirdim ama burasi forum.
herkes yanilabilir hatta  benim yanildigim konular daha cok , say say bitmez ..goudelock'a bok atmisligim var , de colo'yu yerin dibine sokmuslugum var , marshon brooks'u ovmuslugum var mesela , simdi aklima gelen 3 tane olay ..3'unde de dediklerimin aksi cikti ..hele de colo cocugu koydu diyebilirim.
neyse sikinti yok , oldu gecti bitti.

« Son Düzenleme: 23 Aralık 2014, 18:29:08 Gönderen: emindesouza »

Çevrimdışı Umut

  • Yönetici
  • Üye
  • Yaş: 43
  • Yer: Berlin
  • İleti: 4408
  • Cinsiyet: Bay
  • 1899
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14554 : 23 Aralık 2014, 18:56:13 »
@pikenrol;

Gönderdiğin girinin içeriğine hemen hemen, tamamen katılıyorum zaten. Mesele tam da o ayrım noktasında şekle bürünüyor. Evet, bu takımın koçu Obradovic ise her sezon hedefi F4 olabilir ki zaten uzun vadede oranın abonesi olabilirizi koç burada huzurluysa ve kalacaksa. Öte yandan tam bu hedefin koyulma anında "F4 harici başarısızlıktır" sloganı geliyor ki benim esas tepkim buraya. Kendi adıma hedefin ne koyulduğuyla asla ilgilenmem. Gidilebilen noktaya bakar yorum yaparım. Geçen sene başarısız değildik, bu sene de Top8 olmazsa başarısız olmayız benim fikrimce. Ama misal ben de önümüzdeki seneye artık koçun istediği kadronun %90'ına ulaşılmasını ve ciddi anlamda F4'ün zorlanmasını beklerim ama hiçbir zaman da koçun gitmesini istemem. Buraya gelip "bilmem ne sene F4 olmalı yoksa Obra gider/gitmeli/kredisi biter" gibi yorumlar gördükçe biz de insiyaki olarak fazla tepkili olabiliyoruz. En azından ben, kendi adıma.

Kısaca derdim hedef gösterilmesi değil başarı kriterinin hedefe ulaşılıp ulaşılamadığıyla sınırlı hale getirilmesidir, senin de belirttiğin üzere. Adım adım gitmek biraz klişe oluyor zaten. Ama gerçekçi hedef demek de biraz sınırlama oluyor, farkındayım. Esasında birileri çıkıp "CSKA istediğini alıyor, Barca oyuncu istifliyor, biz neden yapamıyoruz?" minvalinden konuşmasa sorun da olmayacak. Bütçe açısından şu aşamada CSKA ile nasıl boy ölçüşeceğiz? Elimizdeki genç, potansiyelli kadroyu birkaç senede yapılandırıp sonra düzenli olarak o seviyeyi korur hale gelmek gerek. Bir yapı oluşturmak gerek. Derdimiz bu...
Kara deryalarda bir FENERsin!

Cem Ağrak

  • Ziyaretçi
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14555 : 23 Aralık 2014, 19:05:12 »
İleti atarken aşağıda "giden kutusuna kayıt et " kutucuğu var..
ona tik at emin.. s ile değil  t ile :) ;)

Çevrimdışı emindesouza

  • Üye
  • Yaş: 33
  • Yer: Azerbaycan , Bakü
  • İleti: 2477
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14556 : 23 Aralık 2014, 19:08:27 »
İleti atarken aşağıda "giden kutusuna kayıt et " kutucuğu var..
ona tik at emin.. s ile değil  t ile :) ;)

ahaha tesekkurler abi gordum simdi..ben arka arkaya iki tane ozel mesaj yazdim ama giden kutusuna kayetmedim , gitmisdir dimi mesaj ?
tekrar gondermeye gerek var mi ?

Çevrimdışı Okan Y.

  • Üye
  • Yaş: 41
  • Yer: İstanbul
  • İleti: 1672
  • Cinsiyet: Bay
    • KendoKamae
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14557 : 23 Aralık 2014, 19:17:25 »
Bence bu hedef-başarı-başarısızlık konuları birbiri ile en sık karıştırılan kavramlar. Bu sadece bu forum veya basketbol özelinde değil hayatın diğer alanlarında da aynı şekilde karıştırılıyor.

