Konferans yarı finalinde rakibimiz Portland oldu. Biraz önce biten ve son saniyeleri nefes kesen maçta Chris Paul ve Blake Griffin'den mahrum Clippers'ı yenerek seriyi 4-2 yaptılar ve rakibimiz oldular. Koç Doc Rivers'ın oğlu ve takımın yeden gardı Rivers'ta maçın başında gözüne darbe aldı, eli yüzü kan içinde kaldı ama ikinci devre karakter koydu, fakat yetmedi. Keşke seri 3-3 olsaydı. Curry bir maç daha erken dönderdi. Bakalım, Houston'ı Curry'siz rahat geçtik ama Portland karşısında nasıl olacak? Eğer işler iyi giderse bu serinin tamamında dinlenmesinde fayda var.
3-2'lik serilerden diğer ikisi 3-3 oldu ve 7.maça kaldı. Charlotte ele geçirdiği saha avantajını, yıldızı Kemba Walker'a eşlik eden tek bir takım arkadaşı bile çıkmayınca, son iki dakika müthiş işler yapan Dwyane Wade'e teslim olarak yeniden kaybetti ve serinin son maçı Miami'de oynanacak.
Diğer maçta DeRozan yine lif lif döküldü ve Indiana kendi evinde hata yapmadı. Kemba Walker'ı görmeyip, DeMar DeRozan'ın iki defa all-star seçen NBA koçlarının aklını sin kaf edeyim. Haydi, halk oyu ile seçilen ilk beş'leri anladık ama... Walker bu sene all-star olmalıydı. İki maçtır çok büyük oynuyor ama bugün Nicola Batum, C.Lee ve Jeremy Lin başta olmak üzere arkadaşlarından en ufak katkı alamadı. Yazık oldu. Wade ise maç sonunda nasıl bir winner olduğunu bir kere daha hatırlattı.
Velhasıl, güzel bir NBA gecesiydi. Şimdi uyku zamanı.