Hedef tarifini nasıl yaptığınıza bağlı olarak başarı ve başarısızlık tanımlarınızı da oturtabilirsiniz. Önce kendinize ferdi olarak şu soruyu sorun: Benim için hedef, varılacak bir noktadan mı ibarettir yoksa o noktada süreklilik arz etmek midir? Başarı ile başarısızlık birbirinin zıddı değildir, birbirini tamamlayan unsurlardır. Nasıl ki birer insan olarak biz hayatımızın her alanında aynı şekilde başarılı değilsek kurumlar için de bu aynı şekilde geçerlidir.

Fenerbahçe Ülker'in hedefi nedir? 20xx-20xx sezonunda F4 oynamak mı? Genç oyuncu yetiştirmek mi? A Class oyuncuları kadrosuna alıp onlarla oynamak mı? Bunlardan hangisi hedef olursa olsun, bence hepsi geçici şeyler. Bana göre Fenerbahçe Ülker'in tek hedefi olmalıdır: Avrupa'nın elit basketbol kulüplerinden biri olmak.

Bu hedefin içine herşey girer. Hepsinin başı EL A Lisansına sahip olmaktır. Bugün bu güvence altına alınmıştır. Bir diğeri kendi tesislerine sahip olmaktır. Bugün Fenerbahçenin kendi antreman ve maç salonları vardır. Bir diğeri oyuncu üretimidir, bugün Fenerbahçe'nin altyapısı ama öyle ama böyle kendi kadrosuna beş oyuncu vermiş durumdadır. Bunların kimi kiralıktır, kimi kısıtlı sürelerde sahadadır. Ama bir şekilde kulüple bağları vardır. Mevcut organizasyonuyla Fenerbahçe, Türkiye'nin lider spor kulübüdür.

Bunlar işin kağıt üstündeki kısımlarıdır. Sportif olarak, kulüp her sezon şampiyonluk yarışı verir. Katıldğı tüm EL sezonlarında Top 16 yapmıştır, sadece bir kere top 8 yapabilmiştir. Kulüp bu sene de Top16da mücadele edecek.

Biraz da divan kurulu üyelerine pazarlama maksatlı gibi yazdığım bu satırların esas amacı sizlere ufak bir fikir vermektir. Bunların hiçbirinin olmadığı bir dönemi de bu kulüp yaşadı.  Emin olun yaşadı. İbrahim Kutluay'dan sonra uzun süre bırakın basketbolcu çıkarmayı, basket topu çıkaramadık. Haldun Alagaş'da maç oynadık.

Bu demek değildir ki eleştirilmeyecek, herşey kabullenilecek. eleştiri olmazsa olmazdır. Ama altyapıdan çıkan oyuncu kötü oynuyorsa bunun eleştirisi 'altyapıdan bi bok olmaz' değildir. Salonda seyirci maça gereken etkiyi gösteremiyorsa veya salonda abuk sabuk işler oluyorsa, buunun eleştirisi 'yıkın amk salonunu' veya bırakın bu salonu değildir. Ve nihayetinde kaybedilen hattta ağır kaybedilen bir maçtan sonra 'kapatın amk bu şubeyi' hiç değildir.

Taraftarın en büyük sorunu negatif opportunist pragmatizmdir. Bu şu anlama gelir:

20xx-20xx sezonunda play-off 1. turda elenilmesi büyük başarısızlıktır. Ama bir sonraki sezon şampiyon olunması 'olması gereken' olduğu için değersizdir.

İstenilen bir oyuncunun alınamaması başarısızlıktır ama alınmış bir oyuncu sıradan bir kişidir artık. Ama alındıktan sonra sıradanlaştırılan bu adamın sıradan performansı da gene başarısızlıktır.

Nihayetinde Top16ya kalınmasa büyük başarısızlık olacakken Top 8 başarı bile değildir.

Top 16 da başarıdır, Top 8 de başarıdır, Türkiye Şampiyonluğu da başarıdır, Cumhurbaşkanlığı Kupası da Türkiye Cup da hatta Gloria Cup da başarıdır. Ama bu başarıların tümü hedef yolunda günlük konulardır. Bu sene Final 4 yaptık diyelim (ki yapacağımıza inanmasak bu kadar külfete girip Madrid programı yapmayız) Hedefimize ulaşmış olacak mıyız? Eğer hedefe ulaşılmış olacaksa artık şubeyi sahiden kapatabiliriz. Elbette böyle bir şey olmayacak. Çünkü esas olan sürekli yukarıda olmaktır.

Bu sebeple hedef Final 4 diyen de bu sezon için Top 8 yeter diyen de aynı ölçüde haklı ama bir o kadar da haksızdır. İşin özü, ileri doğru atılan her adım başarıdır ama hiçbir başarı kusursuz değildir.

selamlar

Bizler bir gün daha Fenerbahçeli olarak yaşamak için hayata bağlanırız ve gerekirse o bir gün için bütün bir ömürü gözden çıkartırız.
A.Y.

Çevrimdışı Besim

  • Üye
  • Yaş: 41
  • Yer: Londra
  • İleti: 3628
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14558 : 23 Aralık 2014, 20:37:05 »
@pikenrol;

Gönderdiğin girinin içeriğine hemen hemen, tamamen katılıyorum zaten. Mesele tam da o ayrım noktasında şekle bürünüyor. Evet, bu takımın koçu Obradovic ise her sezon hedefi F4 olabilir ki zaten uzun vadede oranın abonesi olabilirizi koç burada huzurluysa ve kalacaksa. Öte yandan tam bu hedefin koyulma anında "F4 harici başarısızlıktır" sloganı geliyor ki benim esas tepkim buraya. Kendi adıma hedefin ne koyulduğuyla asla ilgilenmem. Gidilebilen noktaya bakar yorum yaparım. Geçen sene başarısız değildik, bu sene de Top8 olmazsa başarısız olmayız benim fikrimce. Ama misal ben de önümüzdeki seneye artık koçun istediği kadronun %90'ına ulaşılmasını ve ciddi anlamda F4'ün zorlanmasını beklerim ama hiçbir zaman da koçun gitmesini istemem. Buraya gelip "bilmem ne sene F4 olmalı yoksa Obra gider/gitmeli/kredisi biter" gibi yorumlar gördükçe biz de insiyaki olarak fazla tepkili olabiliyoruz. En azından ben, kendi adıma.

Kısaca derdim hedef gösterilmesi değil başarı kriterinin hedefe ulaşılıp ulaşılamadığıyla sınırlı hale getirilmesidir, senin de belirttiğin üzere. Adım adım gitmek biraz klişe oluyor zaten. Ama gerçekçi hedef demek de biraz sınırlama oluyor, farkındayım. Esasında birileri çıkıp "CSKA istediğini alıyor, Barca oyuncu istifliyor, biz neden yapamıyoruz?" minvalinden konuşmasa sorun da olmayacak. Bütçe açısından şu aşamada CSKA ile nasıl boy ölçüşeceğiz? Elimizdeki genç, potansiyelli kadroyu birkaç senede yapılandırıp sonra düzenli olarak o seviyeyi korur hale gelmek gerek. Bir yapı oluşturmak gerek. Derdimiz bu...


Umut cok sukur, rublenin son performansi sayesinde CSKA ile transferde asik attigimiz gunleri de gorecegiz :)

Çevrimdışı fundamental

  • Üye
  • Yaş: 36
  • Yer: İstanbul
  • İleti: 693
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14559 : 23 Aralık 2014, 20:39:54 »
Bence bu hedef-başarı-başarısızlık konuları birbiri ile en sık karıştırılan kavramlar. Bu sadece bu forum veya basketbol özelinde değil hayatın diğer alanlarında da aynı şekilde karıştırılıyor.

Hedef tarifini nasıl yaptığınıza bağlı olarak başarı ve başarısızlık tanımlarınızı da oturtabilirsiniz. Önce kendinize ferdi olarak şu soruyu sorun: Benim için hedef, varılacak bir noktadan mı ibarettir yoksa o noktada süreklilik arz etmek midir? Başarı ile başarısızlık birbirinin zıddı değildir, birbirini tamamlayan unsurlardır. Nasıl ki birer insan olarak biz hayatımızın her alanında aynı şekilde başarılı değilsek kurumlar için de bu aynı şekilde geçerlidir.

Fenerbahçe Ülker'in hedefi nedir? 20xx-20xx sezonunda F4 oynamak mı? Genç oyuncu yetiştirmek mi? A Class oyuncuları kadrosuna alıp onlarla oynamak mı? Bunlardan hangisi hedef olursa olsun, bence hepsi geçici şeyler. Bana göre Fenerbahçe Ülker'in tek hedefi olmalıdır: Avrupa'nın elit basketbol kulüplerinden biri olmak.

Bu hedefin içine herşey girer. Hepsinin başı EL A Lisansına sahip olmaktır. Bugün bu güvence altına alınmıştır. Bir diğeri kendi tesislerine sahip olmaktır. Bugün Fenerbahçenin kendi antreman ve maç salonları vardır. Bir diğeri oyuncu üretimidir, bugün Fenerbahçe'nin altyapısı ama öyle ama böyle kendi kadrosuna beş oyuncu vermiş durumdadır. Bunların kimi kiralıktır, kimi kısıtlı sürelerde sahadadır. Ama bir şekilde kulüple bağları vardır. Mevcut organizasyonuyla Fenerbahçe, Türkiye'nin lider spor kulübüdür.

Bunlar işin kağıt üstündeki kısımlarıdır. Sportif olarak, kulüp her sezon şampiyonluk yarışı verir. Katıldğı tüm EL sezonlarında Top 16 yapmıştır, sadece bir kere top 8 yapabilmiştir. Kulüp bu sene de Top16da mücadele edecek.

Biraz da divan kurulu üyelerine pazarlama maksatlı gibi yazdığım bu satırların esas amacı sizlere ufak bir fikir vermektir. Bunların hiçbirinin olmadığı bir dönemi de bu kulüp yaşadı.  Emin olun yaşadı. İbrahim Kutluay'dan sonra uzun süre bırakın basketbolcu çıkarmayı, basket topu çıkaramadık. Haldun Alagaş'da maç oynadık.

Bu demek değildir ki eleştirilmeyecek, herşey kabullenilecek. eleştiri olmazsa olmazdır. Ama altyapıdan çıkan oyuncu kötü oynuyorsa bunun eleştirisi 'altyapıdan bi bok olmaz' değildir. Salonda seyirci maça gereken etkiyi gösteremiyorsa veya salonda abuk sabuk işler oluyorsa, buunun eleştirisi 'yıkın amk salonunu' veya bırakın bu salonu değildir. Ve nihayetinde kaybedilen hattta ağır kaybedilen bir maçtan sonra 'kapatın amk bu şubeyi' hiç değildir.

Taraftarın en büyük sorunu negatif opportunist pragmatizmdir. Bu şu anlama gelir:

20xx-20xx sezonunda play-off 1. turda elenilmesi büyük başarısızlıktır. Ama bir sonraki sezon şampiyon olunması 'olması gereken' olduğu için değersizdir.

İstenilen bir oyuncunun alınamaması başarısızlıktır ama alınmış bir oyuncu sıradan bir kişidir artık. Ama alındıktan sonra sıradanlaştırılan bu adamın sıradan performansı da gene başarısızlıktır.

Nihayetinde Top16ya kalınmasa büyük başarısızlık olacakken Top 8 başarı bile değildir.

Top 16 da başarıdır, Top 8 de başarıdır, Türkiye Şampiyonluğu da başarıdır, Cumhurbaşkanlığı Kupası da Türkiye Cup da hatta Gloria Cup da başarıdır. Ama bu başarıların tümü hedef yolunda günlük konulardır. Bu sene Final 4 yaptık diyelim (ki yapacağımıza inanmasak bu kadar külfete girip Madrid programı yapmayız) Hedefimize ulaşmış olacak mıyız? Eğer hedefe ulaşılmış olacaksa artık şubeyi sahiden kapatabiliriz. Elbette böyle bir şey olmayacak. Çünkü esas olan sürekli yukarıda olmaktır.

Bu sebeple hedef Final 4 diyen de bu sezon için Top 8 yeter diyen de aynı ölçüde haklı ama bir o kadar da haksızdır. İşin özü, ileri doğru atılan her adım başarıdır ama hiçbir başarı kusursuz değildir.

selamlar

ellerine sağlık hocam,her şeyine katılıyorum.

Çevrimdışı Besim

  • Üye
  • Yaş: 41
  • Yer: Londra
  • İleti: 3628
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14560 : 23 Aralık 2014, 20:40:26 »
Bence bu hedef-başarı-başarısızlık konuları birbiri ile en sık karıştırılan kavramlar. Bu sadece bu forum veya basketbol özelinde değil hayatın diğer alanlarında da aynı şekilde karıştırılıyor.

Hedef tarifini nasıl yaptığınıza bağlı olarak başarı ve başarısızlık tanımlarınızı da oturtabilirsiniz. Önce kendinize ferdi olarak şu soruyu sorun: Benim için hedef, varılacak bir noktadan mı ibarettir yoksa o noktada süreklilik arz etmek midir? Başarı ile başarısızlık birbirinin zıddı değildir, birbirini tamamlayan unsurlardır. Nasıl ki birer insan olarak biz hayatımızın her alanında aynı şekilde başarılı değilsek kurumlar için de bu aynı şekilde geçerlidir.

Fenerbahçe Ülker'in hedefi nedir? 20xx-20xx sezonunda F4 oynamak mı? Genç oyuncu yetiştirmek mi? A Class oyuncuları kadrosuna alıp onlarla oynamak mı? Bunlardan hangisi hedef olursa olsun, bence hepsi geçici şeyler. Bana göre Fenerbahçe Ülker'in tek hedefi olmalıdır: Avrupa'nın elit basketbol kulüplerinden biri olmak.

Bu hedefin içine herşey girer. Hepsinin başı EL A Lisansına sahip olmaktır. Bugün bu güvence altına alınmıştır. Bir diğeri kendi tesislerine sahip olmaktır. Bugün Fenerbahçenin kendi antreman ve maç salonları vardır. Bir diğeri oyuncu üretimidir, bugün Fenerbahçe'nin altyapısı ama öyle ama böyle kendi kadrosuna beş oyuncu vermiş durumdadır. Bunların kimi kiralıktır, kimi kısıtlı sürelerde sahadadır. Ama bir şekilde kulüple bağları vardır. Mevcut organizasyonuyla Fenerbahçe, Türkiye'nin lider spor kulübüdür.

Bunlar işin kağıt üstündeki kısımlarıdır. Sportif olarak, kulüp her sezon şampiyonluk yarışı verir. Katıldğı tüm EL sezonlarında Top 16 yapmıştır, sadece bir kere top 8 yapabilmiştir. Kulüp bu sene de Top16da mücadele edecek.

Biraz da divan kurulu üyelerine pazarlama maksatlı gibi yazdığım bu satırların esas amacı sizlere ufak bir fikir vermektir. Bunların hiçbirinin olmadığı bir dönemi de bu kulüp yaşadı.  Emin olun yaşadı. İbrahim Kutluay'dan sonra uzun süre bırakın basketbolcu çıkarmayı, basket topu çıkaramadık. Haldun Alagaş'da maç oynadık.

Bu demek değildir ki eleştirilmeyecek, herşey kabullenilecek. eleştiri olmazsa olmazdır. Ama altyapıdan çıkan oyuncu kötü oynuyorsa bunun eleştirisi 'altyapıdan bi bok olmaz' değildir. Salonda seyirci maça gereken etkiyi gösteremiyorsa veya salonda abuk sabuk işler oluyorsa, buunun eleştirisi 'yıkın amk salonunu' veya bırakın bu salonu değildir. Ve nihayetinde kaybedilen hattta ağır kaybedilen bir maçtan sonra 'kapatın amk bu şubeyi' hiç değildir.

Taraftarın en büyük sorunu negatif opportunist pragmatizmdir. Bu şu anlama gelir:

20xx-20xx sezonunda play-off 1. turda elenilmesi büyük başarısızlıktır. Ama bir sonraki sezon şampiyon olunması 'olması gereken' olduğu için değersizdir.

İstenilen bir oyuncunun alınamaması başarısızlıktır ama alınmış bir oyuncu sıradan bir kişidir artık. Ama alındıktan sonra sıradanlaştırılan bu adamın sıradan performansı da gene başarısızlıktır.

Nihayetinde Top16ya kalınmasa büyük başarısızlık olacakken Top 8 başarı bile değildir.

Top 16 da başarıdır, Top 8 de başarıdır, Türkiye Şampiyonluğu da başarıdır, Cumhurbaşkanlığı Kupası da Türkiye Cup da hatta Gloria Cup da başarıdır. Ama bu başarıların tümü hedef yolunda günlük konulardır. Bu sene Final 4 yaptık diyelim (ki yapacağımıza inanmasak bu kadar külfete girip Madrid programı yapmayız) Hedefimize ulaşmış olacak mıyız? Eğer hedefe ulaşılmış olacaksa artık şubeyi sahiden kapatabiliriz. Elbette böyle bir şey olmayacak. Çünkü esas olan sürekli yukarıda olmaktır.

Bu sebeple hedef Final 4 diyen de bu sezon için Top 8 yeter diyen de aynı ölçüde haklı ama bir o kadar da haksızdır. İşin özü, ileri doğru atılan her adım başarıdır ama hiçbir başarı kusursuz değildir.

selamlar



Yazi yazdin mi boyle yazacaksin iste.  Basari kavrami uzerine cok guzel bir deneme olmus. 

Cem Ağrak

  • Ziyaretçi
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14561 : 23 Aralık 2014, 20:43:27 »
ahaha tesekkurler abi gordum simdi..ben arka arkaya iki tane ozel mesaj yazdim ama giden kutusuna kayetmedim , gitmisdir dimi mesaj ?
tekrar gondermeye gerek var mi ?
gitmiştir. merak etme.

Çevrimdışı Umut

  • Yönetici
  • Üye
  • Yaş: 43
  • Yer: Berlin
  • İleti: 4408
  • Cinsiyet: Bay
  • 1899
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14562 : 23 Aralık 2014, 20:50:48 »
Umut cok sukur, rublenin son performansi sayesinde CSKA ile transferde asik attigimiz gunleri de gorecegiz :)
Hehe, aynen öyle olacak gibi Besim. Bakalım saçmaya devam edebilecekler mi paraları?
Kara deryalarda bir FENERsin!

Çevrimdışı furkanzengin

  • Üye
  • Yaş: 45
  • Yer: istanbul-sarajevo
  • İleti: 171
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14563 : 23 Aralık 2014, 22:06:19 »
Hehe, aynen öyle olacak gibi Besim. Bakalım saçmaya devam edebilecekler mi paraları?

aslında durumu bayağı toparladılar 1 eur 47 48 seviyesindeydi şimdi 65 civarında bizdeki 2-80 ile 3 lira arası git gel yapması gibi durumlar. bir de doğalgaz mevzusu var tabi ruble ile satışları yaptıkları sürece 56 57 seviyesine düşmesi bekleniyor. he CSKA'nın sahiplerinin de serveti ruble olmadığı için çok koymamış olabilir bu dalgalanma
Naprijed Zmajevi Naprijed Bosno

Çevrimdışı Kutay

  • Üye
  • Yaş: 32
  • Yer: İstanbul
  • İleti: 1206
  • Cinsiyet: Bay
    • kutay_erkan
Ynt: Fenerbahçe Ülker Transfer Dosyası
« Yanıtla #14564 : 23 Aralık 2014, 22:09:16 »
Hehe, aynen öyle olacak gibi Besim. Bakalım saçmaya devam edebilecekler mi paraları?
Turkiye'de ekonomik kriz ihtimali de az degil yalniz, ki olursa bizi muhtemelen CSKA'dan daha kotu etkiler.
Burası Fenerbahçe. Burada "2010'da şampiyon olalım, 5 yıl sonra başarılı olalım." diye hedef belirlenemez. - Willie Solomon